--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Adalet ve emniyet

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ

Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Kahramanmaraş’ta Genç MÜSİAD’ın 1. Genel Kurul Kongresi toplantısına katılarak gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

“16 NİSAN’DA; YETER, SÖZ DE KARAR DA MİLLETİNDİR.”

Laikçiler ‘Benim askerim eşi başörtülü bir başkomutana selam durmaz’ dedikleri için bugün bu sistem tıkandı ve anayasa değişikliği gündeme geldi. Türkiye’nin 14 yıllık AK Parti iktidarında biryandan kalkınma hamleleriyle uğraşırken, diğer yanda vesayet başta olmak üzere terör saldırılarıyla mücadele ettiğini ifade eden Kaynak, 16 Nisan’dan sonra inşallah bu gibi sıkıntıların artık biteceğini söyledi.

Türkiye’nin birçok açık ya da gizli darbe girişimi yaşadığını deklare eden eden Kaynak, bugün “ah vah” edenlerin o tarihte “eşi başörtülü birine “benim askerim selam durmaz” diyenleri sorgulamaları gerektiğini, bugün aslında gerçekten o günün neticesi olduğunu söyledi.

Bugün başı açık ve kapalı vatandaşların barış içinde bir arada yaşadıklarına, bu milletin Cumhuriyetin temel değerleriyle bir sorunu olmadığını, asıl sorunun; tıkanmış sistem olduğunu sözlerine ekleyen Kaynak, şunları kaydetti: 

 “Dünyanın % 92’si açlık tehlikesiyle karşı karşıya. Dünyanın pek çok çocuğunun, gencinin eline bir yudum temiz içme suyu geçmiyor. Dünyanın birçok yerinde, birçok terör örgütleriyle insanlar belli amaçlarını gerçekleştirmek istiyorlar. Bizim şimdi beraber olduğumuz gençlik bu sebeple çok şanslı. Şanslı çünkü, Allah’a şükürler olsun bizi temsil eden, milletimizi temsil eden, inancımızı temsil eden, adeta damıtılmış, ete kemiğe bürünmüş bir lidere sahibiz. O lider ümmetin umudu, milletin bekçisi ve mazlumların gür sesi. İşte onun büyük önem verdiği TİKA vasıtasıyla, AFAD vasıtasıyla, Yunus Emre Vakfı’yla, Kızılay’la; dünyanın neresinde bir mazlum varsa, dünyanın neresinde bir el uzatan varsa, az-çok demeden oraya ulaşacaksınız. Arakan’da Rohingya Müslümanları adeta bir soykırımla karşı karşıyalar. Bir Budist yönetim, sadece Müslüman oldukları için, sadece belli bir inanca sahip oldukları için onları yok etmeye çalışıyor ve Arakan’da Rohingya Müslümanlarına bir ay önce Cumhurbaşkanımızın talimatıyla pirinç ve yağ gönderdik. Şimdi geçen hafta 1 milyon dolarlık yeni bir yardımın imzasını attık. Çad’da çocuklarımız, bizim çocuklarımız onlar, insanlığın çocukları, annesi babası biz olmasak bile, onlar bizim çocuklarımız. 

