CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi, katıldığı bir programda partisi iktidara geldiğinde belediye başkanlarının da milletvekilleri gibi dokunulmazlık zırhına büründürüleceğini açıkladı. Çiftçi, "Bizim iktidarımızda belediye başkanları da dokunulmaz olacak" sözleriyle yerel yönetimlerde radikal bir değişikliğe gideceklerinin sinyalini verdi.
Bu açıklama, akıllara halihazırda yargı süreci devam eden veya çeşitli iddialarla gündeme gelen CHP'li belediyeleri getirdi. Kamuoyunda oluşan genel kanaat, böyle bir düzenlemenin yerel yönetimlerde denetimi imkansız hale getireceği yönünde. Eğer bugün CHP iktidarda olsaydı ve bu dokunulmazlık zırhı devrede olsaydı;
Yolsuzluk ve suç dosyaları rafa kalkacak?
- Ekrem İmamoğlu hakkındaki suç örgütü iddiaları ve ilgili dosyalar gün yüzüne çıkmayacaktı.
- Uşak Belediye Başkanı'nın tutuklanmasıyla sonuçlanan süreçler hiç yaşanmayacak, adalet yerini bulamayacaktı.
- Antalya Belediye Başkanı hakkındaki şahsi ve siyasi etik dışı iddialar ile yolsuzluk dosyaları sümen altı edilecek, usulsüzlükler devam edecekti.
- Manavgat Belediye Başkanı'nın baklava kutuları içerisinde rüşvet olarak aldığı iddia edilen dolarlar, dokunulmazlık kalkanı sayesinde sorgulanamayacaktı.
Sadece yargılanacak ama makamında kalacak
Mevcut sistemde suç işlediği şüphesi bulunan belediye başkanları yargı önüne çıkarılabiliyorken, CHP'nin vaat ettiği düzenleme ile belediye başkanları görev süreleri boyunca dokunulmaz olacak. Bu durum, suç işleyen bir başkanın hem yargılanmasının önüne geçilmesi hem de görevine devam ederek "rezilliklerine" ve halkın kaynaklarını sömürmeye devam etmesi anlamına geliyor.
Hukukçular ve siyasi analistler, yerel yönetimlerin doğrudan halka hizmet birimleri olduğunu ve en yüksek düzeyde denetime tabi tutulması gerektiğini vurgularken; CHP'nin bu vaadi, "belediyelerde denetimsiz bir güç odağı oluşturma çabası" olarak değerlendiriliyor.

