--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ortadoğu şekilleniyor

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ

Suruç’taki patlama ve 32 gencin yaşamını yitirmesi hepimizi üzdü. İstikrar bir kez daha teröre yenik düştü. Türk devletinin terör eylemlerine kayıtsız kalması elbette düşünülemez. Teröre sadece lanet okumanın, küresel güçlerin terörü desteklediğine vurgu yaparak vatandaşın gazını almanın eski Türkiye’de anlaşılır bir yanı olabilirdi. Terörün dini olmaz, etnik ya da dinsel, hangi amaçla yapılırsa yapılsın, terör sadece kendi başına bir amaç da olamaz. Hatta ona taşeronluk eden örgütün de çok fazla bir önemi yoktur. Daha ilerisini söyleyeyim. Bombacının kimliği ve ne yaptığı da önemli değildir. Emperyalist küresel güç odaklarının varmak istedikleri hedefte katalizör olarak kullandıkları bu araçların vurulması da çare değil. Bataklığın kurutulması gerekmektedir. 

Türk hükümeti 13 yıllık Ak Parti iktidarıyla raydan çıkan treni tam rayına oturtmaya çalışırken, arkadan destek veren vagonlar, lokomotiften ayrıldı. Şimdi Ak kadrolar, oyunun kuralını oynuyor ve koalisyon çalışması yapıyor. Bir sonuç çıkar mı? Çıkmaz elbet ama ne yapsın ki başka da çare yok. Yani kanadının bir tarafının kırıklığının vermiş olduğu eziklik ve güç kaybı, daha fazla mukavemet göstermesini engelliyor. 

Aydın Doğan’ın Laik Sözcü’sü, “Oylar gitti, Kürt sorunu ve çözüm süreci de bitti” şeklinde manşet atıyor. PKK bir süredir Güneydoğu dışında kendisine manevra ve saldırı alanları buldu. Kars, Ardahan, Kağızman, Iğdır gibi yerleşim yerlerinde eylem yapıyor. Araçlar yakılmaya, insanlar öldürülmeye devam ediyor. İstanbul’un göbeğinde bomba patlatıyor, Kahramanmaraş gibi bir şehirde şüpheli paket paniği yaşatıyor. Polislerimiz ve askerlerimiz her zaman ölümün baş aktörleri. 

Kahrolası katil ABD Suriye’nin kuzeyinde bir koridor oluşturmak istiyor. Yani Kürdistan’ın güvenliği için her şey planlanıyor. Kürdistan’ın denize bağlantısının en önemli yolu, güvenilir bir koridordan geçiyor. Yani içim kan ağlayarak yazıyorum, ABD, AB, İsrail ve Türkiye’nin desteğiyle hem Irak’ın, hem de Suriye’nin kuzeyinde bir Kürdistan kurulmak isteniyor. Şimdi ABD, Kürt koridoruna destek olması noktasında Türkiye’yi ikna etmeye çalışıyor. 

Ak Parti’nin ve de özelde bizlerin işi gerçekten zor. Masanın diğer tarafında oturan kart patron öyle bir kart açtı ki, aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık. Bir tarafta Irak, diğer tarafta Suriye.. Filistin, Mısır, Cezayir, Fas, Tunus.. ah ah

Türkiye Suruç’ta IŞİD, Ceylanpınar’da PKK terör saldırısına karşı teyakkuzdaydı. Dolayısıyla angajman kuralları çerçevesinde sabaha karşı IŞİD’e yönelik sınır ötesi operasyon yaptı. 

Kobani’de yaşananlar, ülke genelindeki şiddet olayları ve IŞİD’le mücadele gündemiyle yoğun bir hafta geçirdik. Yetkililer güvenlik toplantıları ile müzakere yaptılar, üzerlerine düşeni yerine getirdiler. Bütün devletlerin Ortadoğu’ya yönelik hesabı şu: “Bölgeyi kazanan petrolü ve Misak’ı Milli topraklarını da kazanır.” Hem Suriye’de katledilen insanlık açısından hem de bahsettiğim bu kriter açısından elbette Türkiye’nin Irak ve Suriye konusunda farklı bir duruş sergilemesi ve Suriye politikası geliştirmesi mümkün değildi. Kader öyle demedi, farklı denklemler ortaya koydu. Yani Osmanlı vizyonumuzun, Stratejik Derinliğimizin zaferi, başka bir bahara kaldı. 

Suriye kaynaklarını IŞİD eliyle talan eden küresel güç, umarım bu cinayetine Türkiye’yi de ortak etmede muvaffak olmaz. Ortadoğu pastasını İran ve Suudi Arabistan’la paylaşmayı düşünen ABD, Türkiye’yi de bu kirli savaşın içine çekmek istemektedir. Suriye; Sünni, Alevi ve Kürtler lehinde, Irak ise Kürt, Sünni ve Şii’ler lehinde devletçiklere bölünmek isteniyor. Tam bu demde Ak Parti-CHP koalisyonu olursa, Ortadoğu sorunu Ak Parti açısından hangi eksene kayar?

NATO’nun desteklediği Sünni Arapların ordu düzeninde yeni dönem başlıyor. Peki burada amaç nedir? Hem İsrail’in müttefiki Arapların, hem de İsrail’in İran ordusuna (Şii) karşı güvenliği temin ediliyor. Şimdi soruyoruz. Hani ABD müttefiklerini satmaz diyenler nerede? ABD liderliğinde, içinde Türkiye’nin de olduğu uluslararası bir koalisyona rağmen Tel Ebyad, nasıl Kürtlerin eline geçiverdi? PKK/PYD, şimdi ABD’nin yanında. Oysa ki IŞİD’i de bölgeye katalizör olarak kendisi sokmuştu. IŞİD’in merkez üssü sayılabilecek Rakka’nın Türkiye sınırı ve Kobani bölgesi ile bağlantısı kesildi. Ha IŞİD, ha PYD/PKK, ABD için fark etmiyor, yeter ki emellerine hizmet etsin. 

“Oylar gitti, çözüm süreci bitti” söylemini manşete taşıyanlar, TSK’yı ateşkes sürecini sonlandırmakla nitelendirenler ABD’nin PKK/PYD’yi safına alarak hem Irak’ın, hem de Suriye’nin kuzeyinde bir Kürdistan devleti kurmak istediğini görmezler mi? Görürler elbet. Fakat ne HDP, ne de sermaye basını Kürt sorununun Ak Parti eli ile çözüme kavuşturulmasını istemez. Çözüm sürecini baltalayanlar kendileri olduğu halde şimdi feveran edenler de kendileri. 

PKK da IŞİD de Türk hükümetinin potansiyel düşmanı ve küresel güçlerin tetikçi ileri karakollarıdır. Hem ülkenin selameti hem de Ortadoğu sorununun çözümü için yeniden seçimden başka çare gözükmüyor. Seçim barajı tartışmaları, PKK ile irtibatı dolayısıyla HDP’nin kapatılması gibi senaryolar Ak Parti’nin aleyhine olur. Son Suruç patlaması ve akabinde asker-polis öldürmeleri, sokak olaylarının artacağına, istikrarın gölgeleneceğine, yeniden seçimle Ak Parti’nin yalnız başına iktidara gelmemesi için her türlü oyunun tezgahlanacağına işaret etmektedir. Yürü bire koca katar, Allah’tan büyük yoktur. Keferenin bir hesabı varsa, hesapların üstünde Allah’ın hesabı vardır. 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle