Daha düne kadar Meral Akşener'e övgüler yağdıran "solcu" isimlerden biri olan Murat Sevinç, Akşener altılı masayı devirince birden bire çark etti.
Daha düne kadar Meral Akşener'e övgüler yağdıran "solcu" isimlerden biri olan Murat Sevinç, Akşener altılı masayı devirince birden bire çark etti.
diken.com.tr'deki yazısında Akşener'e sert ifadelerle yüklenen Sevinç, özetle şunları kaydetti:
"(...) Meral Akşener (...) siyasi hayatımızın en vahim konuşmalarından birini yaptı. Kulaklarıma inanamadım. Sanki dün akşam aynı masada oturup da bir mutabakat metni imzalanmamış gibi, tarihsel referanslar dahil olmak üzere neresinden tutsan elinde kalan, hayli ağır sözcüklerin seçildiği, son derece yıkıcı bir konuşma.
Akşener konuşurken salondaki tezahürat, başka bir âlem.
Hepsi bir yana, masaya tekme atan, müttefikine ‘sıtma’ benzetmesi yapan bir parti liderinin, adaylığına karşı çıktığı siyasetçinin partisine üye iki büyükşehir belediye başkanını adaylığa davet etmesi, hakikaten akıl fikir alır bir durum değil (Üstelik o başkanlardan biri adaylığa soyunsa ertesi gün ceza kesilecek ve adaylığı engellenecek).
Muhterem okur, böyle yazılar genellikle, hayli kalabalık ve örgütlü ‘ben demiştim’ci kitlenin tepeden bakan tespitleriyle karşılanır, deneyimle sabit. Akşener’in ülkücü gelenekten geldiği, zaten baştan beri sorun çıkardığı, sağcılara güvenilmeyeceği, benim bunları yeni mi fark ettiğim, ayol ne saftirik biri olduğum vs.
Akşener’in siyasi geleneği hakkında elbette iyi kötü fikir sahibiyim, buna mukabil zaman zaman kendisine yönelik ‘iktidar ortağı’ nevi suçlamalara katılmadım, bugün de katılmıyorum. Söz konusu iddiaları haksız buluyorum.
(...) Velev ki Altılı Masa’nın kuruluşunda sorun vardı, velev ki herkes gerekli hassasiyeti göstermedi, velev ki aday konusu bugüne dek akıl almaz biçimde konuşulmadı, velev ki CHP ve CHP’liler de çok hata yaptı… Hepsi doğru olabilir. Kabul. Ancak hiçbiri, Akşener’in bugünkü konuşmasına haklılık kazandırmaz.
Çok ilginç bir durum bu, gerekçesi sermaye içi çatışmalar mıdır, bürokrasideki pay kavgası mıdır, müteahhitler mi rahatsız oldu, yoksa parti içi mücadelelerin uzantısı mıdır, bilinmez; kısa süre sonra iktidarda ciddi söz sahibi olacak bir parti ve liderin, hepimizin gözleri önünde kendilerine de büyük zarar verecek böyle bir iş yapmasının nedenini kavramak güç.
Bugüne dek ‘kazanacak aday’ tartışmasını pek umursamadım doğrusu, aklı başında bir adayı desteklerseniz kazanır, desteklemezseniz kazanamaz. Bu Kılıçdaroğlu ya da bir başkası olabilir. Mesele, adayınızın kazanması için çaba harcamayı istemek. Hem, liderlik, parti yönetimini ve tabanı ikna etmeyi, yönlendirmeyi de gerektirmiyor mu? Aksi halde siyasete gerek kalmaz ve adayları anket firmaları belirlerdi. (...)"