--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Katar ve Radikal İslam

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ

15 Temmuz Türk baharını tetiklediği gibi, umarız Ortadoğu’daki hareketlilik de Arap Baharını tetikleyecektir.

Başkan D.Trump’ın ve Savunma Bakanı J.Mattis’in dünyanın dört bir yanında İslamcı terör ideolojisini ve terörünü hızla yenmek üzere hazırladığı yeni bir plan doğrultusunda hareket ettiği, bilinmektedir. İncil üzerine yemin ederek göreve başlayan bu katil, işte şimdilerde Suudi Arabistan, Mısır, Bahreyn, Yemen’le  bir olup Katar’a operasyon planlıyorlar. Tabii asıl mesele de Türkiye’dir. İslam’ın son kalesi Türkiye, Katar üzerinden sıkıştırılıp iyice yalnızlığa mahkûm edilmek istenmektedir. Soru şu: Trump’ın İslamcı terörden kastı nedir? DAEŞ mi? Olamaz, çünkü onu kendisi kurdu. Taliban, Hizbullah, İran olabilir mi? Bunlar da olamaz. İran’da Humeyni’nin önünü açan da kendileridir. Mısır’daki İhvan-ı Müslimin ve Türkiye’deki Ehli Sünnet İslamcıları kastetti. Washington, bölgede karşıt bloklaşmaya kapı aralayacak bir yeni Soğuk Savaş denklemine kesinlikle razı değil. Ortadoğu’da radikal İslam’ı boğarsa, coğrafyaya hakim olacağını zanneden katil Amerika’ya karşı güçlü bir İslam paktı şart, lakin bunu nasıl sağlayacağız?

Suriye’de 6 yıldır devam eden iç savaşa ve katliama karşı birleşemeyen/birleşmeyen ülkeler, mesele Katar olunca nasıl da kısa sürede örgütlendiler. Baksanıza zengin ve kaliteli petrol rezervlerine sahip olan Suudi Arabistan ABD’nin gizli operasyonlarına para akıtıyor. İran’a karşı savaşçı tutumuyla tanınan Suud, Mısır’da askeri rejimi destekliyor. 

İKİ DOST ÜLKE: TÜRKİYE VE KATAR

Katar ekonomisini tehdit eden ablukanın seyri şöyle: Katar’ı teröre destek vermekle suçlayan Amerika’ya göre Katar, Işid’e destek vermekte. Onun palazlanması için silah yardımı yapmaktadır. Bu sebeple de Katar, Mısır örneğinde olduğu gibi, vesayete tabi tutulmalıdır. Başka? Katar Bahreyn’e muhalefet etmektedir. Yemen’de Suudi karşıtı Husi asileri ve Suudi Arabistan’ın Şii ağırlıklı El Katif bölgesindeki yönetim karşıtlarını desteklemektedir.  Katar’ın  İran ile ve onunla bağlantılı Filistinli HAMAS’la ve Müslüman Kardeşler Örgütü ile de irtibatı vardır, işte tüm bunlardan dolayı Katar hizaya gelmelidir! Onların istediği bu. Yeni bir Suriye’nin inşası, acaba bu bileşkeden mi neşet edecek? Peki Ortadoğu’daki bu gelişmeler Türkiye’yi nasıl etkiler?

Katar’ı doğru anlamadan, Katar için bir şey yapılamaz. 

Katar’ın Türkiye’ye sadakati ve dostluğu eskilere dayanır. Suriye’de bugüne kadar ÖSO’yu Türkiye ile birlikte destekledi. Bölgede Türkiye’nin askeri üs kurmasına imkan tanıdı. Mühimmat ve silahların Türkiye’den tedarik edilmesi noktasında da körfez ülkelerine fark attı. Uzun vadede Suudi Arabistan ile İran kapışması, Amerika’nın hep gündeminde olan bir meseledir. Peki, kendisi Sünni olan Katar’ın Şii İran’a göz kırpması nedendir? Bir petrol ülkesi olan Katar, ürünlerini dünya pazarına Hürmüz Boğazı’ndan arz etmekte. İşte bu boğazın bir tarafında Birleşik Arap Emirlikleri, diğer tarafında Şii İran bulunuyor. Bölgenin stratejik konumundan dolayı Katar, ister istemez İran’a göz kırpmak ve ilişkilerini dostane bir şekilde yürütmek durumundadır. Büyük fotoğraf bu!

Bu yolda Türkiye, İran, Mısır ve Arabistan iki önemli kavşak. Bu süreçte Mısır, Sisi’nin kişiliksiz ve vizyonsuz politikaları sebebiyle saf dışı kalmış durumdadır. Peki İran? İran, Suriye ve Yemen’deki kalleş görüntüsü ve politikası sebebiyle cazibesini ve ülkeler nezdindeki ağırlığını kaybetti. Arabistan’ın durumu nedir?

Arabistan, arkasına aldığı Amerika desteğiyle bölgenin abisi rolünü oynuyor. Pozisyonunu Türkiye’ye kaptırma niyetinde olmayan Suudi Arabistan’a rağmen körfez halkları bundan rahatsız. Şii İran’ın yayılmacı politikasını izleyen Suudi Arabistan’ın tutumuna karşı Türkiye’ye daha sıcak bakılıyor.

Türkiye ve Katar’ı nasıl bir gelecek bekliyor? Türkiye’nin işi gerçekten zor. Bir yandan içerde terörle boğuşurken diğer yandan Ortadoğu’da iyice yalnızlaştırılıyoruz. Katar’la ABD müttefikleri arasında tercihe zorlanırsak, Türkiye tercihini hangi yönde yapacaktır? Suudi Arabistan’ın yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Mısır ve Yemen’in Katar ile olan bütün ilişkilerini kesme kararı sonrası Türkiye’nin taraflar arasındaki kriz konusunda nasıl bir tavır alacağı, tercih yapıp yapmayacağı merak ediliyor. Başbakan Binali Yıldırım krizin daha fazla derinleşmemesi için çok yoğun mesai harcadıklarını ifade etti.

 Velhasıl Türkiye çok zor bir karar arifesinde. Bir tarafta ilişkilerini geliştirdiği dost Katar, diğer tarafta ilişkileri geliştirmeye çalıştığı ve körfez ülkelerinin patronu konumundaki Suudi Arabistan ve Büyük Şeytan var. Hem Amerika ile olan ilişkilerini, hem de Arabistan’la başlayan gelişmeleri akamete uğratmadan bu süreçten nasıl çıkılır? Katar’a yönelik başlatılan siyasi ve ekonomik ambargoda Katar lehine bir pozisyon Türkiye’yi Suudi Arabistan nezdinde sıkıntıya sokar gibi bir tez, çok gerçekçi değil gibi duruyor. 

Körfez ülkelerinin Katar’a karşı diplomatik ilişkilerini kesme gerekçelerinden biri gerçekten Katar’ın “terör gruplarına destek vermesi” ise, Hamas’ı desteklediğini hiç saklamayan, Müslüman Kardeşler yüzünden Mısır’la ilişkilerini bozan Türkiye için de rahatlıkla ileri sürülebilir bu. Bu yüzden bugün Katar’a söylenmek istenen, “kızım sana söylüyorum, oğlum sen anla! Özdeyişiyle, tam bir gözdağıdır. Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler.

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle