--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Anadolu İnsanı Fetih Suresi Okuyor

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ

Önce bir anekdot aktarayım da biraz gülün. Nitekim bunca cendereden, terörden, patlamalardan geçerken gülmeye, gülerken de düşünmeye ihtiyacımız var. Bizim inançlı, mütedeyyin insanımız AK Parti’ye oyunu verdi ve onu iktidar yaptı. Devletine, vatanına ve dinine bağlı Anadolu insanı, oy vererek iktidara getirdiği vekillerini ve reislerini dualarıyla da destekliyorlar. Nasıl mı yapıyorlar? Nasıl olacak canım, “Fetih Suresi ve Salat-ı Tefriciye” okuyorlar. ABD ve ittifak halindeki Batılı emperyalist güçlerin Türkiye’yi karıştırıp kaos üretmek istediğini çok iyi okuyan mütedeyyin Anadolu insanı, kavli ve fiili duada bulunuyor. Ama onların bu samimi ve içten eylemlerini küçümseyen, hakir gören milliyetçi (!) sol ve sağ cenah, “AKP’lilerin işi Allah’a kaldı” diyerek, hem siyasi açıdan tehlikeli bir sürece girdiler ve hem de samimi insanların ibadetine dil uzatmak suretiyle günaha..

Sağcı olan solcu olana SMS gönderiyor. İnternet üzerinden yapılan mail trafiğinde kendilerince mütedeyyin insanları ti’ye aldıklarını zanneden bu iki cenah, gönderdikleri mailde şunları yazmış: “AKP’liler toplu olarak bir araya gelip Tayyip bey için Fetih Suresi ve Salat-ı Tefriciye okuyorlarmış.” Mailin altında şunları yazmayı da unutmamışlar. Bu AKP’liler, Tayyip bey ve iktidarının kalması için Fetih Suresi okuyorlarmış, gelin bizler de Tayyip’in gitmesi için okuyalım” diyerek karşıt bir eylem başlatmışlar.

•

Dünya çok hızlı bir değişim ve dönüşüm yaşıyor. Emperyalist saldırganlık bütün ulus devletleri tedirgin ederken, bu ulus devletlerin bir araya gelip, dünyanın jandarmalığına soyunmuş bulunan, her ülkeye anarşi ve terör aşılayan ABD’ye karşı ortak bir pakt oluşturmaması sizce de düşündürücü değil mi?

Türkiye’de gerçekleştirilen bombalı saldırıların hedefi AK Parti ve onun kurucu lideri Tayyip Erdoğan’dır. “Bu saldırılarla ey Türkiye, Suriye’den elini çek, Ortadoğu’yu dizayn etmeye kalkışma, haddini bil(!) denmek istenmiştir. İşte son İstanbul patlaması diyeceğim ama son olacak gibi gözükmüyor. Şiddet kullanımı ve kaba güç gösterisi yaygınlaşıyor ve küresel kaynaklı yerel savaşlar tezgahlanıyor. Yeni Emperyalizm hiçbir ideolojik kılıf ardına saklanmadan ülkeleri işgal etmeye, kitleleri kıyıma uğratmaya, uluslararası hukuku tamamen rafa kaldırmaya kararlı görünüyor. Mahsuni Şerif yıllar önce “katil Amerika” dediğinde onu içeri tıkan zinde güçler, yattığı yerde rahat olmasınlar, bugün ABD’nin katilliği tescillenmiştir.

Renkli devrimlerin peşi sıra Arap Baharı gelecekti ama ABD ona da engel oldu. Libya’da Kaddafi’nin devrilmesine göz yumanlar, Suriye’de hâlâ Esed’i ayakta tutmak için çaba gösteriyorlar. ABD Ortadoğu’da sadece iki değil, ikiyüz yüzlü oynuyor. ABD hem “Esed gitsin” diyen Türkiye’nin yanındaymış görüntüsü veriyor, hem de Esedli çözüm için Suriye’yi işgal eden Rusya’yla birlikte hareket ediyor.

Türkiye-Suriye sınırındaki kritik sorunun çözümü için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Ortadoğu uzmanı olan Sayın Davutoğlu, Stratejik Derinlik’i kaleme alırken acaba bir gün Allah’ın kendisine iktidar nasip edip, bu ağır imtihandan geçeceği aklına gelir miydi? Siyaset zor sanat. İşte bu demde Anadolu insanı, iktidarın hem içerden hem dışarıdan sıkıştırıldığını, yalnızlığa mahkum edildiğini gördüğü için Fetih Suresi okuyor. Lakin inançtan yoksun, manevi zenginliği olmayan güruh bunu istihza konusu yapıyor. Özelde Türkiye’nin, genelde ve arka fonda Müslüman ülkelerin güvenliği meselesi önem arz ediyor. Türkiye bu safhadan sonra geri dönüşü olmayan bir yola girmiştir. Ne terör yönünde başlattığı adımdan geri atabilir ve ne de Ortadoğu politikasında değişiklik yapabilir. Türkiye bu savaşı kazanmak zorundadır. Eğer kaybederse, bu savaşın kazananı ABD ve küresel güçler olur.

Türkiye kaybederse, Ortadoğu’da, Avrasya ve Orta Asya’da ihtilafların derinleşmesi ve genişlemesi kaçınılmazdır. Hedefte Basra Körfezi’nin olması unutulmamalıdır.

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle