--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

66 yılda 65 hükümet, 6 darbe

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ

Türkiye’nin demokrasi tarihi çok sancılı ve bir o kadar da sorunludur. 1950’ye kadar olan süreci, demokrasi ile ifadelendirmek oldukça zordur. Tek partili Kemalist ve totaliter rejiminin 1950’yle sonlanan saltanatı, ne yazık ki demokrasiye geçişle de bitmedi. 1950’ye gelindiğinde Adnan Menderes hükümeti iktidardadır ve 19. Hükümete hükmetmektedir. Bu dönemi görmezden gelirsek eğer, 2016’dan 1950’yi çıkardığımızda 66 rakamına ulaşırız. 66 yıllık çok partili dönemde 65. Hükümet iş başında olduğuna göre Türkiye’nin her bir yılında bir hükümet değişikliğine gidildiğinin söyleyebiliriz. Bu süreci 1923’ten başlattığınızda da aslında değişen bir şeyin olmadığını görürsünüz. 93 yılda 65 hükümet. Bölün 93’ü 65’e. Bu defa da 12 ayda değil de 15 ayda bir hükümet değiştiğini göreceksiniz. Tabii bu süreçte 6 da darbe olmuş. 15 Temmuz’a kadar olan bütün darbeler askeri Kemalist cunta tarafından gerçekleştirildi. 15 Temmuz kanlı darbe girişimi ise, içerisinde yerli unsur FETÖ çetesinin de yer aldığı, ulusal güçler tarafından desteklenen bir işgal girişimiydi. Milletin ferasetli sağduyusu ve dik duruşu, kanlı darbe girişimini püskürttü. Yani askerin bileği masada bükülü duruyor.

15 Temmuz darbe girişiminden istedikleri sonucu alamayanlar boş durur mu? Yani herhalde bir B planları vardır. PKK ve FETÖ teröristlerinin Güneydoğu ve Suriye’de izleyecekleri stratejilerini çok iyi takip etmek gerekiyor. Kışladan hem kısa vadede ve hem de uzun vadede bir darbe girişimi çıkmaz. Suikast timlerine ve Suriye’nin kuzeyinden gelecek olan saldırılara karşı çok dikkatli olmak gerekiyor. ABD’nin Suriye’de konuşlandırdığı ve adım adım işgale zorladığı PYD, Türkiye için önemli bir tehdittir.

PKK’nın Suriye ayağı PYD, istediği kadar inkar etsin; ABD’nin kara unsuru olarak kullandığı bu terör örgütü, 15 Temmuz darbe girişimi gerçekleşmiş olsaydı neler yapacaklarını hayal bile edemezdik. İşte bu şeytani terör örgütü FETÖ ile birlikte hareket ederek Suriye’den Türkiye’ye bir saldırı gerçekleştirebilir. Umarız 15 Temmuz sonrasında Ankara ile Moskova arasında yaşanan yakınlaşmanın Suriye sorununa kalıcı bir çözüm bulunması konusunda bir fırsata dönüşür ve PYD frenlenir. 

GÜLEN’İN İADE EDİLMESİ İMKANSIZ DEĞİL AMA ZOR

Kişisel kanaatim Gülen’in iade edilmeyeceği yönünde. Asya’da açmış olduğu okullar ve temsil ettiği ılımlı İslam projesiyle ABD’nin vaz geçilmezlerinden olan FETÖ/PDY, hem Irak’ta ve hem de Suriye’nin kuzeyinde kurulacak olan Kürt devleti için bir denge unsurdur. Aynı şekilde bir Graham Fuller projesi olan FETÖ emri CIA’dan alır, sırtını İsrail’e dayamıştır. Ortadoğu’da gelişen İslam dalgasının panzehiri de Gülen’dir. Böylesine önemli bir aktörü ABD niye Türkiye’ye versin? 1999’dan beri yaşadığı ABD’nin Pensilvanya eyaletinden kendi örgütünü yöneten Fetullah Gülen›in Türkiye›ye iadesi talep edildiğinde “kanıtlar” isteyerek işi yokuşa süreceğini gösteren ABD’nin tutumu Türkiye’nin Batı ile uzun zamandır sahip olduğu ortaklığı sorgulamasına neden olmuştur.

 FETÖ yapılanması küçük görülecek bir hareket değildir. Bize göre Ortadoğulu operasyon odaklarının Türkiye’deki taşeronluğunu FETÖ yapmaktaydı. Irak, Suriye, DAİŞ ve El-Kaide üzerinden Türkiye’yi hizaya çekme operasyonunun da taşeronu FETÖ’dür. Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Kalın’ın tespitlerini önemsiyorum. Kalın Twitter’de şunları yazmıştı:  “İki yıldır sistematik olarak inşa edilen ‘otoriterlik/diktatörlük’ söyleminin amacı, darbeye zemin hazırlamaktı. Millet bu oyunu bozdu. ‘Otoriterlik/diktatörlük’ söylemini yayanlar, aynı zamanda darbeye doğrudan veya dolaylı destek veren çevreler.  Dış politikada ardı ardına yediğimiz operasyonların özeti üç aşağı beş yukarı budur. Mısır›da kanlı Sisi darbesini meşrulaştırmak için bin bir takla atan, hapse atılan yüzlerce gazeteciye insan muamelesi yapmayan, darbeye ‘demokrasinin yeniden inşası’ diyen Batı’nın, aynı oyunlarla Türkiye’de seçilmiş iktidarla birlikte demokrasiyi de al aşağı etme çabası uzun süredir devam ediyor.”

Darbe girişiminden sonuç alamayan Gülen PKK ile kol kola operasyon çekmeye devam ediyor. Bu lanet hareketin DAİŞ’in de yakın müttefiki olduğunu düşünüyorum.  Sınırdaki jandarma, MİT’teki sızma elemanlar, polis, İçişleri ve Dışişleri’ndeki militanları sayesinde sadece haber sızdırma değil aynı zamanda senaryo da yazıyorlar. Sınır hattından sorumlu komutanların neredeyse hepsi FETÖ’den hapiste. Dışişleri’ndeki FETÖ operasyonlarını hatırlayın. O sızdırılan meşhur dinleme kaydı bile FETÖ’nün Dışişleri›ndeki operasyonel gücünü göstermeye yeter. Şu anda Türkiye’nin yumuşak karnı Irak ve Suriye’dir. FETÖ burada Batı tarafından görevlendirilmiş bir taşeron olabilir mi? Cevabınız evet ise, ABD FETÖ’yü Türkiye’ye teslim eder mi?

Devlet, 15 Temmuz darbe girişiminin taşeronu ve yerli unsuru olarak nasıl ki FETÖ’yü deşifre ettiyse, aynı şekilde DAİŞ ve PKK ile olan ilişkisi üzerinde de kafa yormalı ve ne yapıp edip Suriye’de güçlenen PYD’nin de gücünü kırmalıdır.

Not: Gaziantep Şahinbey ilçesi terör saldırısı 50 ölü ve 73 yaralı…

15 Temmuz darbe girişiminin milletten tokat yemesi, anlaşılan darbe severlere ders olmamış. Tanklarını, zırhlı araçlarını kışladan çıkartamayanlar PKK, DAİŞ ve PYD ile birlikte hareket edip metropol kentlerde canlı bomba patlatıyorlar. Bu yazı kaleme alındığında Gaziantep-Şahinbey ilçesinde Kürtlerin yaşadığı bölgede gerçekleşen canlı bomba eyleminde 50 ölünün, 73 kadar yaralının olduğu Gaziantep Valiliğince açıklanmıştı. Henüz teyit edilmedi ancak saldırıyı DAİŞ’in gerçekleştirdiği yönünde kanaat var. Kim yaparsa yapsın, bu saldırı 15 Temmuz’un yansımasıdır.  Bu ülkeyi bu şekilde parçalayacaklarını zannedenler, bizi sokağı tutmaya zorlamasınlar.

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle