--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Buna darbenin kanlısı derler

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ

Türkiye’de askerî müdahaleler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kurumsal olarak ya da bazı subayların kendi başlarına inisiyatif alarak sivil yönetime ve demokrasiye yaptığı müdahalelerdir.

Türkiye 1950 yılındaki demokratik seçimlerle çok partili hayata geçiş yaptığından bu yana darbeler hep gündemde olmuştur. TSK, iç güvenliğin tehdit altında olduğunu ifade ederek bazen bazı yasaların geçmesini engellemek ya da geçirmeye zorlayarak bazen de Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerini istifaya zorlayarak ya da alaşağı ederek demokratik sivil yönetime müdahale etmiştir. Bu darbeler çoğu zaman kurumsal ve emir-komuta zincirinde olmuştur. Evren darbesi buna örnektir. Bazen de ordu içerisinde bir grup asker yapar darbeyi ki, buna da en güzel örnek 27 Mayıs darbesidir. Benzerlik yönüyle 15 Temmuz’da haydi öyle olduğunu kabul edelim, ordu içerisinde FETÖ mensubu paralel devlet yanlısı askerler, tıpkı 1960 darbesinde olduğu gibi, bu sefer de Tayyip Erdoğan’a kastederek darbe yapmışlardır.

Kim ne adına yaparsa yapsın, 15 Temmuz’da askeri üniformayla darbe yapıldı bu ülkede. Asker darbe mi yaptı, askeri darbe mi oldu? Şöyle de söyleyebiliriz. Asker elbisesi giymiş FETÖ’nün askerleri Milli iradeye silah doğrultarak 161 kişiyi şehit etti, 1440 kişiyi de yaraladı.

Ankara’da savaş uçakları alçak uçuş yaparak parlamentoyu ve emniyete ait özel harekat dairesini bombaladı. Halka namlu doğrultu, tanklar vatandaşın üzerine yürüdü. Bir grup asker Boğaz Köprüsü’nü tek yönlü trafiğe kapattı. “Terör alarmı mı darbe girişimi mi” tartışması sosyal medyada dalga dalga büyüdü. Evet neticede askeri bir darbeydi ve terör kaynaklıydı. Milli iradeye ve meşru bir hükümete kastettiği için terördü, tanklar yürütülüp F-16’lar uçuş yaptırıldığı için de darbeydi. TRT binasına asker postalıyla girip, görevlilere silah zoruyla bildiri okutması darbe, meclise ve özel hareket dairesine bomba atması ise terördür. FETÖ’nün yetişmiş teröristleri bu ülkede iki suçu birden işlediler: Terör ve darbe. Hele bir de seçilmiş Cumhurbaşkanının canına kast var ki, evlere şenlik. Şimdi bu FETÖ’cü askerleri Kızılay’da veya Ulus’ta sallandırmadıkça bu milletin yüreği soğumaz. 161 tane dile kolay şehit verdi. Şimdi bu aileleri acaba ne  teskin eder?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, FETÖ’den darbe girişimine ilişkin, “Milletime çağrı yapıyorum; meydanlara gelin, meydanlarda bunlara en güzel cevabı verelim. Bu darbe girişiminin başarılı olacağına inanmıyorum. Tarih boyunca darbecilerin hiçbiri başarılı olamamıştır” demesi ve kendisinin Marmaris’te darbeciler tarafından alınamaması darbeyi girişim safhasında bırakmıştır. Eğer bunlar reisi almış olsalardı, kesinlikle darbe püskürtülemezdi. Yine aynı şekilde millet sokağa çıkıp Milli iradeye sahip olmasaydı, bu gözü dönmüş caniler yine eylemlerinde başarılı olabilirlerdi. Ama millet olarak herkes reisin emrini dinledi ve sokakları, valilikleri ve parti binalarını boş bırakmadılar. Takdire şayan bir diğer husus da belediyelerin iş makinelerini kışlaların önüne küt diye bırakmasıdır. Öyle ya devletin iş makineleri hep hendek kazmada kullanılacak değil ya, bazen de böyle darbecilere karşı millete hizmet eder.

Askerin bileği masada bükülü şekilde beklemekteydi. Güç bulduğunda bu millete silah doğrultmaktan ve mukavemet göstermekten vaz geçmeyeceklerini defalarca yazdık. Şimdi olan oldu ve askeri bir darbe girişiminin ülkeyi ne hale getirdiğine hep beraber şahit olduk. Her ne kadar bu darbe, ordu içerisinde bir azınlığın projesi olarak sunulsa da ben bu darbenin organize olduğuna inananlardanım. Ve bu darbenin geri planında sadece FETÖ yoktur. Ordu içerisinde militarizm aşığı, darbe severler, uluslararası güçlerden de destek alarak bu girişimde bulunmuşlardır. Unuttukları bir şey vardı, Türkiye artık eski Türkiye değildi. Bu milletin tankların karşısına dikileceğini, kadınıyla erkeğiyle, yaşlısıyla genciyle Anadolu’nun dört bir tarafı tutacaklarını hesap edemediler. Yine millet kazandı. Üç buçuk çapulcu silahına ve üniformasına güvenerek darbe teşebbüsünde bulundu. Dilerim darbenin 2. Planı devreye konmaz. Millet olarak, partiler ve parlamento olarak çok güzel bir duruş sergilendi.

Milletimizin başı sağ olsun, bu da geçer. İnşallah TSK içerisindeki paralel yapının çökertilmesi konusunda mesele alttan alınmaz ve milletin yüreğine su serpecek kararlar alınır. Dipten gelen dalga, bu alçakların idam edilmesi yönünde.

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle