Anoreksiya, genel olarak zayıflama hastalığı olarak tanımlanabilmektedir. Yapılan araştırmalar, anoreksiyanın genellikle 15-19 yaş arası gençlerde görüldüğünü ve son zamanlarda Türkiye'de çok arttığını göstermiştir. İşte, ölümcül olabilen anoreksiya hastalığı ile ilgili tüm bilinmeyenler...
Sıfır beden olmak için zayıflama tutkusuna kapılan gençler, anoreksiya tehlikesi ile karşı karşıya kalabiliyor. Anoreksiya, bireyin kendi bedenini algılamasının bozulması ve kendini kilolu görmesi olarak tanımlanıyor. Kişi, beslenmeyi reddediyor ve aşırı derecede kilo kaybına uğruyor. Uzmanlar ise, dikkat edilmediği takdirde anoreksiya hastalığının ölümcül olabileceğini söylüyor.
Hastanın psikolojisi nasıl değişiyor?
Kişi, kilo almaktan korkan ve ince kalma fikrine takıntılı bir kişilik sergiliyor. Normal kilosunun çok altında olmasına rağmen, sürekli daha ince olmayı düşünüyor. Bu fikre kendini öyle alıştırıyor ki; etraftan gelen gerçekçi uyarıları dinlemeye bile tahammül edemeyip, sinirleniyor. Anoreksiya bir yemek ve kilo problemi dışında, kişinin duygusal problemlerine çözüm aradığı bir yol olarak ortaya çıkabiliyor.
Tedavi edilmezse kişi ne gibi sağlık problemleri ile karşılaşıyor?
Yağ dokusunun çoğu kayboluyor ve buna bağlı olarak kas erimesi, vitamin yetersizliği, vücutta su kaybı, üşüme, kabızlık, uykusuzluk ve ödem oluşuyor. Kalp hastalıkları, tansiyon düşüklüğü ve kolesterol yükselmesi da görülebiliyor ve bunlar kişiyi ölüme kadar götürebiliyor. Uzun süre devam ederse, anoreksiya beyinde ve sinir sisteminde kalıcı hasarlara yol açabiliyor.
Tedavisi mümkün mü?
Uzmanlar, yeme bozuklukları tedavisinin zor olduğunu ve mümkün olduğunca profesyonel bir yardım alınması gerektiğini söylüyor. Uzmanlara göre en iyi tedavi yöntemi tıbbi, psikolojik ve beslenme konsültasyonunu içeren kombine bir çalışma ile gerçekleşiyor. Anoreksiyalı kişi tehlikede olmadığına ve yardıma gerek duymadığına inanıyor, bulimialı kişi ise sorunun farkında olabiliyor ama tekrar kilo alma korkusu ile tedavi görmek istemiyor. Tedavi süreci birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebiliyor. Ancak tedaviden sonra da tekrarlayabiliyor ve hala bir sorun olmaya devam edebiliyor.