Yeni Şafak gazetesi yazarı İhsan Aktaş, Türkiye'deki siyasi dengelerin ve AK Parti'nin yerel seçimlerdeki performansının gelecekteki politik manzarayı nasıl şekillendireceğini ele aldı. AK Parti'nin stratejileri ve halkla olan ilişkilerinin, partinin uzun vadeli başarısında belirleyici olacağına dikkat çeken ünlü anketçi Aktaş, yazısında özetle şunları kaydetti:
Yeni Şafak gazetesi yazarı İhsan Aktaş, Türkiye'deki siyasi dengelerin ve AK Parti'nin yerel seçimlerdeki performansının gelecekteki politik manzarayı nasıl şekillendireceğini ele aldı. AK Parti'nin stratejileri ve halkla olan ilişkilerinin, partinin uzun vadeli başarısında belirleyici olacağına dikkat çeken ünlü anketçi Aktaş, yazısında özetle şunları kaydetti:
"Seçmen, 2024 yerel seçimlerinde CHP’ye oy verdi fakat AK Parti’yle konuşmayı tercih etti. Mesajı bütünüyle AK Parti’ye vermiş oldu. CHP’nin seçim sonrası suskunluğu, beklenmedik oy artışının yükünü ve sorumluluğu anlamaya çalışması ile ilgilidir.
AK Parti siyasetinin sihri Erdoğan’ın ifadelendirdiği, konuşulduğu zaman siyaset bilimcilere basit gelen fakat siyasetin tüm inceliklerini içinde barındıran ‘taban demokrasisi’dir.
(...) *İktidara geldiği günden bugüne kadar seçmenin yüzde 65’i bir defa olsun AK Parti’ye oy vermiştir. Birçok araştırmada “AK Parti’ye oy verebilirim” diyenlerin oranı yüzde 50’yi muhafaza ederdi. 15 Temmuz hain darbe girişim sonrası bu potansiyel yüzde 55’lere tırmanmıştı. Bugün AK Parti’nin oy alabilme marjında ciddi bir daralma söz konusu. Bütün siyaset üretim konuların dışına marj genişletmenin toplumun bütün kesimleriyle konuşmanın yol ve yönetimi aramak birçok başlıktan daha önemli hale gelmiştir.
*Bugün CHP’ye oy veren seçmenin üçte biri, ekonominin iyileşmesi halinde “tekrar AK Parti’ye oy verebilirim” eğilimindedir.
*Seçim değerlendirmelerinde yüzde 70 ekonomi, yüzde 30 diğer sorunlar olarak gözükmektedir. Bu denklem o kadar ilginç bir denklem ki geleceğe dair siyaset oluştururken bir mesele diğer bir meselenin üstünü örtmemelidir. Siyaset, hükümet ve ekonomi her bir mesele kendi içinde hakkaniyetli bir şekilde ele alınmalıdır. Bir yönüyle yüzde 30 mekanizması iyi işlediğinde belki de yüzde 70’lik sorun ortaya çıkmayacak.
*AK Parti, toplumun bütün kesimleri ile konuşan, akademik çevrelerle sürekli diyalog halinde olan, milletin var olan sorunlarıyla birlikte yaşayan bir parti idi. Siyaset üreterek, milletin bütün dertlerine derman olan bir mekanizmaya sahipti. Tekrar o noktaya gelebilir.
Bir iktidar partisinde siyaset yapmanın ağır zorlukları vardır. Siyaset üretip, ülke yönetim misyonu ki bu misyon Erdoğan misyonudur. Zamanla iktidara alışmış bir zümre tarafından iktidar paylaşımına dönüşebilir. Siyaseti iktidar paylaşımından ibaret görenler Erdoğan misyonunun en büyük muarızıdır. AK Parti’nin kılcal damarlarından gelen talepleri gölgeleyenler de bu zümredir.
Bu milletin bugün için CHP’den bir iktidar beklentisi yoktur. AK Parti, toplumun önüne koymuş olduğu hedeflerin yüzde 90’ını gerçekleştirmiş bir partidir. İkinci yirmi yıl hedeflerini yeniden yazacak ve bu hedeflere göre parti programını şekillendirecek. Öyle inanıyorum ki yeni vizyon, yeni insanlar bulur ve Erdoğan’ın siyasal vizyonu ikinci yirmi yıla damgasını vurmuş olur."