Din ve vatan hâinleri
Fetullah Gülen’in (Fetö) bu ülkeye ve arkasından giden müritlerine bir faydası oldu mu? Gülen terör cemaatinin bu ülkeye vermiş olduğu en büyük zarar nedir? Dine mi daha fazla zarar vermiştir, ülkeye mi? Mefhumu muhalifinden soralım. Bir an için Fetö’nün dini bir cemaat olduğunu kabul edelim (ki değil, belki Siyonizm dinine dahil edebiliriz) ve soralım: Din için insan katliamı yapılabilir mi? İslâm dininde cihadın hangi amaçla yapılacağının ve Müslümanların nasıl bir yol haritası izleyeceklerinin hükmü bellidir. Ülkenin emniyetini sağlayan asker ve polisine kurşun sıkan, milletin üzerine tanklarla yürüyen, meclisini bombalayan bir hareket vatan hainliğiyle suçlanabilir. Kendi tebaasını sümük salya edebiyatıyla ikna ederek Fetö dinine iman ettiren Gülen, CIA ve diğer istihbarat örgütlerinin İzmir vaizliğinden beri kullandıkları, sonrasında işgal girişiminde değerlendirdikleri iç unsurdur. ABD küresel, Fetö ise darbenin yerli unsurudur. Ordu içindeki darbe yanlısı Kemalist taife ise İslam’a ve Müslümanlara olan düşmanlıklarını, iktidarın geçmişte Gülen cemaatiyle ittifak yaptıkları söylemiyle sürdürmektedir.
Kemalistler darbe sonrası Fetö’nün nasıl bir müesses nizamı ülkeye hakim kılacağını kestiremedikleri için darbeye destek vermediler. O yüzden iktidarın geçmişte cemaate destek verdiğini söyleyerek, bir kısım mahfillerden medet umuyorlar. Buraya bir nokta koyarak Fetö, darbe sonrası nasıl bir seyir izledi, ona bakalım. Mesleğim gereği birçok Fetö davalarına katıldım, Gülen’e destek veren birçok Fetöcü ve onların aileleriyle görüştüm. Bir tanesinin dahi en ufak bir pişmanlıklarını görmedim. Tüm Fetöcüler Gülen teröristinin ve dahi müsteşrikinin masum olduğuna inanıyorlar. Maazallah Fetö’yü Mehdi kabul edenlere bile rastladım. Adnan Oktar; “Ben Mehdi’yim, Fetullah da yardımcım” diyordu bir konuşmasında. Adalet kılıcını iyi sallarsa, Fetö ile Oktar’ın aynı havzadan beslendiği sonucuna ulaşır. Fetö’nün; darbenin hemen arkasından sarf ettiği şu sözlere dikkatinizi çekerim:” Beni kötüleyin, bana hakaret edin, bizi aldatmış deyin, hiçbir sorumluluğu yok.. Yeter ki, kalbinizi Ammâr bin Yâsir gibi sağlam tutunuz.” Her hareketinde dini argümanları kullanarak müntesiplerinin hareket alanını genişleten, onları kendisi hakkında şüpheye düşmekten bertaraf eden ana etken, Fetö’nün belagatinin güçlü olması ve siyer konularını iyi bilmesidir. Ammar bin Yasir örneği vererek kitleler üzerinde etki alanı oluşturmak müsteşrik taktiğidir. O yüzden Fetöcüler içerisinde itirafçılar dışında, kimse hatalı ve suçlu olduğunu veya aldandığını/aldatıldığını kabul etmedi; hepsi de mâsum olduklarına inandılar.
Bir kez daha altını çizerek söylüyorum. Fetö bu ülkede, darbe öncesine kadar devletti. Kılcal damarlara kadar sızmış falan deniyor ya, işte onları geçin siz. Devlete sızan biri varsa o da Tayyip Erdoğan’dı. Fetö denen hâin yapının ulusal bağlantısını ve tehlikeyi sezdiği an Fetö ile yolunu ayıran iktidar, Gezi olayları ve 17/25 Aralık sonrası Fetö’yü terör grubuna dahil etti. PDY Fetö’ye dönüştü ama, Erdoğan yalnızdı. Yaverine kadar Fetöcü çıkınca daha temkinli hareket etmeye başladı. 15 Temmuz darbesi küçümsenecek bir hadise değildir. Etrafı yalnız olmasına rağmen Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine gidebilmeyi başarmak, Başkan Erdoğan açısından tam bir devrimdir. Siyasette ve özellikle Fetö ile mücadelede yalnız olan Erdoğan’ın arkasında güçlü bir millet vardır. Anaların, gariplerin duası vardır. Ancak.. Fetö bu ülkede henüz bitirilemediği için tehdittir. Dünün itirafçıları bugün manevi baskı altında olduklarını soyluyorlar. “Üzerimdeki manevî baskıya dayanamayarak etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak zorunda kaldım” diyerek önceki ifadesini inkar edenlerin yargı ile bu denli oynamalarına müsaade edilmemelidir.
Sınırlarımızda terörle uğraşırken bir de bunlar içerden yeni senaryolar çizmesin. Ayrıca Ak Parti, kendi içindeki AKP’lilerden kurtulmadıkça Ortadoğu’da terörle baş edebilse dahi içerde hançerlenebilir. Hırsız içerde olursa kapı mandal tutmaz. Millet sizin arkanızda… Sizi seçip 16 yıldır meclise gönderiyor, bundan sonra da gönderir. Lakin sizler de bünyenizdeki millet düşmanlarına, vatan hainlerine, uçkurculara, israfçı müfsitlere fırsat vermeyin. Allah’a dayanın, adaletten asla sapmayın.







