Yunanistan’ı Osmanlı tokadı hizaya getirir
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Türkiye’ye karşı gerilim politikası yürüten Yunanistan’ın askeri jetlerimizi tacize kadar varan küstahlığı tepki toplarken, tüm sözleşmelere aykırı girişimlerde bulunmaya devam ediyor. Erdoğan’dan “İzmir’e dökme” mesajı gelirken, Tarihçi Yılmaz Altunsoy, Atina’ yı ancak Osmanlı şamarının hizaya getirebileceğini söylüyor.
500 yıl bir vali ile yönettiğimiz Yunanistan, geçmişte kışkırtılıp gazına geldiği Haçlı Batı’nın tahrikleriyle yine bize meydan okuyor. Delicesine savundukları Lozan Anlaşması’nı delik deşik edip Ege’deki 23 adanın 18’ini silahlandıran, 3 mille sınırlandırılan deniz hududunu 6 mile çıkaran, Batı Trakya Türk azınlığına ait okulları birer birer kapatan, azınlık okullarında eğitim lisanını Yunanca olarak dayatıp Türkçe’yi unutturmaya çalışan, müftü seçimine karışıp zorla atama yapan, vakıf gelirlerine çöken, isminde ‘Türk’ ibaresi geçen STK’lara kuruluş izni vermeyen Yunanistan, haydutluğunu Türkiye savaş uçaklarını tacize kadar vardırdı. Son 8 ayda 1.123 defa ihlal ve tacizde bulunan Atina’nın, savaş uçaklarımıza 15 Ağustos’tan bu yana 14 ayrı girişimle 3 bin 372 saniye radar kilidi attığı belirlendi. Rusya’dan aldıkları S-300’leri Girit’e konuşlayıp Türk jetlerine karşı kullanma hadsizliğine kadar varan Atina’ya Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “İzmir’e dökme” mesajı gelirken, tarihçiler Batı’nın şımarık çocuğu Yunanistan’ı ancak Osmanlı şamarının hizaya getirebileceğini söylüyor.
Yunan'ın hedefi İstanbul
Ege Adaları ile ilgili kapsamlı çalışmalarıyla bilinen “Kayıp Cennet 12 Adalar” kitabının Yazarı Uzman Tarihçi Yılmaz Altunsoy, Akit’e yaptığı değerlendirmede, tansiyonu hep Yunan tarafının yükselttiğine vurgu yaptı. “Tarih bir kez daha tekerrür ediyor” diyen Altunsoy, şunları dile getirdi: “Batı’nın kullanışlı maşası Yunanistan 100 senedir elde ettiği suni kazanımları büyütmenin peşindedir. Kurulduğu 1830 senesinde 48 bin km2 toprağa sahip iken, bugün 132 bin km2 toprağa ulaşıp kuzeyde Bulgaristan’a, güneyde Girit Adası ve Kıbrıs’ın yarısına kadar uzanan bir coğrafyaya kadar büyümüş durumda. Yunanistan, Megalo İdea hayalleri peşinde koşan bir ülkedir. Hedefleri İstanbul merkezli bir Rum İmparatorluğu devleti kurmak vardır. Bu kadim politikasıdır. Zayıf olduğu zaman sinen, tırnakları yer tuttuğu zaman saldırgan pozisyona geçen Yunanistan son derece sinsi bir düşmandır.”
Bu hudut değişmeli
Türkiye’nin iki devletle hududunun düzeltilmesi gerektiğini, bunlardan birinin Yunan sınırı olduğunu belirten Yılmaz Altunsoy, şöyle devam etti: “İlk olarak Irak hududumuz, dağların tepesinden değil de 45 km güneye inerek düz bir hat üzerinden geçmelidir. İkinci olarak Yunanistan hududu değişmelidir. Türkiye-Yunanistan arasında Lozan’da çizilen hudut gayri siyasi, gayri insani, gayri ahlakidir. Hiçbir açıdan uygunluğu bulunmamaktadır. Hudut, Türk-Yunan kara sularının arasındaki adalar denizinin ortasında geçmesi gerekir. Diğer yandan, Lozan’da 12 Adanın Yunanistan’a verilmesinde gayri askeri statüde şart koşulmuştu. Ama buna uymuyorlar.
Türkiye'ye kimsenin gücü yetmez
Yine Doğu Akdeniz’e en fazla sahili olan Türkiye’ye mümkün olan en az payı vermeye çalışan Yunanistan, arkasına Batı’yı da almak suretiyle bir propaganda peşindedir. Yunanistan’ın Türkiye’ye meydan okuyacak bir gücü yoktur. Ancak Doğu Akdeniz’de ABD ve NATO’nun menfaatlerine gönüllü olarak alet olan bir ülkedir. Diğer yandan, Türkiye dünyanın en güçlü ordularından bir tanesine sahip. Değil Yunanistan herhangi bir ülkenin Türkiye’yi istila etme şansı yok. Türkiye, Yunan’ı yaptıklarına pişman edecek kabiliyettedir. Radar kilidi atmaları neticesinde ortaya çıkabilecek bir sıcak çatışmada herkes zarar görür. Ancak netice olarak Yunanistan diye bir ülke kalmaz.”
Korkunun ecele faydası yok
Yunanistan’ın borç batağında yüzdüğünü vurgulayan Altunsoy, sözlerini şöyle tamamladı: “Yunanistan’ı maşa olarak kullanan Batı çok iyi biliyor ki; eğer Türkiye, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon yataklarından hissesine düşeni alırsa ve yerli savunma sanayii ile dengeyi de kendi lehine bozmaya devam ederse kontrol edilemez noktaya ulaşacaktır. Ancak korkunun ecele faydası yoktur. Güneş balçıkla sıvanmaz. Allah’ın iradesi, Türk milletini dünyaya nizam verecek bir vasfa yükseltmek yönündedir. Bunu hadiselerin seyrinden anlıyoruz. Sıcak çatışmaya girileceği kanaatinde değilim. Ancak Türkiye gerekirse güç kullanmaktan da çekinmeyecektir.”