Gazetemiz Genel Yayın Koordinatörü ve yazarı Hasan Karakaya’nın vefatı basın camiasını üzdü. Kendisini tanıyanlar ve birlikte çalışan gazeteci arkadaşları, Hasan Karakaya’nın ümmetin sesi olduğunu, cenaze namazında herkesi bir arada topladığını belirterek, “Adam gibi adamdı.. Her zaman dimdik durdu, Hakkı yılmadan savundu. Cesur, celalli bir gazeteciydi. Normalde ise müşfik, hoş bir insandı” dediler.
HARUN SEKMEN - MUHAMMED EMİN - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte katıldığı Suudi Arabistan gezisi esnasında geçirdiği kalp krizi nedeniyle, ‘hakka yürüyen’ Akit Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Hasan Karakaya ağabeyimizi, İmam Hatip Liseleri Mezunlar ve Mensupları Derneği (ÖNDER) Onursal Başkanı İbrahim Solmaz anlattı. “Biz bugün mücadeleyi kazanmışsak ve imam hatip okulları varsa, Akit Gazetesi’nin ve Hasan Karakaya ağabeyin emekleri yadsınamayacak kadar çoktur” diyen İbrahim Solmaz, “O bir mücadele ve dava adamıydı’ dedi. İbrahim Solmaz, Hasan Karakaya’nın 28 Şubat döneminin en karanlık ve en baskıcı günlerinde, imam hatiplilerin ve başörtülülerin yanında durduğunu söyledi.
Solmaz, Hasan Karakaya’nın 28 Şubat darbesine karşı direnen en net, en dik ve en sembol isimlerin başında geldiğini hatırlatarak, “Hasan Karakaya, zalime yavuz mazluma yunustu. Bazen öyle olurdu ki, imam hatiplilerle alakalı manşetleri bizle istişare ederek atardı. Bu o dönem için nasıl zor ve imkansız bir davranış olduğunu, o karanlık süreci yaşayanların bilir” ifadelerini kullandı. ÖNDER Başkanı Solmaz, Hasan Karakaya’nın, Müslümanca yaşadığını ve Peygamber Hz. Muhammed’in (sav) izinden gittiğini söyledi. İbrahim Solmaz, başta ailesi olmak üzere Akit camiasına ve okurlarına başsağlığı taziyelerinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanı ve Star gazetesi yazarı Yiğit Bulut: “Gerçekten zor günlerin adamıydı, davanın direklerinden biriydi... Adam gibi adamdı HASAN ABİ... (…) Espri yapar, çok güzel güler gerektiği zaman da “mesajı verirdi”... (…) Birçok yere gittik beraber, gördük, yorumladık, şaşırdık, düşündük... Hasan Abi’den çok şey öğrendim... Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi “YOL ARKADAŞIYDI”... Davanın direklerinden biriydi... Yıkılmadı, fikirleri, öğrettikleri, bıraktıkları DİREK olmaya devam edecek... (…) Arkadaştı, dosttu... Her şeyden önemlisi ADAM GİBİ ADAMDI HASAN KARAKAYA (…) Yerin dolmaz Hasan Abi’m, seni her zaman sevgiyle, rahmetle, minnetle ve özlemle hatırlayacağım…”
HASAN KARAKAYA’NIN YAZILARINDAKİ ÜSLUP İŞTE O “HERVELE” RUHUYDU
Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni ve Star gazetesi yazarı Hasan Öztürk: “Aslında Ne Oldu” isimli programı uzun süre birlikte yaptık, Ülke TV’de. Ve her program öncesi odama girdiğinde mutlaka elinde notları olurdu. İşini çok önemserdi. Hal böyleyken, hiç gocunmadan, hiç yüksünmeden bir başkasından yaptığı alıntıları da Akit’teki köşesine Ayna’ya taşırdı.(…) Gazeteciler çoğunlukla egoları yüksek, kıskanç tiplerdir. Hasan Abi ise bu konuda gençlerin elinden tutan onlara ön açan yönü ile bize hep bir örnek olmuştu.
