İslam dünyası kuşatma altında
Suudi Arabistan Veliahdı Muhammed bin Selman, Kaşıkçı cinayetine rağmen Arjantin’e gidip G20 Zirvesine katılabiliyorsa ve orada Rus lideri Putin’le “çak 5” yapabiliyorsa, bu tağutun arkasını kollayan, onu aklamaya çalışan başka bir güç vardır. Bu güç, dünyanın başının belası büyük şeytan Amerika’dır. Aradaki ilişkiyi daha iyi anlamak için biraz konumuzu açalım. ABD’nin Suriye’de bulunmasının tek nedeni enerji değildir. Bölgenin dizayn edilmesinde Amerika etkin bir faktördür. Trump, Suudi Arabistan ve BAE gibi Sünni Arap bloğu ile yakınlaşma içerisinde. İşte bu hususun iyi anlaşılması gerekiyor. Kendileri bu yakınlaşmayı; IŞİD ve İran milisleri ve güçlerine karşı terörle mücadele etmek, Fransa ve İngiltere ile birlikte Kuzey Suriye’ye oluşturulan koridorda hidrokarbon uluslararası firmaları üzerinden, Suriye’de merkez hükümete bağlı Kürt tabanı üzerinde çokuluslu ve uluslararası hukuk garantisinde bir şirketler devleti oluşturmak, Suriye savaşı sonrasında pastadan pay almak. ABD bu sebeplerden dolayı Kaşıkçı cinayetinde Muhammed bin Selman’ı aklayabilir. Suud savcısının 15 katilden 5’ine idam kararı vermesi bile korkunç bir şeydi, onun da üstü örtülmeye çalışılıyor. ABD hem Körfez’de hem de Fırat’ın doğusunda asker yığınağı yapıyor, terör örgütlerine destek veriyor. Dolayısıyla Fırat Nehri yeni sınır olarak görülüyor. Nehrin Batısı Esad kuvvetleri, İran ve Rusya, Doğusu ise ABD güçleri ve müttefikleri arasında pay edilmiş durumda. Yani anlayacağınız İslam dünyası büsbütün bir kuşatma altında. İşin garip olanı da bu kuşatmaya İslam ülkelerinin kendi elleriyle destek vermesi.
Suudi Arabistan’ın İsrail ve Amerika’nın çıkarlarını öncelemesi ve Türkiye’nin güneyinde konuşlandırılan terör örgütlerine finans sağlaması ne anlama geliyor? Suudi Arabistan, Suriye’nin kuzeyinde terör örgütü YPG/PKK ile çalışan Arap güçlerden birlik kurulması için harekete geçti ve birliğe katılacaklara 200 dolar maaş vaadinde bulundu. Suud hükümetinin PKK ve diğer terör örgütlerine bugüne kadar yaptıkları milyonlarca dolar yetmiyormuş gibi şimdi de ABD gözlem noktalarını finanse etme kararı aldı. Sadece ABD’nin değil PKK’nın da gözlem noktalarını finanse edecek olan Suudi krallığı, ateşle oynuyor. Bunlar bir savaş ilanıdır. ABD’nin bölgede kurmak istediği terör koridoruna mali destek sağlamak, İslam dünyasının bağrına hançer saplamaktır. 2 Körfez ülkesinin temsilcileri hafta başında Haseke, Ayn el-Arab, Menbiç, Tel Abyad ve Rasul Ayn’ı gezip, Türkiye sınırına inşa edilecek 12 gözlem noktasına ilişkin PKK’lılardan bilgi aldı. Körfez heyeti, kurulacak gözlem noktalarının finansmanını da üstlendi. Yani anlayacağınız, iki Arap lideri Selman ile Zaid; başta PKK olmak üzere ABD’nin bölgede kurmaya çalıştığı terör koridoruna canla başla hizmet edecekler. 30 bin kişilik terör grubunun maaş, eğitim, silah ve cephane giderlerinin karşılanması konusunda anlaşmaya bile varıldı.
Muhammed bin Selman’ın ve Zaid’in nefes borusu kesilmelidir. Aslında tuzak sadece Türkiye’ye kurulmuyor. Sınırlarımızdaki terör yapılanmasına destek çıkan Riyad yönetimi eğer ABD, İsrail ve İngiltere›nin asıl amacını bilmiyorsa ya ahmaktır veya hâin. Bu durumun yani işgalin bir adım ötesi, Kâbe’ye kadar işgal anlamına gelmektedir. Bugün Suriye’nin kuzeyinde PKK’ya finans desteğinde bulunan yarın Kâbe’yi işgale yeltenenlere de ses çıkartmaz. Hatta bu işgal girişimleri o planın alt yapısını oluşturmaktadır. Türkiye’nin güneyine asker yığmak, terör örgütlerine destek çıkmak Türkiye’ye savaş ilanıdır. Arap güçlerini sınırlarımızda ABD ve İsrail askerleri ve terör örgütleri ile beraber yan yana görmek çok acı bir şey. Bu gidişat engellenmeli ve Veliaht Muhammed bin Selman ile Zaid hâinleri susturulmalıdır.
KAŞIKÇI’NIN KATİLİ İLE
SURİYE KASABI BİR ARADA...
Amerika, İngiltere ve İsrail kadar Rusya da tehlikelidir. Lakin bunlara pabucu ters giydirecek Suud prensi Muhammed bin Selman da en az onlar kadar şeytandır. Bu hain, Kaşıkçı cinayetini özellikle Türkiye’de gerçekleştirdi ki ülkemizin güvenli olmadığı algısını oluşturmak ve Kaşıkçı’yı bizim öldürebileceğimizi göstermek istemişti. Çok şükür ayağına dolandı. Lakin bu katile diğer Amerika, İsrail, İngiltere ve Rusya katilleri destek çıkıyor. Baksanıza Arjantin’de G 20 zirvesinde Putin’le Selman “çak 5” yapıyorlar.
Türkiye cinayete ait bilgiler ve infaz anıyla ilgili ses kayıtlarından Putin’i de haberdar etmişti. ‘Çak 5’ olayı buna rağmen gerçekleşti. Bu saatten sonra Türkiye, Rusya ile olan ilişkilerini de gözden geçirmelidir. Çok şükür Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Muhammed bin Selman’ın Arjantin’de görüşme talebini reddettiği söyleniyor.







