Yeni yasama yılının açılmasını değerlendiren STK temsilcileri, Meclis’ten bu yıl içerisinde yeni anayasa beklediklerini söylediler. Sivil yeni anayasa için kaybedilecek vakit olmadığını belirten hukukçular, mecliste bir uzlaşma sağlanamaması durumunda AK Parti’nin kendi anayasa teklifini getirmesini istedi.
ÖMER FARUK ŞAHİN / ANKARA - Geçtiğimiz gün gerçekleştiren 26’ıncı Dönem Yasama Yılı açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Mümkünse, yeni bir anayasayı süratle hayata geçirmeliyiz. Anayasa değişikliği konusunda süren çalışmaları olumlu bir adım olarak değerlendiriyorum” ifadelerini kullanmıştı. TBMM Başkanı İsmail Kahraman ise, “Önceliğimiz yeni anayasa yapmaktır” sözleriyle sivil anayasaya dikkat çekmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve TBMM Başkanı Kahraman’ın yeni anayasa vurgusuna toplumun bütün kesimlerinden destek yağdı. Konuya ilişkin Yeni Akit’e değerlendirmelerde bulunan STK temsilcileri Meclis’e düşen en önemli görevin ivedikle yeni anayasayı çıkarmak olduğunu kaydettiler.
TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞME İÇİN YENİ ANAYASA ŞART
Yeni anayasaya olan ihtiyacın göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çizen Hukukçular Derneği Başkanı Mehmet Sarı, “Yeni anayasa toplumsal sorunlara cevap verecek şekilde yeniden ele alınmalıdır. Bu kapsamda toplumsal bütünleşme için yeni anayasanın şart olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir. Geçen yasama yılı itibari ile verilen yeni anayasa sözü maalesef ana muhalefetin şüpheci, ötekileştirici ve hatta töhmet altında bırakan yaklaşımları sonucu sekteye uğradı. Bu bakımdan muhakkak suretle toplumun beklentileri bakımından bu ülkeyi ortak bir geleceğe taşıyacak ortak bir yapıyı kurmamız gerekiyor” diye konuştu.
GELECEĞE GÜVENLE BAKAN BİR ANAYASA İSTİYORUZ
Darbe dönemi anayasasının getirdiği yasal zeminin zorluklarına dikkat çeken TİMAV (Türkiye İmam Hatipliler Vakfı) Başkanı Ecevit Öksüz ise, “Cumhurbaşkanımızın bu konudaki kararlılığı ile yeni anayasa çalışmaları gündemde. Mevcut anayasa yerini kişi hak ve hürriyetlerinin korunduğu, inanç özgürlüklerinin yaşandığı ve geleceğe daha güvenle bakan bir anayasaya bırakmalı. Bununla birlikte normalleşme sürecine ilişkin kazanımların daha yerleşik hale gelmesi gerekliliği göz ardı edilmemeli. Yeni anayasada elde edilmiş olan din, dil eğitimi ve dini kurumların hak ettiği şekli ile yer alması gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.
YENİ ANAYASA TÜRKİYE’NİN ÖNÜNÜ AÇMALI
ÖGESEN (Öğretim Elemanları Sendikası) Genel Başkanı Vahdet Özkoçak da, “Yeni anayasa bizim için şart, darbe dönemi anayasası ile yerli ve milli üretim yapmak neredeyse imkansız. Yeni anayasanın hızlı bir şekilde ve 3 partinin de mutabakatı ile Türkiye’nin önünü açacak bir şekilde gelmesi gerekiyor. Bu süreci hızlandırmak için atılan adımlar sınırlı kaldı. Umut ediyoruz ki; yeni anayasanın tamamının süreci daha da uzatmadan yeni yasama yılı içinde hazırlanması gerekiyor” dedi.
PARTİLER 7 MADDE ÜZERİNDE ANLAŞTI
Öte yandan TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı, AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop, AK Parti, CHP ve MHP’nin yürüttüğü anayasa çalışmasına yönelik açıklama yaptı. Partilerin 7 madde üzerinde anlaştıklarını belirten Şentop, özellikle askeri yargıya ilişkin maddelerin önemine değinerek, bunların daha önceki dönemde de uzlaşılan hususlar olduğunu bildirdi. Şentop, önce askeri yargının daha sonra da askeri Yargıtay ve askeri yüksek idare mahkemesinin kaldırıldığını belirtti. Bunun önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan Mustafa Şentop, özellikle askeri yargı kısmının önemine işaret ederek, Türkiye’de idari yargı kolu, Yargıtay’da toplanan medeni yargı kolu, Danıştay’da toplanan yargı kolu, askeri idari yargı kolu, askeri ceza yargısı ve uyuşmazlık mahkemesinin bulunduğunu kaydetti. Şentop, bu kadar fazla yargı kolu olan bir ülkenin bulunmadığını belirterek, askeri kısmını kaldırarak, bu kolları azalttıklarını vurguladı. “Yargıyla ilgili daha çok maddede anlaşma olabilirdi” ifadesini kullanan Mustafa Şentop, herkesin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’ndan (HSYK) şikayet ettiğini ancak yerine ne geleceği konusunda ise anlaşmazlıklar bulunduğunu anımsattı. Şentop, üye seçimi ve seçimlerin niteliği konularında farklı görüşler de ortaya atıldığını aktardı.