Bu sistem kriz üreten bir sistem. Niye kriz üretiyor? Dedim ya Menderes yola çıkarken, “yeter, söz milletin!” diye çıkmış. Söz milletin olmuş ama karar milletin olmamış. Üzerine çeşitli vesayet odakları konmuş. İşte AK Parti’nin 15 yıllık tarihi, değerli gençler, bir tarafıyla kalkınma mücadelesidir, bir tarafıyla vesayetle mücadele tarihidir. Değerli gençler, yaptığımız değişiklerden en çok tadını çıkartan birisi de sizler olacaksınız. 18 yaşına seçme hakkını veren bu iktidar şimdi seçilme hakkı veriyor. Değerli gençler; bakın bu Anayasa değişikliğinin, bu yasal düzenlemelerin aslında tek bir gayesi var: O gaye, milletin kendi geleceğine, kendi istikbaline sahip çıkmanın düzenleme gayesidir. Bizim 18’le 25 yaş arasında tam 9 milyon gencimiz var. Kızıyla erkeğiyle. Bu birçok Avrupa ülkesinin nüfusundan fazla. Dünyanın birçok ülkesinin nüfusundan fazla. Ve biz bunu bir zenginlik olarak görüyoruz. Bir ülkenin genç nüfusu ne kadar fazlaysa o ülkenin kalkınması da büyümesi de o kadar çabuk olur. Biz gençlerimize güveniyoruz. Biz gençlerimizin ülkemizi geleceğe, daha aydınlık bir geleceğe taşıyacağına inanıyoruz. Bu anayasa değişikliğine karşı çıkılmasının ardında başka nedenler var. 18 yaş bahane, milletvekili sayısının 600’e çıkması bahane. Yüksek yargının hangi usulle seçileceği; bunların hepsi bahane. Bir tane gerçek var. Bu anayasa değişikliğine karşı çıkışın; CHP’nin, HDP’nin, PKK’nın FETÖ’nün, ne kadar şer odağı varsa bunlar dışında, hepsinin karşı çıkışının bir tane sebebi var. Öyle güzel kurmuşlar ki kim seçilirse seçilsin, onlar iktidar. Seçilmiş iktidar ne yapacak? Seçilmiş iktidar yol yapacak, hastane yapacak, okul yapacak. Ama milletin geleceği için, milletin istikbali için, milletin istiklali için, işte orada duracak. Onu bu milletin temsilcilerinden çok daha iyi başkaları bilir! Bakın FETÖ’nün yaptığı da buydu. Devletin iki temel ayağı var; biri adalet, biri emniyet. Yani iç ve dış güvenliğimizi sağlayan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, dış güvenliğimiz bakımından, iç güvenliğimiz bakımından polisimiz, emniyetimiz ve adalet. Bütün bunlar da bir masraf ister diye maliye de buradan doğmuş. Şimdi FETÖ’nün yaptığına bakın kardeşlerim. Hedef yargı yani devleti oluşturan temel ayaklardan adalet ayağı. Hedef ordu, hedef emniyet yani devleti oluşturan diğer önemli bir ayak olan güvenlik, emniyet. Hedef mülkiye, niye? Ülkemiz insanının sivil işlerini onlar görüyorlar. Hedef maliye, hedef üniversite. Yani düşünün ki; 100-150 bin kişilik bir grup teşkili buralara sızdırdığınız takdirde; hem de büyük haksızlıklarla, büyük hırsızlıklarla, soru çalarak, soru vererek, cevap vererek buralara sızdırdığınız takdirde zaten siz devleti ele geçirmiş oluyorsunuz. Zaten o yüzden Cumhurbaşkanımız bunlara paralel devlet yapılanması demişti. Kim seçilirse seçilsin, AK Parti isterse ya da bir başka parti, 550 milletvekilin 550’sini de çıkarsın; Başbakandan 26 tane bakanın tamamı bir partinin üyelerinden oluşsun, ama bunlar seçilsin, ama devleti onlar yönetsin. İşte mevcut anayasamızda yapmaya çalıştığımız değişiklik, artık kim seçilirse seçilsin, kimsenin iktidarını sürdüremeyeceği, sadece milletin seçtiklerinin milletin kendisinin seçtikleri eliyle kendisini yöneteceği, kendisini istikbaline hazırlayacağı, istikrarı için gayret eden bir hükümet bir hükümet modeli, bir hükümet sistemi modelidir bu getirdiğimiz sistem. Şu anda, şu saatlerde sizin bizim, ülkemizin geleceğinin güvende olması için El Bab’ta genç kardeşlerimiz, askerlerimiz milletimiz adına büyük bir mücadele veriyorlar, şehit oluyorlar. Bugün 6. ayındayız. Yaklaşık 179 günden beri Suriye’de bizim vatan topraklarımıza oradan gelen tehlikeleri önlemek için varlar. 2 bin kilometrekarelik bir alanı DAEŞ teröründen, PYD teröründen temizlediler. Bunlar da genç. Orada şehit olmak, savaşmak için akılları yeter, ama milletvekili olmak için yetmez öyle mi? Biz sizlere güveniyoruz. Biz milletimize güveniyoruz ve biz diyoruz ki 16 Nisan, yeter söz de karar da milletindir.” 

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle