--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Birileri iç savaş istiyor

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ

Reisi Cumhurumuz “Terörle mücadele için bölgedeki operasyonlar kararlılıkla devam edecek. Geri adım söz konusu olmaz. Son günlerde şehit sayısındaki artışın sebebi, paralel yapıya yakın polis ve askerlerden kaynaklanıyor. İstihbarat zafiyeti olabiliyor. Bunun nedeni de bu yapının elemanları. İstihbarat paylaşımında sorun çıkarıyorlar, yanıltıyorlar. Paralelle mücadele bizim vazgeçilmezimizdir. Bu konuda en yakınıma bile olsa taviz vermem. Mücadelede bir aksaklık olursa, buna neden olanla ilgili gereğini yaparım.” dedi. Demek ki; emniyet ve asker içerisinde hala paralel yapıya meyilli memurlar var. Elbette bu memurlar, ülkede kaos çıkması, FETÖ’nün elinin güçlenmesi ve Ak Parti’nin toplum nezdindeki itibarının sıfırlanması için çalışacaklardır. İktidara düşen bu yapının köklerini kurutmaktır. Eğer buna muktedir olamaz ise, o yapı kendisinin işini bitirecektir. Çünkü Güneydoğu’da sürmekte olan savaşın kıvılcımları, hafazan Allah bir iç savaşı tetiklerse, değil Ak Parti’yi devirmek, Türkiye’yi teslim alırlar. ABD başkanlığında yürütülen projenin aslı şu: Demokratik yollarla yıkılamayan Ak Parti iktidarı, arkasındaki çok güçlü toplum desteğinin çözülmesiyle ancak yıkılabilir. Bunun yolu ise, ülkede terörü tırmandırmaktan geçiyor. Her gün şehit haberleri alan halk, bir yere kadar “vatan sağ olsun!” der. Toplumsal kaynama başlayıp çözülme sürecine girildiğinde hiçbir şeyin faydası olmaz. O an, tüm sözün bittiği yerdir.

Apo’yu verip Fethullah Gülen’i alan ABD’nin şeytani planına dikkat etmek gerekiyor. Patlamaların anlamını ve Güneydoğu’da süren savaşın arka planını doğru okumak gerekiyor. Evet Reis, Oslo benzeri görüşmelerin yapılamayacağını, siyaset dışı kanallara asla itibar edilemeyeceğini, bu noktada İmralı ve Kandil’in devre dışı kalacağını söylüyor. Güneydoğu’da mazlum Kürt vatandaşlarımız PKK ve KCK baskısından kurtarılmadıkça bu bölge huzura kavuşmaz. “Yani Güvenlikçi Yaklaşım” stratejisini bir kez daha gözden geçirip, acil eylem planları yapılması gerekiyor.

Türkiye’nin IŞİD’le hiçbir anlamda organik bağı yoktur, olamaz da. Ama bunu kitlelere ve özellikle içerde bu algıyı oluşturan mihrakların beyinlerine kazımak ve ikna etmek gerekiyor. Bunlar hala Türkiye’nin IŞİD’le bir mücadelesinin olmadığını deklare etmeye çalışıyorlar. Bu algıyı özellikle Rusya oluşturmaya çalışıyor. Yılın başları olsa gerek, “Diyarbakır’da Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Genel Kurulu’nda alınan “Kürt halkı hukuksal ve siyasi statü talebi kabul edilmediği için kendi öz gücüne dayanan bir mücadele sürecine girmiştir” denilmişti. Sanki açılım ve barış süreci denen şey bu ülkede hiç yaşanmamışçasına, “Kürt halkı hukuksal ve siyasi statü talebinin karşılanmadığı için Güneydoğu’da savaş başlattı deniyor.”

PKK’nın Meclis’teki siyasal ayağının Eş Başkanı ise adeta Türkiye’yi tehdit edercesine “Bu direniş zaferle sonuçlanacak, herkes halkın iradesine saygı duyacak. Kürtler artık kendi coğrafyasında siyasi irade olacaktır. Şimdi tarihi kırılmanın yaşandığı bugünlerde halkımız buna karar verecek. Diktatörlük mü, öz yönetim mi? Kürtler belki kendi bağımsız devletlerine, federal devlete, kantonlara ya da özerk bölgelere sahip olacak diyor!”

El insaf ve vicdansızlar! Utanmadan bir de diyorlar ki, “Suriye’de beş yıldır yaşananlar, şimdi aynı şekilde Türkiye’de yaşanıyor. Türk devleti, sözde kamu düzenini sağlamak için bir katliam hazırlığı yapıyor.” diyorlar. Bu devletin askerini, polisini vuran; kamu binalarını yakıp yıkan, hendekler kazan, canlı bombaları kentlerde patlatan kendileri olduğu halde, devleti katliam yapmakla itham eden de kendileri. Devrimci Direniş Cephesi Ankara’ya karşı savaşıyor! Sizce bu cephe ABD’den destek görebilir mi? Bir şey söylemek için henüz erken. Biz yine de iyi niyetimizi muhafaza edelim. Bir de gerilla lideri Cemil Bayık’ın söylediklerine bakar mısınız? Kürt milliyetçilerinin Ankara’ya karşı uzun vadeli savaş hazırlığında olduğuna işaret ediyor. “Türkiye’deki iç savaş tırmanacak. İç savaş herkesin kendi çıkarlarını güttüğü ve hiç kimsenin kaçınamayacağı bölgesel bir savaş bağlamında gerçekleşiyor. Bu bölgesel savaşın merkezi Kürdistan’dır ve yeni bir durumu ortaya çıkarana kadar tırmanmaya devam edecektir” diyor...

PKK ve ona destek veren uzantıları hayli zamandır AK Parti’yi, DAEŞ ile irtibatlandırmaya ve bunun üzerinden de İslamofobik Batı’ya mesaj vermeye çalıştılar. Amaçları Suriye’de DAEŞ ile savaşıp elde ettikleri kazanımların aynısını, DAEŞ’e destek veriyor dedikleri Türkiye ile de savaşıp elde etmek. Fakat bu algı operasyonunda başarılı olamadılar. Şimdi akıllarınca Güneydoğu’da Suriye şehirlerine benzer şehirler yaratmaya çalışıyorlar. 

Devlet ile Kürtler savaşıyor algısı oluşturmaya çalışıyorlar. Türkiye kimyasal silah bile kullandı diyerek Türkiye’yi uluslar arası arenada, savaşan bir devlet olarak tanıtmaya çalışıyorlar.

Devlet, mazlum Kürt halkı ile PKK’yı ayrıştırarak, bölgede hakimiyeti ele geçirmelidir. Terörün kökü kazınıncaya kadar bölgede mücadele sürdürülmelidir. Şehit cenazelerinin gelmesinin önüne geçilmeli, toplumsal barış, dayanışma, devlete duyulan öz güven tez elden tesis edilmelidir. Kentlerde STK’lar, Güneydoğu’da zulme maruz kalmış, aç ve perişan halklar için seferberlik başlatmalı ve yardım organizasyonlarını bu bölgeye kanalize etmelidir. Güçlü bir İslam kardeşliği, birlik ve beraberlik tesis edilmesi için herkes elinden gelen gayreti göstermez ise, akıbet hayırla neticelenmez.

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle