Bunlar, şu anda birer teori olarak ortaya konmuş, bilim-kurgu hayallerin ürünü fantastik bir faraziyeden ibarettir. Ayet ve hadislerde böyle bir şey açık olarak söz konusu değildir. Ancak:
Eğer maddi fenler ve teknoloji sahasında da, Allah böyle bir imkanı insanlara lütfederse, bu yine de gaybı bilme anlamına gelmez. Çünkü Kur'an'ın bilinmez dediği gayb, Allah'ın mutlak ilminde olan gaybdır. Allah bildirmezse bunu kimse bilemez.
Manevî sahada derinleşen evliyaların, ruhânî yolculukları esnasında hem geçmiş hem de gelecek zamanda seyahat ettiklerine dair bolca misallerini İslamî literatürde görmek mümkündür.
Ancak, peygamberlerin ve evliyanın geleceğe ait haberler verdikleri bilinen gerçeklerdir. Bu gibi haberler de ancak Allah'ın bildirmesiyle mümkün olmuştur. Kaldı ki, eskiden bazı kâhinlerin gelecekle ilgili verdikleri haberlerinin kaynağı, göklerde hadiseleri konuşan meleklerden kulak hırsızlığı yaparak aşırdıkları sözler olduğunu bize bildiren hadisler vardır.
Ayrıca, atmosferin şartlarını değerlendirmek suretiyle yağmurun geleceğini tahmin edildiği gibi ve bu gaybı bilmek olmadığı gibi, bilimsel olarak bazı ipuçları kullanarak bazı konularda doğruya yakın tahminler yürütmek de gaybı bilmek değildir.
(Sorularla İslâmiyet)