--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Avrupa’nın 11 Eylül’ü Paris’ten ateşlendi

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ

Ankara patlamasından sonra, rakamsal olarak aynı sayılarda buluşan Paris patlaması, şimdiden Avrupa’nın 11 Eylül’ü olarak nitelendirilmeye başladı. Amerika’nın 11 Eylül’ü yerli ve içe dönüktü. Avrupa’nın göbeğinde patlayan Paris saldırısının ise, her ne kadar DAİŞ üstlense de, uzun vadede bu travmanın yansımaları olacaktır. Terörün dalga dalga bütün Avrupa’yı kuşatacağını söylemek için henüz erken ama, Suriye savaşından bağımsız bir değerlendirmenin sağlıklı olmayacağı kanaatindeyim. Paris’te meydana gelen bu sarsıcı patlamayı Fransa’nın kısa sürede tolere edeceğini söyleyemeyiz. Zenginler Kulübü, G20 ülkelerinin liderlerinin tam da, Antalya’da Türkiye’nin önerisiyle mülteci dramını konuşurken Avrupa’nın göbeğinde bu patlamanın yapılması tesadüf mü acaba?

Önce şu hususun altını önemle çizmek isterim: Terör ve şiddet kimden ve ne maksatla gelmiş olursa olsun, bir kere daha şiddetle lanetliyoruz. Bütün terör faaliyetleri, barışa ve huzura vurulan en büyük darbedir ve herkes tarafından hiçbir gerekçenin arkasına sığınmadan, “ama” sız, “lakin” siz olarak kınanması ve lanetlenmesi gereken, kabul edilemez cürümlerdir. Hiç bir düşünce ve dinin terörü ve şiddeti kullanarak yayılması, taraftar bulması hem meşru değil, hem de mümkün değildir. Terör, kutsal ve evrensel bir değer olan insan hayatına yönelik bir tehdittir ve yeryüzünde şahit olunan en yoz insan eylemidir. Hiçbir din, hiçbir anlayış ve hiçbir telakki onu tasvip edecek kadar yozlaşmış olamaz. İnsan hayatı Allah nezdinde çok büyük bir kıymete sahiptir. Kur’an-ı Kerim, hiçbir din ve ırk ayırmadan “Masum bir canı öldüren, yeryüzündeki insanların tamamını öldürmüş gibi muamele görür” buyurarak insan hayatını
korunması gereken aslî değerlerden biri saymıştır. 

Şimdi G20 zirvesinde dünya liderleri elbette, kendi pozisyonlarını gözden geçireceklerdir. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, başkent Paris’te düzenlenen ve devam eden saldırıların ardından olağanüstü hal ilan etti ve sınırların kapatılması emrini verdi. Paris Belediyesi halka evinizden çıkmayın uyarısı yaptı. İşe bakın, diğer ülkelerdeki teröre destek veren Fransa, Paris’te 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez sokağa çıkma yasağı uyguluyor. Ateş bacayı sardı ve şimdi düştüğü yeri yakıyor. Cumhurbaşkanı Hollande, teröristlerin Fransa’dan çıkamaması, yeni teröristlerin Fransa’ya girmemesi için sınırlarının kapatıldığını ve tüm Fransa’da olağanüstü hal ilan edildiğini açıklasa da, bu durumdan oldukça tedirgin oldular, korktular. Fransız ordusunun stratejik bölgelerde konuşlandırıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Hollande, şu andan itibaren Fransa’nın tüm imkanları seferber ettiğini bildirdi. 

Şimdi herkes, bildik ifadelerle; terörle mücadelede Fransa’nın yanında olduklarını söyleyecek ve baş sağlığı dileyecekler. İyi de terörü besleyen, silah satan ülkeler kim acaba? Dünyanın efendileri (!) olarak lanse edilen bu mahluklar o kadar çok katliamdan sorumludurlar ki, suç çeteleleri o denli kabarıktır ki, yaptıklarına ikiyüzlülük demek, döktükleri timsahın gözyaşlarıdır diyebilmek doğru değil. Zira hepsi de yüzsüzdür. Şimdi kim, kimi kime şikayet ediyor? Dünya, büyük bir emperyalist savaşa gebe. Fransa ve Paris Charlie Hebdo katliamının ardından bu kez de yine dehşet kelimesinin dahi karşılamakta çok yetersiz kaldığı bir başka katliamla sarsıldı.

Benim korkum ve endişem  şu: Yüzsüzlükte, şerefsizlikte, canilikte sınır tanımayan emperyalistler bununla da kalmayacak, sözde IŞİD’e karşı mücadele safsatası ile  kendi çıkarları için Ortadoğu’da yoğunlaştırdıkları emperyalist saldırganlık ve savaşı daha da azdıracaklar, bölgede kardeş halklara kan kusturmaya devam ederek, etnik, dini ve mezhepsel kavgalarla tükenmelerini sağlayacaklardır. Ve dahası, savaşın alanı daha da genişletilerek, gerektiğinde yeni işgallere başvuracaklardır. 

Emperyalizmin dünya halkları üzerindeki egemenliğine son verilmedikçe, dünyada ve Ortadoğu’daki aynı zamanda emperyalizmin de iktidarı olan çağdışı-zalim diktatörlükler yerle bir edilmedikçe, dünya Müslümanları sömürülmeye, ezilen mustazaflar acı çekmeye devam edecektir. El Kaide, DAEŞ, PKK ve IŞİD üremeye devam edecektir. Kapitalist metropollerde ırkçı-faşist çeteler, geri ülkelerde ise El kaide ve IŞİD, PKK ve DAEŞ gibi terör örgütleri tehdit ve tehlike olmayı sürdürecektir.

Bir de şu var: Bu saldırı, Batı ile Doğu arasında cereyan edecek bir çatışmanın ön habercisi olabilir mi? Fransa’da 6 milyondan fazla Müslüman yaşıyor. Fransa’nın İslam ile özel bir ilişkisi de var, koloniyel bir tarihsel ilişki. İslam’a ve Müslümanlara yönelik hassas bölgelerden atış yapan, ülkesinde çok sayıda karikatürler yoluyla İslam’a saldıran Fransa, ektiğini biçiyor.

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle