• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Vesayet odaları millileştirilmeli

Yeniakit Publisher
2022-10-29 09:53:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Vesayet odaları millileştirilmeli

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın Türk Silahlı Kuvvetleri’ne “kimyasal silah” iftirası attıktan sonra gözaltına alınarak hakkında yasal işlem başlatılması ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın bu tür birliklerle ilgili yeni bir düzenleme yapılacağını duyurmasına ilişkin Akit’e değerlendirmede bulunan Avukat Fetih Ahmet Alparslan, “Düzenleme yapılırken bu oda ve birliklerin kuruluş kanunları ve tüzüklerinin de bir daha ihanet odağı haline gelemeyecekleri bir şekle sokulması vesayetin son kalıntılarından kurtulmak için elzemdir” dedi.

MUHAMMET KUTLU  ANKARA

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın Türk Silahlı Kuvvetleri’ne “kimyasal silah” iftirası attıktan sonra gözaltına alınarak hakkında yasal işlem başlatılması, ardından da Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın bu tür birliklerle ilgili yeni bir düzenleme yapılacağını açıklaması kamuoyunda olumlu karşılandı. Şimdi herkes, bu tür meslek birliklerinin Türkiye aleyhinde çalışan odaklar olmak yerine, Türkiye’nin gelişmesi, kalkınması, daha da ileri gitmesi için çalışan sivil toplum kuruluşlarına dönüşeceği günü sabırsızlıkla bekliyor.

Vesayetin son kalıntılarından kurtulmalıyız

Konuya ilişkin Akit’e değerlendirmede bulunan Avukat Fetih Ahmet Alparslan, “Bu tür odalar ve birlikler, ABD’nin Türkiye’ye nüfuz ederek etki sahibi olduktan sonra dayattığı oluşumlar. Dikkat ederseniz bu tür birliklerin yönetimleri her zaman Türkiye düşmanı ve bölücü anlayıştaki kesimin elindedir. Onlarca yıldır kimse o birliklerin yönetimini değiştiremez. Adeta belli odalar ve birlikler Türkiye düşmanlığı için kuluçka olarak rezerve edilmiştir. Düzenleme yapılırken bu oda ve birliklerin kuruluş kanunları ve tüzüklerinin de bir daha Türkiye karşıtlarının odağı haline gelemeyecekleri bir şekle sokulması vesayetin son kalıntılarından kurtulmak için elzemdir” dedi.

Köhne vesayet odaları tornadan çıkmış gibi

“Özellikle TTB, TMMOB ve TEB, ABD’nin Türkiye’de etkisini ve nüfuzunu artırdığı yıllarda, ABD’nin telkini ve teknik desteği ile hayata geçirilmiş yapılardır” diyen Alparslan şunları söyledi: “Kuruluşlarına baktığımızda, TTB Merkez Konseyi 1953 yılında ABD’nin Türkiye’de çok partili döneme geçişte, iktidarının ilk yılarında yakın durduğu Demokrat Parti iktidarı zamanında İstanbul'da kurulmuştur. Birlik daha sonra yine ABD’nin yaptırdığı 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında yeniden yapılandırılarak 1983 yılında Ankara'ya taşınmıştır. O dönemden bugüne kadar da her zaman azılı muhalif ve aşırı uçlarda yönetimlerin elinde olmuştur. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği de (TMMOB) 7303 sayılı Yasa, 66 ve 85 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerle değişik 6235 sayılı Yasayla, TTB’den bir yıl sonra, 1954 yılında kurulmuştur. TMMOB tüzel kişiliğe sahip, Anayasanın 135. Maddesinde belirtilen kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. Yine her zaman radikal uç sol yapıların elinde bulunan Türk Eczacıları Birliği ise, 2.2.1956 tarih ve 9223 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu ile İstanbul’da kurulmuştur. O tarihte, 1961 Anayasası’nın 122. Maddesi ve 1982 Anayasası’nın 135.Maddesi ile kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanarak Anayasal bir kurum hüviyetini almıştır. Buna göre, Kamu Kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu, kanunla meydana getirilir ve organları kendileri tarafından ve kendi üyeleri arasından seçilir. İdare, seçilmiş organları, bir yargı mercii kararına dayanmaksızın, geçici veya sürekli olarak görevinden uzaklaştıramaz. Meslek kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri demokratik esaslara aykırı olamaz. Görüldüğü gibi, bir ülkenin en önemli çatı kuruluşları, vesayet odaklarının hazırladığı yasa ve tüzüklerle kurulup, ülke yönetiminin hiçbir şekilde etki edemeyeceği şekilde zırhlandırılmıştır. Ondan sonra da vesayet odaklarının belirlediği kadrolar yönetime gelerek Türkiye’ye yabancı, zaman zaman Türkiye’ye karşıt eylem ve söylemlerle devam ede gelmişlerdir. Bu birlikler adeta aynı tornadan çıkmış gibi bir birinin aynısıdır. İşte Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin desteğiyle ilerleyen Cumhur İttifakı, bu köhne vesayet odalarını da millileştirecektir. Bunu yapabilecekleri güç, irade ve halk desteği arkalarındadır.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Rabia Zafer

KESİNLİKLE ÇOK DOĞRU SÖYLŪYOR AYNEN ÖYLE YAPILMALIDIR.

Uğur

Komünistlerden alınırken bunlar bari diğer kurumlar gibi alt oyucu kârlı-muhafazakarlara ve özelikle açgözlü tilkicilere verilmemeli. Ak Partili görünen kârlı muhafazakârlar aslında Gülcü ve Davutçu ve Akşenercidir. Millî görünen tilkiciler ise aslında yine Akşenerci ve Özdağcıdır. Cumhur İttifakı üzerinden devleti Zilletçi kalleş kârlı-muhafazakârlar ele geçiriyor.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23