(…) Hazreti Peygamber’in, müşriklerin Müslümanları zayıf görmemesi için “Hervele”yi emrettiğini biliyoruz. Hervele Efendimizin sünnetidir! Çalımlı, biraz dik başlı, kısa ama koşar adım Safa ve Merve arasındaki yeşil çizgilerde yürümenin adı hervele. Hervele, biz Müslümanların düşmanlarımıza karşı duruşumuzun da işaretidir aslında. Hasan Karakaya’nın yazılarındaki üslup işte o “hervele” ruhuydu. Hazreti Peygamber’in, “Kibir Müslümana yakışmaz. Ama bu hal müstesna” dediği halin aynısı yani. Bizi sünepe gibi görüp üzerimize üşüşenlere gerektiğinde en sert cevabı veren oydu.
Tıpkı hervele yapar gibi.”
Bugün Gazetesi Ankara Temsilcisi Fatin Dağıstanlı: “Hasan Karakaya da işini, mesleğini, gazeteciliği sevenlerdendi. “İlle de gazetecilik” diyenlerdendi. Üstat Şinasi Nahit “Gazeteci olunmaz, doğulur” dermiş. Hasan Karakaya, gazeteci olarak doğan yazılı ve görsel medyadaki ender isimlerden birisiydi. Hasan Karakaya hiçbir yazısını para için yazmadı. Yazısının para edip etmediğine değil, ümmete, cihada ne oranda katkı yapıp yapmadığına baktı. Adrese teslim yazılar yazdı. Samimiydi, ihlas sahibiydi. Ümmetin sesi oldu. Basınç altında sakin kalmayı bildi. İnsanların sadece yazdıklarından değil sustuklarından da sorumlu olduğu bilinciyle hareket etti, susmadı, konuştu. Anlattı, yazdı.(…)”
HASAN KARAKAYA, KÜÇÜK DEV ADAM
Star Gazetesi yazarı Sibel Eraslan:“Hasan Karakaya: Küçük dev adam (…) 1999-2011 yılları arasında Vakit/Akit Gazetelerinde Hasan Ağabey’in yazım kadrosunda kalem tutma bahtiyarlığını yaşamış birisiyim. (…) “Hasan Karakaya, tanıdığım en güçlü santrafordur (…) Yazım tarzı, Avukat Verges’i andırır, saman kağıda kurşun kalemle yazar, daktilosu matkaptır, her yazısı “savunma saldırıyor” stiline çıkar. Ben onu tanımazdan evvel, boyu iki metre civarında pehlivan endamlı birisi zannederdim. Oysa bir atom karıncayı andırıyor.”
YİĞİT ADAMDI, GİDERKEN HEPİMİZİ BİR ARAYA TOPLADI
Yeni Şafak gazetesi ve TV Net Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül:“Hz. Peygamberin (SAV) huzurunda güzel bir veda ile gitti. Allah ona, o yiğit adama rahmet etsin. Hasan Abi’yi, (Karakaya) Fatih Camii’nden uğurladık (…) Güzel bir ölümle ayrıldı aramızdan. Ve giderken hepimizi bir araya topladı. (…)”
BİLDİĞİ, İNANDIĞI DOĞRULARI SAVUNDU
Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Kelkitlioğlu: “Hasan Abi, (…) hiçbir zaman rüzgar nereden estiyse o tarafa gitmedi. Bildiği, inandığı doğruları, kendi üslubunca yazdı, savundu”
Yeni Şafak gazetesi yazarı Yusuf Kaplan: “Her zaman dimdik duran Hakkı, yılmadan savunan Hasan Karakaya Medine’de vefat etmiş! Allah rahmet etsin.”
HEP KARARLI, AZİMLİ, İNANÇLI VE CESURDU
Milat gazetesi yazarı Mehmet Nuri Yardım: “Senenin ilk günü gazeteci yazar ağabeyimiz Hasan Karakaya’yı ebedî âleme yolcu ettik. Fatih Camii avlusu ağzına kadar cemaat doluydu. Tekbirler, tehliller ve dualar ardı ardaydı. Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın vefası çok değerliydi. Merhumla 1985-86 yıllarında Türkiye gazetesinde birlikte çalışmıştık. Hep kararlı, azimli, inançlı ve cesurdu. Bu çizgisinden hiç sapmadı.”
‘HAYATINI’ MESLEĞİ YAPMIŞ BİRİYDİ
Star gazetesi yazarlarından Mustafa Kartoğlu: “Okul yıllarında yeni tıraş edilmiş kurşun kaleminin kokusunun peşinden yürümüş, üstüne matbaadan çıkan dergi/gazete kokusunu da içine çekmiş, haliyle ‘hayatını’ mesleği yapmış biriydi.
Kaynak: Yeni Akit Gazetesi



