• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Uzmanından anne adaylarına uyarı: Hamilelik sürecinde bunlara mutlaka dikkat edilmeli!

Yeniakit Publisher
2021-12-22 11:20:00 - 2021-12-22 14:12:34

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Uzmanından anne adaylarına uyarı: Hamilelik sürecinde bunlara mutlaka dikkat edilmeli!

Psikolog Hilal Uzunkaya, anne karnındaki bebeği etkileyen süreci anlattı. “Çocuk terbiyesi doğru eş seçimi ile başlar” diyen Uzunkaya, “ Güvensizlik duygusuyla dünyaya gözlerini açan bebek; huzursuz, kaygılı ve endişeli olacak ve öğreneceği yeni bilgileri bu duygular üzerine inşa edecektir.” şeklinde konuştu.

Gebelik süreci, her kadın için fazla fedakarlık yapması gereken bir süreç olarak değerlendirilir. Psikolog Hilal Uzunkaya, anne adaylarının dikkat etmesi gereken altın kuralları açıkladı. 

“Çocuk terbiyesi doğru eş seçimi ile başlar”

Hamilelik sürecinde anne psikolojisinin önemli olduğuna dikkat çeken Psikolog Hilal Uzunkaya, “Yapılan birçok bilimsel araştırma, hamilelik sürecinin anne karnındaki bebeğe doğrudan etkileri olduğunu gösteriyor. Bir gün Peygamber Efendimize (SAV), sahabeden birisi 2 yaşındaki çocuğuyla gelir. ‘Ya RasulAllah çocuğuma nasıl terbiye verebilirim?’ diye sorar. Efendimiz de ‘Geç kaldınız, çocuk rahmi madere (ana rahmine) düşmeden önce terbiyesiyle ilgilenmeniz gerekirdi’ diyor. Dolayısıyla çocuk terbiyesi doğru eş seçimi ile başlar. Daha sonra sağlıklı bir eş ilişkisi, sağlıklı bir hamilelik süreci ve 2 yaşta tamamlanan beyin gelişimi sürecine gelmeden tamamlanır.”

“Annenin huzursuzluğu bebeğe yansır”

“Çocuğu yetiştirecek, onlara rol-model olacak anne babanın ruh sağlığının yerinde olması, huzurlu bir ev ortamına sahip olmak, dünyaya gelecek bebek için en gerekli ortamdır.” diyen Hilal Uzunkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Rahmi madere düşen cenin için anne sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir gebelik süreci geçirmelidir. Annenin huzursuzluğu, gerginliği ve stresi bebeğin beslendiği kanı dahi olumsuz etkiler. Stresli ve gergin olan annenin kalp atım hızı, kaslarının gergin oluşu bebeğin daha dünyaya gelmeden stres ve kaygı yüklenmesine ve gelişimini bu şekilde olumsuz fiziksel ve psikolojik koşullarda sürdürerek dünyaya kaygılı gelmesine sebep olur.”

“Eşiyle sürekli tartışma ve anlaşmazlık içinde olması, bebeğin özgüvenini etkiler”

Bireyin sağlıklı bir şekilde gelişmesinin temelinin öncelikle anne karnındayken başladığını söyleyen Hilal Uzunkaya, şunları söyledi: 

“Ünlü filozof John Locke, insanın doğduğunda boş bir levha gibi dünyaya geldiğini savunur. Aslında boş bir levha gibi değil, pek çok olumlu veya olumsuz tutum ve duygularımızı kazanarak dünyaya geliyoruz. Nasıl mı?

Çok basit gelebilir belki ama annenin istenilen bir gebelik yaşayıp yaşamadığı, bir anlık bebeğini aldırma düşüncesi ya da hamilelik sürecinde düşük tehlikesi yaşaması, eşiyle sürekli tartışma ve anlaşmazlık içinde olması, bebeğin özgüvenini etkiler. Dünyaya gözlerini açan bebeğin en temel ihtiyacı beslenmek olduğu kadar güvenli hissetmektir de aynı zamanda. Güvensizlik duygusuyla dünyaya gözlerini açan bebek; huzursuz, kaygılı ve endişeli olacak ve öğreneceği yeni bilgileri bu duygular üzerine inşa edecektir.”

“Sağlıklı eş seçimi gelecek nesiller için en önemli ve belirleyici adımdır”

Hatta daha da ilginç olanı annenin bebek sahibi olmadan önceki travmatik yaşantıları bile kümülatif bilinçaltından bebeğe aktarılmakta olduğunu belirten Hilal Uzunkaya, “Yani doğrudan bebek o olayı tecrübe etmese bile annesini kendisinden önce etkileyen böyle bir olayın varlığı bebeği de travmatize edip duygu dünyasını manipüle edebilmektedir. Bu nedenle doğru ve sağlıklı eş seçimi gelecek nesiller için en önemli ve belirleyici adımdır.” şeklinde konuştu. 

“Hamilelik süreci ve sonrası hem çocuk için hem de anne için oldukça yıpratıcı ve yaralayıcı olur”

Evlilik öncesi eş seçiminin çok önemli olduğuna ısrarla vurgu yapan Hilal Uzunkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sorunlu başlayan bir evlilik sorunlu devam eder ve problemli bir evliliğe gelen bebek sorunları daha da artırır. Halk arasında ‘çocuğun olursa sorunlar bite’ inanışı tam tersine oldukça yanlış bir inançtır. Eşler, çocuk sahibi olmadan önce var olan sorunlarını ele alıp, gerekli görüldüğünde aile danışmanı veya bireysel terapi desteği ile sorunlarını çözmeli ve sonrasında çocuk sahibi olmalıdır. Yoksa hamilelik süreci ve sonrası hem çocuk için hem de anne için oldukça yıpratıcı ve yaralayıcı olur.” 

“Sağlıksız bir neslin gelişine sebebiyet verir”

Türkiye’nin geleceği bakımından ‘sağlıklı’ neslin yetişmesinin hayati önem taşıdığını söyleyen Hilal Uzunkaya, şunları söyledi:

“Gördüğü her şeyi kamera gibi kaydeden ve özümseyen çocuk, gelecekte öğreneceği yanlış öğretileri kendi ailesinde tatbik eder ve yeniden sağlıksız bir neslin gelişine sebebiyet verir.” 

“Bebeğiniz sizi hisseder, duyar ve anlar”

“Bir yakınım yıllar önce hamilelik döneminde yaşadığı bir tecrübeyi paylaşmıştı. Bebeğinin çok hareketli olmasından dolayı uyuyamadığını ve çok bunaldığını bir gece O’na ‘Yeter artık! Çok hareket ediyorsun uyuyamıyorum!’ diyerek kızdığını aktardı.” diyen Hilal Uzunkaya, şöyle devam etti:

“Bu konuşmadan sonra bebeğinin günlerce hareket etmediğini söyledi. Bebeği annesinin ses tonundan O’nun kızgın olduğunu ve ne hissettiğini anlamıştı ve O’na tepki olarak hareket etmeyi bırakmıştı. O yakınım, bebeği günlerce hareket etmeyince çok kaygılandığını ve özür dilediğini ve O’na tatlı tatlı konuştuğunu ve bu konuşmadan sonra yeniden hareket etmeye başladığını belirtti. Bebeğiniz sizi hisseder, duyar ve anlar. Buna göre de tepki verir.”

“Her insan kendi içinde bir dünya bir alemdir”

“O yüzden sadece hamilelik sürecinde eşlerin birbirleriyle olan ilişkileri, annenin yaşadıkları değil; annenin de bebeğiyle kurduğu etkileşim O’nun sağlıklı gelişmesini etkiler.” diyen Hilal Uzunkaya, sözlerini şöyle tamamladı: 

“Bu nedenle anne hamile olduğunu öğrendiği andan itibaren gün içinde karnına dokunmalı özellikle 5.aydan sonra bebeğinizin sizi etkin bir şekilde duymaya başladığı zamandan itibaren, O’nunla konuşmalısınız. Sizi duyar ve dinler. Sesinizle iletişime geçmeniz onları rahatlatır. Sizi rahatlatan müzikler de dinleyebilirsiniz; bu bebeğinizin de hoşuna gider, bedeninizi gevşetecek, rahatlatacak fiziksel aktiviteler yapabilirsiniz. Onunla nasıl bir dünyaya geleceğini, onu ne kadar sevdiğinizi, merak ettiğinizi, kucağınıza sağlıkla almak istediğinizi, doğduktan sonra birlikte neler yapacağınızı konuşabilirsiniz. Her insan kendi içinde bir dünya bir alemdir. Dünyaya getireceğiniz yeni bir can için yeni bir dünya için denemeye değer…”



Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23