--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Almanya ne yapmaya çalışıyor?

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ

Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkeleri Türkiye’nin referanduma yani meselelerini halk oylamasına taşımasına razı değiller. Halka danışmak, milleti adam yerine koymak onları rahatsız ediyor. Referandum öncesinde Bakanlarımızı konsolosluklara almayanlar, şimdi de idam yasasını referanduma götürdüğümüzde oy kullanmayı yasaklayacaklarını deklare ettiler. Aba altından sopa gösteriyorlar.

Türkiye’de idam cezasının yeniden getirilmesi için bir referandum yapılması durumunda federal hükümetin böyle bir referandum için Almanya’daki Türk seçmenlerin oy kullanmasına izin vermeyebileceği açıklandı. Saarbrücker Zeitung’un konuya ilişkin yer verdiği haberde, Federal Meclis’in Bilimsel Hizmetler Dairesi’nin raporu kaynak gösterildi. Federal Meclis Avrupa İşleri Komisyonu Başkanı Gunther Krichbaum’un başvurusu üzerine hukukçular tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Türkiye’de idam cezasının geri getirilmesine yönelik bir referandum yapılması halinde Alman hükümeti sadece ekstra kurulacak seçim lokallerinde değil aynı zamanda konsolosluk ve büyükelçiliklerde de oy kullanma işlemlerini yasaklayabilir” dendi.

Hemen arkasından, Almanya’da burka ve çarşaf yasağı baş gösterdi.

Almanya’da burka ve çarşaf yasağı geliyor

 

Gelecek hafta ilan edilecek önlemler arasında, çifte vatandaşlık iptali, camilere yabancı finansmanın engellenmesi ve polis sayısının artırılması da bulunuyor. Taslak metinde burka ve çarşaf gibi vücudu tamamen kapatan giysilerin de yasaklanmasının istendiği, ayrıca yabancı organizasyonlar tarafından camilerin finanse edilmesinin engellenmesinin hedeflendiği belirtiliyor.

Tüm bunları nasıl okumalı? AB ve Batı ne yapmaya çalışıyor?

Bize göre Almanya ve diğer Türkiye’nin iç işlerine burnunu sokan tüm ülkelerin ortak bir hedefi var, o da; yükselen, kalkınan, bağımsızlık yolunda hızla ilerleyen, küresel devlet olma yolunda ulusal devletlere alternatif olan bir Türkiye istenmiyor. Terörle mücadelede idam yasası gereklidir ve Türk halkı bunun yasalaşmasını istiyor. İdam yasasının PKK’ya da vurabileceğini gören Almanya bundan oldukça rahatsız. 

OHAL sadece FETÖ/PDY için alınmış bir karar değildir. Hem içerde ve hem de sınırlarımızın ötesinde tüm terör örgütleriyle mücadele ederken OHAL elzemdir. Bakınız Fransa 1.5 yıldır OHAL kararı uyguluyor. Hem de küçük bir terör hadisesinden dolayı. Biz 15 Temmuz gibi hain bir işgal girişiminden sonra OHAL kararı aldık. Önemli olan OHAL’de hangi tedbirlerin alınması gerektiği ve bunlara uyulup uyulmadığıdır. Türkiye bu kuralların hepsine uymaktadır. Batı medeniyeti Türkiye’nin almış olduğu bütün kararları farklı çerçevede değerlendiriyor ve ülkeler arası sorun teşkil edecek söylemler geliştiriyorlar.

Önemli olan AB ve Batı’nın ne dediği, ne demek istediği değil, Müslüman Türk halkının ne dediğidir. İşte Türk Devleti kendi halkının sesine kulak verdiği için Batı rahatsız. Eski Türkiye zannettikleri ülkemize ayar vermeye çalışanların unuttuğu bir şey var, o da millet iradesidir. Millet iradesi bu ülkede hakim kılındığı müddetçe hiç kimse Türkiye’ye bir şey yapamaz.

Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’ın da dediği gibi; “Avrupa Birliği’nin iki temel kriteri var; biri ekonomik kriterlerini tanımlayan Maastricht kriterleridir, diğeri de demokratik kriterleri tanımlayan Kopenhag kriterledir. Bunların çerçevesini bu kriterler çizmiştir. Biz şu anda Maastricht kriterleri bakımından AB ülkelerinin en azından 2/3’sinden daha iyiyiz. Hele hele sonradan AB’ye üye olarak kabul edilen ülkelerin tamamından iyiyiz. Demokratik kriterler bakımından da öyleyiz. Eğer AB Avrupa Birliği’nin bu tavsiye kararına uyar, bizi o da rencide edecek bir yola girerse; Türkiye Maastricht kriterlerini İstanbul kriterleri, Kopenhag kriterlerini de Ankara kriterleri olarak yazar, adını böyle değiştirir ve yolumuza devam ederiz. Önemli olan ülkemizin kalkınmasıdır, insanımızın huzurudur”. 

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle