Nitelikli büyüme ve istihdam artışının yolu yüksek teknolojili ürün ihracatından geçiyor. Hükümeti bu konuda önemli adımlar atmaya davet eden ekonomistler, Ar-Ge ve inovasyona önem verilmesi; kilogram ihracat fiyatının 1,5 doların ötesine taşınması çağrısı yapıyor.
Milli gelirin ve istihdamın artışı, kaliteli büyümenin formülü ‘yüksek teknolojili ürün ihracatı’ olarak görülüyor. Bu çerçevede hükümet girişimcileri araştırmaya, buluş yapmaya davet ederken ekonomistler de her ortamda Ar-Ge, Ür-Ge ve inovasyona odaklanılmasını; yüksek teknolojili ürün üretimi ile ihracatının arttırılmasını; kilogram birim fiyatının ilk etapta 1,5 dolardan 4-5 dolara çıkarılması gerektiğinin altını çiziyor.
TRENİ KAÇIRMAMALIYIZ
Ekonomi yazarı Özcan Kadıoğlu, istihdam artışı ve ihracata dayalı büyüme için yüksek teknoloji hamlesinin başlaması gerektiğini belirtti. Kadıoğlu, “Dünyanın ileri gelen ülkeleri Sanayi 4.0’ı tartışıyor. Biz de bu konuya odaklanmalıyız. Treni kaçırmamalıyız. Ülkemizin Global İnovasyon Endeksi’nde 42. sırada yer aldığını unutmamalı, kat etmemiz gereken daha epey yol olduğunu anlamalıyız” dedi.
AÇIK 240 MİLYAR DOLAR
Kadıoğlu, yüksek teknoloji ticaretinde 240 milyar doları bulan açığı kapatmak için ülkemizin Sanayi 3.0’ı evresini tamamlaması gerektiğini savunarak “İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan en büyük 500 şirkette yüzde 3 oranında yüksek teknoloji üreten firma olduğunu görüyoruz. Buna istinaden Sanayi 4.0’a telefon veya sim kartı yeniler gibi geçemeyeceğimizi anlamalı, anlatmalıyız” yorumunu yaptı.
KİLOGRAM BİRİM FİYATINI ARTTIRMALIYIZ
Yeniden atılım için yükte hafif pahada ağır ürünlerin üretilip satılmasını öneren Özcan Kadıoğlu, bunun şirketlerin yüksek teknoloji yatırımlarını artırmasına bağlı olduğunu vurguladı.
İhracat kilogram fiyatının 1,5 doların ötesinde olması gerektiğine dikkat çeken Kadıoğlu, şöyle devam etti: “Büyük ölçüde enerji kullanarak ürettiğimiz demir çeliğin kilosunu 0,61 dolara; çimento, cam ve seramik ürünlerimizin kilosunu 0,16 dolara ihraç ediyoruz. Yaş meyve ve sebze ihracatı ekonomimiz için önemli ama burada ihraç fiyatı 0,63 dolar. Otomotiv sanayii bizim ihracatımızın lokomotifi. Fakat kilogram başı ihracat geliri 6,36 dolar. Giyim ürünlerinin kilosu 15,89 dolardan ihraç ediliyor. Tekstil ve tekstil hammaddelerinde bu rakam 4,48 dolar seviyesinde. Makine ve aksamı sanayi ürünlerinde kilogram başı ihraç fiyatı da 5,81 dolar. Elektrik ve elektronik sanayiinde kilogram başına ihraç fiyatının 3,75 dolar olması, teknoloji yerine ağırlık yoğun ürün ihracatı yaptığımızı ortaya koyuyor. 1 kilogram bilgisayarı 600 dolardan, Iphone X akıllı telefonun kilosunu 5 bin 100 dolardan ithal ediyoruz. Bizim ürettiğimiz ve ihraç ettiğimiz elektrik ve elektronik üründen 1,4 ton ihraç edebilirsek ancak 1 akıllı telefonun ithal giderini karşılayabiliyoruz. İşte bu nedenle sadece, ihracat gelirimizin toplamına bakarak ihracatı değerlendirmek yetmiyor. Yani şu aşamada ‘hangi ürünü üretirsek talep görür, hangi ürünün kilogram fiyatı daha gelir getirir’ gibi sorusuna yanıt aramamız gerekiyor.”
YENİ BİR VİZYON ŞART
Ülkemizin inşaat sektörü ile önemli başarılara imza attığına, dev projeler hayata geçirdiğine işaret eden Özcan Kadıoğlu, “Bu başarı bizi bir yere kadar getirdi. Ama daha ileri gidemiyoruz. Bir tıkanma görüyoruz. Şu aşamada yeni bir hamle yapmamız, gelirimizi ve refahımızı arttırmamız için ekonomide yeni bir vizyon şart” uyarısında bulundu. Toplam ihracatın ithalatını karşılama oranının 2017 itibari ile yüzde 67,2 olduğunu kaydeden Kadıoğlu, “Bu oran yüksek teknoloji ihracatında yüzde 19,7 olup mutlaka ve mutlaka yukarı çekilmeli” ifadesini kullandı.
YAPACAK ÖDEV ÇOK
Yüksek teknoloji ihracatının 5,7 milyar dolar olduğunu dile getiren Kadıoğlu’ndan “Birey başına ihracatımız da 59 dolar. Bu rakam Güney Kore’de 2 bin 610 dolar. Demek ki atmamız gereken adım, yapmamız gereken ödev çok. Onun için eğitim ve Ar-Ge reformuna önem verilmeli; gençlerin, üreticilerin, ihracatçıların ardında durulmalı” tavsiyesi geldi.