242 kişi dinlenmiş ama o 242 kişi kendi aralarında konuşmuş değil. Her biri en az 10 kişiyle konuşsa, o konuştuğu kişiler de dinlenmiş olmuyor mu Ekrem?.. Sen ya anlama özürlü, ya da görevlisin!..
İŞTE O YAZI:
(..) 7 bin kişinin dinlendiğini iddia etmişlerdi. Daha ilk dakikadan akla ziyan komik bir iddia olduğunu ilk mektep seviyesinde matematiği olan herkes anladı, gülümsedi; zira o kadar insanı dinleyecek ne teknik imkân vardı ne de kadro.
Abartılarla baltayı taşa vuranlar daha sonra sayıyı 2 bin 280’e indirerek rezil olmaktan kaçındı. Mecburdular. Ne var ki o kadar insanın da dinlenmediği ortaya çıktı. Başsavcı Hadi Salihoğlu, “Siz de kardeşim bir anda yükleniyorsunuz! Yanlış sayılıyor demek ki...” diyerek yandaş gazetecilerin düştüğü gülünç durumu (ve tabii ki o rakamı onlara veren devlet birimini) kurtarmaya çalıştı.
Hafta içinde Akşam adlı bir gazete hadiseye yeni boyut katarak tarihî iki itirafta bulundu.
(..) İlk defa Selam-Tevhid davasında kanunen dinlenen gerçek rakamı söylemek mecburiyetinde kaldılar: 242. İnsan bu saatten sonra “E birader o mübalağa ve yalana ne gerek vardı?” demeden edemiyor. Umurlarında mı? Sanmam. (..)
EKREM DUMANLI /ZAMAN
Akit Arşiv sayfasından...