Merkezi dünyanın kaderi değişir mi?
Kahramanmaraş’ta “Direnişten Dirilişe 15 Temmuz” konulu programa katılan Başbakan Başdanışmanı Mustafa Şen, Ortadoğu’yu Merkezi dünya diye isimlendirdi ve o bölgenin kaderini değiştireceklerini ifade etti.
15 Temmuz darbe girişiminin, Türkiye’yi parçalama ve iç savaş çıkarma girişimi olduğunu söyleyen Şen, 1. Dünya Savaşı’nı hazırlayan şartların sonuçları itibarıyla devam ettiğini, 15 Temmuz’da bu aziz milleti yok etmek istediklerini, lakin sınav sorularını çalan paralel FETÖ çetesinin darbe sorularını çalamadıkları için başarılı olamadıklarını söyledi.
“1. DÜNYA SAVAŞININ BİR DİĞER CEPHESİ DE ÖNÜMÜZDEKİ REFERANDUMDUR”
Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Platformu Derneği Genel Başkanı Mustafa Şen, “1. Dünya Savaşının bir diğer cephesi de önümüzdeki referandumdur. Referanduma bu gözle bakın lütfen. Onların Ortadoğu dediği bölgeye ben merkezi dünya diyorum. Zira dünya burada kurulmuştur. Bu merkezi dünyanın kaderini değiştirecek şekilde bitirmek istiyoruz. Başımıza gelenlerin hepsi de bundandır. Görüyorlar ki Türkiye artık, kökünü sula, tepesini buda, sula buda Türkiye’si değil. Bitti o işler. Dünyanın suyuna da, boyuna da Türkiye karar verecek. Biz böyle bir Türkiye’nin peşindeyiz.
“TÜRK MİLLETİ, TÜRK SİLAHSIZ KUVVETLERİDİR. TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İLE ARASINA HİÇ KİMSE GİRMEMELİDİR”
Türk milletini, Türk silahsız Milleti olarak ifadelendiren Başbakan Başdanışmanı Şen: “Bu Türk Silahsız kuvvetleri var ya, bu müthiş bir şey! Bu Türk Silahsız Kuvvetleri’nin ellerinden öpüyorum” dedi.
Konuşmasında; ekonomiden faize, Ortadoğu’dan referanduma kadar birçok önemli konuya temas eden Mustafa Şen, dünyayı, parayı elinde tutan ve yöneten İngiltere’nin yönettiğini, Amerika’nın İngiltere’nin tetikçisi olduğunu söyledi.
15 Temmuz darbe girişimin ekonomik ve kültürel darbe şeklinde devam ettiğini ifade eden Şen, “Bir siyasi manevrayla yürüyen siyasi sürece girerek oradan bir siyasi darbe ürünü çıkarabilir miyiz diye uğraşıyorlar. Ekonomik darbeyi zaten hepiniz görüyorsunuz. Artı kültürel darbe. Kültürel darbe peşindeler. Bu 15 Temmuz’un İngilizlerle ne ilgisi var? Şöyle bir ilgisi var, bir bakalım. Bu insan vücudunun asıl çalıştırıcısı nedir arkadaşlar, kandır değil mi? Kanımız belli bir miktarın altına düşünce ölüyoruz. Önce bayılıyoruz, bilincimiz kayboluyor, sonrasında ölüyoruz. Vücudu çalıştıran kan. Peki bu dünyanın da bir kanı var mıdır acaba? Dünyayı çalıştıran şey nedir? Vardır. Dünyanın kanı para ve para cinsi şeylerdir. Likidite deniliyor değil mi? Neden o tabir kullanılıyor? Akışkanlık ifade ediyor. Para bir yerden öbür tarafa akan sıvı bir şey gibi. Yani kan gibi, dünyayı dolaşıyor sürekli. Peki vücudunuzdaki kanı yöneten kişi aynı zamanda sizi yönetebilir mi? Yönetir. Dünyanın kanına hükmeden dünyaya da hükmetmektedir. Dünyada paranın kararı nasıl veriliyor? Faiz işleriyle uğraşmasak da ekonomik tabirleri biliyoruz değil mi? Mesela Libor diye bir tabir var. Libor nedir? Libor uluslararası faiz oranının kısaltılmış adı. Peki nedir o, hangi kelimelerden oluşuyor? Londra bankalar arası faiz oranı.. Londra bankaları dünyadaki dönecek olan trilyonlarca lira paranın faiz oranının ne olacağına orada karar veriyor, o günün saat 11’inde bu deklare ediliyor, dünyadaki bütün para alışverişi buna göre yapılıyor. Dünyadaki parayı kim yönetiyor? Londra bankaları yönetiyor. Londra yönetiyor. Yani İngiltere yönetiyor. Dünyanın suyuna da, boyuna da Türkiye karar verecek. Biz böyle bir Türkiye’nin peşindeyiz. Yenilecekler, topu birden geldi, yine topu birden gelse yenilecekler. Bundan emin olun, bu dirayetle, bu yürekle yaşayın, başınız dik gezin. Size birisi silahınızı millete doğrult derse, Ömer olacaksınız ve onu alnının ortasından vuracaksınız.”
Merkezi dünyanın kaderini değiştirmek adına El Bab ve Suriye’deyiz. Bu vesileyle topu üzerimize gelirken, bütün terör örgütlerini de topraklarımıza salıyorlar.
Başkan Trump, Çin ve Rusya’ya köstek olmak yerine onlarla işbirliği yapmayı gösteren bir siyaset izliyor. Uluslararası güce sahip egemenlerin çıkarları, onların dış politika konuları üzerine yoğunlaşmasına yol açıyor. Demokrat egemenler, Trump’la birlikte ABD ordu-istihbarat aygıtının saldırgan Rusya ve Çin karşıtı politikadan uzaklaşacağı kaygısını taşıyor.







