• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Yabancı tabelalar kültürel tehdit

Yeniakit Publisher
2018-11-27 13:04:00 - 2018-11-28 17:44:06
Yabancı tabelalar kültürel tehdit

Yabancı seviciliği kadim kültürel dokumuza hasar verecek hale geliyor... Butik, kafe, lokanta, restoran, market gibi kuruluşların ekserisini hakimiyeti altına alan, küçük esnafa kadar sirayet eden yabancı tabelalar rahatsızlığa sebep oluyor.

Yabancı kökenli kelimeler mağazaların tabelalarını istila etmeye devam ediyor. Başta AVM içerisindeki mağazalar olmak üzere kafe, lokanta, restoran, market gibi kuruluşların ekserisini hakimiyeti altına alan, küçük esnafa kadar sirayet eden yabancı kelimeli tabelalar büyük rahatsızlığa sebep oluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “tahammül sınırlarını aştığını” söylediği özellikle İngilizce ağırlıklı tabelalarla ilgili kalıcı çözümlerin getirilmesi bekleniyor.

Kültürel tehlike

Türkiye’de yabancı kökenli veya ithal ürünlerdeki yabancı isimlerin yanı sıra, yerli markalar da yabancı isimlendirmelerle piyasaya çıkmaya başlamış durumda. Kimi firmalar ürünlerinin yurt dışına ihraç edildiği için marka ismini yabancı isimle belirledikleri savunmasını yapıyor. Çoğunlukla yabancı özentisine dayanan ve özellikle tabelalarda adeta egemenlik kuran Avrupai kavramlar, Türkçemizi gölgede bırakıyor. Şehir Araştırmacısı Fahri Sarrafoğlu, bu durumu “kültürel tehlike” olarak yorumluyor.

 

İstila ediyorlar

Akit’e konuşan Şehir Araştırmacısı Fahri Sarrafoğlu, “Bu konu basit bir tabela durumu değildir” diyerek şu ifadeleri kullanıyor: “Kültürel ve sosyal açıdan uzun vadede büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalabiliriz. Yabancı tabelalar -o da kısıtlı bir şekilde- ancak turistik yerlerde bulunabilmeli. Diğer haliyle kadim kültürel dokumuza hasar verecek hale doğru ilerlemektedir. Günümüz teknolojisinde tabelalar artık şehirlerin ikinci kimliği gibidir. İnsanları sokak ve caddelerde veya AVM gibi merkezlerde karşılar, hem gündüz hem akşamları bariz şekilde öne çıkar, özellikle akşamları ışıklandırmalı şekilde çok dikkat çekerler. Örneğin İstanbul’a gelen bir yabancı, yarım saat gezinse Türkiye’de olup olmadığı konusunda emin olmayabilir, yabancı tabela istilası o kadar ileri derecelere ulaşmıştır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu husustaki hassasiyetinin çok önemli olduğunu vurgulayan Sarrafoğlu, “Mesela Cumhurbaşkanımız ‘Arenamega’ isimli bir spor salonu isminin değiştirilmesi gerektiğini dile getirerek o mekanın adının bir edebiyatçımızın ismiyle değiştirilmesini sağlamıştı. Katıldığı birçok açılışta da buna dikkat çekti. Örneğin Londra’ya veya Paris’e gitseniz orada başka dillerin merkezlerdeki dükkan tabelalarına hakim olduğunu göremezsiniz. Sadece saray girişlerinde vardır.

Bizde de Topkapı gibi, Dolmabahçe gibi turistik yerlerde olabilir bu tür yabancı kelimeli tabelalar. Ama Fatih’te, Taksim’in göbeğinde, Etiler’in en işlek yerlerinde bu tür tabelalara ne gerek var? Yabancı tabelalar turizm bölgesi dışına taştığı zaman rahatsızlık boyutuna ulaşıyor” diyor.

Sarrafoğlu, eczane ve kozmetik sektörünün neredeyse tamamının yabancı kökenli marka isimleri olduğunu, bazı kutularda neredeyse hiç Türkçe tabirin bulunmadığına değiniyor.

Türk Standartları Enstitüsü’nün getirdiği tabelalardaki yüzde 25 Türkçe kriterini aşan bir sorunun var olduğunu belirten Sarrafoğlu, “Çünkü tabelalarda direkt yabancı kelimeler yer alıyor. Dükkan isimleri de bu şekilde belirleniyor. Yıllarca yerli isimle iş yapan kuruluşlar yenilik gibi bir durumda ismini yabancı kökenli bir kelimeye dönüştürebiliyor” ifadelerini kullanıyor.

Batı özentisi

Batı özentiliğinin de etkili olduğunu kaydeden Sarrafoğlu şunları söylüyor: “İnsanımızla ilgili bir durum da mevcut. Kendimizi tanımamak, küçümsemekten kaynaklanan bir husus da var. Biz o kadar geniş bir kültüre sahibiz ki Osmanlı dediğimiz zaman tarihin 600 yılından bahsediyoruz. Osmanlı örneğinde baktığımızda sokaklarımızda da, caddelerimizde de asırlarca kültürümüzü korumuşuzdur. Ama şimdilerde tabelamızı İngilizce ya da Fransızca bir kelimeyle isimlendirsek çok satacağını zannediyoruz. ‘Popülerlik’ adı altında çok vahim işlere imza atılıyor.

Sarrafoğlu, yetkililerin sadece çözüm mercii olarak belediyeleri işaret etmeksizin kalıcı önlemler alması gerektiğini sözlerine ekliyor.

 

FARUK ARSLAN

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23