Nasırlarına basan AK Parti'yi alaşağı etmek için her türlü aracı meşru gören sözde Nurcular, karaktersizliklerini bir defa daha belli etti.
Nasırlarına basan AK Parti'yi alaşağı etmek için her türlü aracı meşru gören sözde Nurcular, karaktersizliklerini bir defa daha belli etti.
Bediüzzaman'ın takipçisi olduğu iddiasındaki Yeni Asya gazetesi yazarı Ahmet Battal, "Altılı Masa’yı başka hiçbir şey için değilse de sadece bu ideali için desteklemek lazım" diyerek, muhalefetin sözde "Avrupa Birliği üyeliği", özde ise "Batı'ya teslimiyet" vaadine bel bağladı.
İşte, her geçen gün biraz daha savrulan sözde bir Nurcu'nun "yazı" diye karaladığı o hezeyanlar:
"(…) AKP başta demokrattı da sonra mı bu hale geldi yani dönüşüm mü geçirdi yoksa AKP aslında zaten demokrat değildi de kuru temizlemeye verdiği eski “dindar görünümlü devletçi ve despot” gömleğini mi giydi?
Biz ikincisinin doğru olduğu kanaatindeyiz. Delillerimiz de 2001 ve 2002’den…
Bunları neden yazdık?
AKMHP’nin cumhurunun başkanı Erdoğan’ın muhalefete yönelik eleştirilerini alkışlayan generaller konusu muhalefetin gündeminde.
Kemal Kılıçdaroğlu da diğerleri de haklı olarak eleştiriyorlar.
Ama tenkit edilmesi gereken, sadece, bir kısmı “Otuz Ağustos beklentisi” içindeki o paşalar değil.
Aslında muhalefetin üzerindeki silahlı vesayet sadece paşalardan değil, güvenlik bürokrasisinin her tarafından fışkırıyor.
İçişleri Bakanlığına yani Jandarma Genel Komutanlığına ya da Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı birçok tabancalı ya da korumalı bürokratın, sık sık muhalif siyasetçiye ayar verdiğini duyup görüyoruz. Bakanın ya da cumhurbaşkanının da çıkıp onlara “bu iş sizin işiniz değil, işimize karışmayın” dediğini ise ne duyuyoruz ve ne de görüyoruz.
Onların bu yancı ve yanlı yanlışına kapı açan, susan, hatta onları buna zorlayan siyasi iktidar da suçlu ve kusurlu. Elbette hesabını da sandıkta verecek.
Ama bu konular –nedense- iktidarın entelektüellerinin ve taraftarlarının gündeminde yok.
Bilhassa “biz AKP’yi dindar demokrat olduğuna inandığımız için destekliyoruz” diyen ve destek namına oy vermekten ve eleştirenlerin ağzını bantlamaktan başka bir şey yapmayı bilmeyen kırmızı düşkünü fikri kıymetsiz kardeşler sessiz. Çünkü olan bitenden habersiz. Asıl eleştirilmesi gereken bu.
Vesayeti ancak yeniden başlayacak olan AB süreci bitirir. Gerçek demokrasiyi de ancak o süreç getirir.
Altılı Masa’yı başka hiçbir şey için değilse de sadece bu ideali için desteklemek lazım."