--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ateşkes Bahane, PYD Şahane

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ

ABD kaynaklı ve yönlendirmeli Suriye ateşkesinin samimi olduğuna inanan var mı acaba? Bu ateşkesle amaçlanan nedir? PYD, Amerika’nın Suriye’de vazgeçilmezi midir? Neden Türkiye’nin terör örgütü olarak gördüğü PYD, ulusal kâfirler tarafından korunuyor? PYD ile Türkiye köşeye mi sıkıştırılmak isteniyor?

Her şeyden önce Cenevre görüşmesinin fasa fiso olduğunu ve bu konuda kafaların karışık durumda olduğunu önceki yazılarımızda belirtmiştik. ABD ve Suriye, Cenevre Görüşmeleri’nde ikiyüzlü davranıyor. Rusya-İran, Şam üçlüsü, savaşı cephede kazanacaklarına inandıkları için, Cenevre’de zamandan kazanmanın hesabını yapıyorlar. O yüzden de masaya otururken, muhaliflerin asla kabul etmeyecekleri teklifler sunuyorlar. Bu şeytan üçlüsünü böyle kendilerinden emin kılan sebep ne ola ki? Zalim Esed yönetimini her ne pahasına olursa olsun iktidarda tutmaya çalışan Moskova ve İran, adım adım Baas Rejimi etrafında Suriye’nin toprak bütünlüğüne odaklandılar.

Şu hususun altını önemle çizelim: PYD, PKK’nın Suriye’deki koludur. Türkiye’nin Güneydoğu’suna kadar giren, son Ankara patlamasını yaptıran ve her fırsatta PKK’nın elini güçlü kılan ABD’dir. Nasıl oluyor da Türkiye’de iç savaş çıkarmaya çalışan PKK ve onun yan kolu PYD, ABD ve  diğer Batılı ülkeler tarafından adeta müttefik olarak görülebiliyor. Hani ABD teröre karşıydı? Şimdi Ankara yönetimi öfkelenmesin de ne yapsın? PYD’nin PKK ile bağlarını göremeyecek kadar kör olanların, her fırsatta Türkiye’yi suçlamalarını anlamak mümkün değil.

Güç zafiyeti yaşayan ABD, Suriye’de yürüttüğü vekalet savaşında DAEŞ’e karşı aktör olarak PYD’yi kullanıyor. PYD’yi DAEŞ’e karşı kontrollü bir eşek gibi kullanan ABD, günü geldiğinde yok etmeyi planlıyor. Artık bu mücadeleden nasıl ve ne şekilde çıkacağını varsın PYD düşünsün. Peki ABD’nin PYD’yi eşek gibi kullanmak istediğinden Tahran ve Moskova’nın haberdar olmadığını söylemek mümkün mü? Değil elbet. Onlar da Suriye’de tesis etmek istedikleri düzende, ABD’nin elindeki kozdan fazlasıyla haberdarlar. Peki asıl amaç nedir? Bize göre acizane, kısa ve uzun vadedeki plan şu: “PYD üzerinden Türkiye’nin Ortadoğu politikalarına yön verme çabası. Her zaman tekrar ettiğimiz bir gerçek var ki, Türkiye bölgede yalnızlaştırılmak isteniyor. AK Parti, ABD ve Brüksel’in hesaplarını, çıkarlarını ters yüz ederek, onlara rağmen bir politika izliyor. İşte bu da onları rahatsız ediyor.” Ortadoğu’yu şekillendireceksek bunu ancak biz yaparız, sana da ne oluyor? Oyunu oynanıyor. PYD’ye destek vermelerinin en birinci sebebi budur. Bu yolla Ankara’yı baskı altında tutmaya çalışıyorlar. 

PYD’nin elinin güçlenmesi PKK’nın güçlenmesi anlamına gelir. Güneydoğu’da büyük oranda gücünü kaybeden PKK, Suriye’de PYD eliyle diriltiliyor. İçeride güvenlik sorunlarıyla uğraşan Türkiye’nin Ortadoğu’da yalnızlaştırılması, kontrol altında tutulması gerekiyor. Aslında bir diğer hesap da Türkiye’yi yeniden Batı eksenine sokmak. Türkiye, AK Parti iktidarının ikinci evresinde eksen kayması yaptı. Batı’dan İslam ülkelerine yönelen, İsrail’e kafa tutan, Suriye’de ABD ve müttefiklerine rağmen kendine has Ortadoğu politikası izleyen Türkiye, artık Batı için potansiyel bir tehdittir.

Reisin “Ey Amerika! Siz bizimle mi, yoksa PYD ve YPG ile mi berabersiniz” sualini iyi okumak gerekiyor. Amerika Türkiye’yi PYD üzerinden terbiye etmeye çalışıyor. Hem Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hem de Başbakan Davutoğlu bu gerçeği çok iyi görüyor. ABD açısından bu terbiye yöntemi son derece riskli ama ABD risk almayı sevdiği için bu kartı sonuna kadar açacağa benziyor. AK Parti’nin de başlattığı bu onurlu politikayı sonuna kadar sürdürmesi ve zaferi cephede kazanması gerekiyor. Halep koridoru ne pahasına olursa olsun kazanılmalıdır. Yeni bir göç dalgası, zaten üçe bölünmesi düşünülen Suriye’nin sonu, Türkiye’nin ise ağır hezimeti olur.

Rusya’nın nüfuz alanı genişletmesine göz yuman Obama yönetimi, diğer yandan PYD’nin Cenevre Görüşmeleri’ne katılması için çaba sarf ediyor. Şehirlerin ve sivillerin bombalanmasına sessiz kalan ABD, bölgede risk alıyor. Sırtını Büyük Şeytan ABD’ye yaslayan PYD, bölgede oluşturduğu özerk alanlarla bakalım ne zamana kadar ayakta kalacak? Türkiye’nin büyük tepkisini çeken PYD, şimdilik Suriye’de hem Esed rejimini ürkütmeden ve hem de ABD’nin çıkarlarını gözeterek kendisine zemin buluyor. Peki ABD ile Rusya’nın çıkarları devreye girdiğinde hangi tarafa yaslanacak acaba?

Haşiye: Türkiye, içeride ve dışarıda güvenlik sorunlarıyla uğraşırken, paralel çetelerin ve uzantılarının MİT TIR’larını durdurarak, Suriye politikasına yön vermeye çalışmalarına, yetmedi 17 Aralık operasyonuyla post saray darbesiyle iktidarın canına kastetmelerine şahit olmuştuk. Devletin sırlarını ifşa eden Dündar ve Gül, bu sebeple tutuklanmıştı. O dava sürerken AYM’nin Dündar ve Gül lehine verdiği ivedi karar, iktidara atılan ikinci goldür. Şimdi bu kararla, yukarıda yazdığımız yazıyı birlikte değerlendirin bakalım, kim kime hizmet ediyor? Dışarıdaki hesaplarla içerideki arasında bir bağlantı var mı? Hepsi aynı el. Dolayısıyla AYM’nin kararına ben de saygı duymuyorum. Devletin sırrını ifşa etmek basın özürlüğüyse, birileri bize terörün tanımını yapsın.

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle