FETÖ ile iltisaklı olmaktan ihraç edilen 450 hakimin göreve iadesi, Atatürk Havalimanı’ndaki Millet bahçesi ihale işleminin iptali, Kanal İstanbul projesinin durdurulması, terör sevicilere hak ihlali verilmesi, “Yargı eliyle hesaplaşma” şeklinde yorumlandı.
FETÖ ve dış güçlerin kışkırttığı Gezi olaylarında eylemcilerin eylemleri durdurmak için iptal edilmesini şart koştuğu projeler şimdi bir bir yargı yoluyla iptal ediliyor. 450 FETÖ iltisaklı hakimi göreve eden Danıştay, İBB’nin temyizi üzerine Atatürk Havalimanı arazisinde planlanan Millet Bahçesi ihalesini iptal etti. İBB’nin Kanal İstanbul Projesi’ne ilişkin açtığı davaya bakan İstanbul 11. İdare Mahkemesi de Yenişehir Rezerv Yapı Alanı imar planını iptal etti.
Sorunlu kararlar
Tüm bunlara Can Atalay krizi ve Çağlayan Adliyesi’ne saldırganı teröristlerden birine AYM’nin hak ihlali kararı vermesi toplumu iyice gerdi. Türkiye Adalet Araştırmaları Merkezi (TÜRKAD) Başkan Yardımcısı Avukat Hadi Dündar, konuya ilişkin Akit’e yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Son günlerde yargılama makamlarının verdikleri kararların sorunlu ve sıkıntılı oldukları tartışmasız bir gerçektir. Bu kararların kamu yararı taşımadıkları kesindir. Yargıda bu kadar çelişkili kararların olması yargıda bir el tarafından müdahale edildiği izlenimini güçlendirmektedir. Siyasi iktidarı dizayn etme ya da millet iradesini kabul etmeyip Türkiye’yi uluslararası arenada zayıf düşürme ve gösterme çabası ile yapılmış ise yapanların derhal görevden alınmaları ve işin peşinin bırakılmaması gerekir. Adalet Bakanlığı ve HSK’nın ilgili çalışmaları yapacağından hiç şüphemiz bulunmamaktadır.”
Avukat Adem Ay da, şunları söyledi: “Yargılamalar Kanunun özüne ve sözüne uygun bir şekilde yapılması gerekmektedir. Yargıda eşitlik ilkesi çerçevesinde verilen kararların birbirleriyle çelişmemesi Türk Hukuk sisteminin en temel taşını oluşturmaktadır. Aynı mahkeme birden fazla karar vermiş ve verilen kararlarında aynı olaylara karşı farklı kararlar vermişse o zaman yargıdaki birlik bozulmuş ve bir yargı karmaşası ortaya çıkmıştır. Biz hukukçular adaletin tesisine kadar mücadele etmeye devam ederiz ve etmeliyiz de… Ta ki hak, hak sahibine iade edilene kadar. Ya da mazlumların, şehitlerimizin, yetimlerimizin, mağdurlarımızın, hatta ve hatta sanıkların dahi hakları iade edilene kadar mücadelemize devam etmeliyiz.”