--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bu savaşı nasıl kazanırız?

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ

Piyasalar yavaş yavaş rahatlıyor. Bir gazeteci olarak doların yükselmeye başladığı tarihten beri hem toplumun içerisinde yer alıp nabız ölçtüm, hem de içerdeki ve dış dünyadaki yansımaları değerlendiren ekonomistlerle siyasetçilerin görüşlerini takip ettim. Milletin dik duruşu ve sanki ABD’nin ekonomik saldırısı hiç umurlarında değilmiş gibi yapıp devletinin safında yer alması takdire şayandı. 

ABD’nin dolar üzerinden başlattığı ekonomik savaşın etkisi tam olarak geçmese de devletin aldığı tedbirler, milletin ve iş dünyasının sağlam duruşu kısmi bir rahatlamaya vesile oldu. Dün itibarıyla döviz kuru düşüşe geçti. Yazıyı kaleme aldığım sırada 1 ABD Doları 5.90’dan işlem görüyordu. Yine bir son dakika haberi geçiyordu ben yazımı gazeteye göndermeye çalışırken. ABD menşeli bazı ürünlere uygulanan ek mali yükümlülük yüzde 100 oranında artırıldı. Karar Resmi Gazete’de yayınlandı. Ek vergi uygulanacak ürünlerden bazıları; binek otomobiller, alkollü içecekler, kağıt ürünleri, PVC, makyaj malzemeler, taşkömürü, tütün ürünleri, pirinç ve bazı meyvelerden oluşuyor.

 

Peki dolardaki bu düşüşün gerekçesi nedir?

Bunun birçok sebebi var ama üç maddede özetlemek mümkün:

1-Bu doların üzerinden yürütülen savaşta Allah’a hamd olsun yalnız değiliz. Başta milletimiz olmak üzere AB, Rusya ve Çin bu durumdan rahatsızlıklarını dile getirerek Türkiye’nin yanında yer aldıklarını deklare ediyorlar. Çünkü söz konusu ülkeler de bu krizden etkileniyorlar.

2-İş dünyası da gerçeği görerek pozisyonunu ona göre alıyor.

3-Merkez Bankası ve devletin diğer kurumları bu durumun kısmen rahatlamasına katkı sağladılar.

TOBB ve TÜSİAD’tan ortak bir açıklama geldi; “Hükümetin açıkladığı ekonomik programın hedefleri ve alınmakta olan önlemlerin başarısı için iş dünyası azimle destek olmaya kararlıdır” dendi. Avrupa Parlamentosu Türkiye Forumu yayınladı; “AB, ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı ilave verginin gayrimeşru ve DTÖ kurallarına aykırı olduğunu değerlendirmektedir” denildi.

Uluslararası finans uzmanları, ABD’nin fitilini ateşlediği ticaret savaşlarının küresel ekonomi için risk oluşturduğu uyarısında bulundu. Tabii saldırıda Başkan Erdoğan’ın her fırsatta yaptığı açıklamaların da piyasayı ve milleti rahatlatmada etkin olduğunu söyleyebiliriz. Fakat tehlike geçmiş değil. Türkiye teslim oluncaya kadar Batı bu tutumunu sürdürmeye devam eder. Kavganın asıl sebebi, bağımsız ve güçlü bir Türkiye olma yolunda hızla ilerleyen ülkemizin önünü kesmek. Ortadoğu başta olmak üzere Türkiye’nin hem içerde hem de bölgede üstlendiği misyon ABD’yi rahatsız ediyor. Terör saldırıları ve işgal girişimiyle yıkamadığı ülkemizi ekonomik saldırı ile dize getirmek istiyor. Trump denen adam, zengin bir at hırsızı, yani kovboy gibi hareket eden dengesiz. ABD’nin Pentagon’u da Evangelistler tarafından kuşatılmış bulunuyor. Bizde nasıl ki Fetö orduya sızdıysa ABD’de de Hristiyan fanatik dinciler Pentagon’a sızmışlardır.

Peki neler yapılabilir? Piyasada güven ve istikrarın sağlanması şart. Turist sayısındaki artış ve onlar üzerinden sağlanan döviz girdisi önemli. ABD’ye hizmet eden kredi derecelendirme kuruluşları ile piyasa kurtlarına dikkat etmek gerekiyor. Eskiler “ayağını yorganına göre uzat” derlerdi. Enflasyonun ve içinden geçtiğimiz krizin önlenmesinin en iyi reçetesi budur. Devlet ve millet olarak israfın önüne geçmeliyiz. Kamu mallarını çok iyi kullanmalı ve korumalıyız. Yatırım ve üretime çok önem vermeliyiz. Belki basit gibi görünebilir ama, madem onlar bize gümrük vergisi uyguluyor, biz de onların mallarını boykot edelim. Mesela elektronik ürünlerini almayalım, ne kadar ABD tandanslı ürün varsa almayıp yerli ürünlerle yetinelim. Güven ve istikrar kadar psikolojik üstünlük de önemlidir. Bu meselede devlet ve millet el ele vererek krizi atlatabiliriz. Milletin her dediğini dinleyen ve uygulayan bir başkanımız var. Allah’a iman edip umutsuzluğa kapılmadan, gün doğmadan neler doğar diyerek yolumuza devam edelim. Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler.

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle