Türkiye-Azerbaycan anlaşması sonrası Rusya'da SİHA paniği
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Azerbaycan Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi Şube Müdürü Dr. Cavid Veliyev, Azerbaycan'ın Türkiye'den SİHA alması durumunda Ermenistan'a karşı büyük üstünlük elde edeceğini ifade etti. Rusya'nın Azerbaycan'ın Türk SİHA'ları almasından büyük endişe duyduğunu aktaran Veliyev, Ermenistan ordusunun büyük ölçüde Rus yapımı silahları kullandığını hatırlattı.
Azerbaycan Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi Şube Müdürü Dr. Cavid Veliyev, Azerbaycan-Ermenistan sınır hattında yaşanan gelişmelere ilişkin dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.
Azerbaycan'ın işgale maruz kalan taraf olarak işgalci Ermenistan’a karşı uluslararası alanda baskı yapılacağı beklentisi içinde olduğunu belirten Veliyev, "Ancak Ermenistan’ın silahlandırıldığı gerçeğinin ortaya çıkması Azerbaycan halkı arasında ciddi rahatsızlığa yol açtı" dedi.
Rusya tarafından Ermenistan’a büyük miktarda silah taşındığını ifade eden Veliyev şunları aktardı:
"Rusya tarafı bu taşınan yüklerin Türkiye-Ermenistan sınırında bulunan Rusya’nın 102. Askeri Üssü’nün askerlerinin değiştirilmesi ve askerlerin fiziki şartlarının iyileştirilmesi amacıyla inşaat malzemeleri olduğunu ifade etmesi Azerbaycan’ı tatmin etmedi.
Azerbaycan tarafına göre, yük taşımacılığında en kısa yol olan Gürcistan hava sahasının değil de, daha uzun yol olan Kazakistan, Türkmenistan ve İran hava sahasının kullanılmasının nedeni bu yüklerin silah olmasından kaynaklanıyor. Çünkü Azerbaycan’ın stratejik müttefiki Gürcistan, Ermenistan’a silah taşınmasına izin vermedi ve Rus uçakları daha uzun yolu kullanmak zorunda kaldı."
Bu durumun yeni olmadığını ve Rusya'nın Ermenistan'ı sürekli olarak silahlandırdığını dile getiren Veliyev şu ifadeleri kullandı:
"Ermenistan-Azerbaycan arasında 1994 yılında imzalanan ateşkes anlaşmasından önce ve sonra Rusya’nın Ermenistan’ı silahlandırması sürekli olarak gündemi meşgul etmiştir. Bu dönemde Rusya, Ermenistan’a doğrudan silah hibe etmiş veya kredi ayırarak Rusya iç piyasası fiyatından satmıştır. Örneğin, 1997 yılında Rusya Federasyonu Federal Meclisi’nin alt kanadı olan Devlet Duma’sının Savunma Komisyonu Başkanı Lev Rokhlin’in hazırladığı raporla, 1993-1996 yılları arasında Rusya’nın Ermenistan’a 1 milyar dolarlık silah hibe ettiği ortaya çıktı. Öte yandan 2008 yılında da Rusya’nın yine Ermenistan’a 800 milyon dolarlık silah hibe ettiği basına yansıdı.
Tovuz saldırılarından sonra 19 Ağustos’ta basın açıklaması yapan Ermenistan’ın eski Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, 2010-2018 yılları arasında Rusya’nın Ermenistan’a 50 bin tondan fazla silah gönderdiğini açıklamıştı. İki ülke arasında 2015 yılında imzalanan kredi anlaşması ile Rusya silah alması için Ermenistan’a 200 milyon dolar kredi ayırmış ve bu kredi çerçevesinde Ermenistan Rusya’dan iç piyasa fiyatından silah almıştı. 2016’da yaşanan 4 günlük savaşta Azerbaycan’ın bazı stratejik üstünlüklerinin kendisini işgalden kurtarmasından sonra Rusya Ermenistan’a İskender-M füzelerini yerleştirdi."
Rusya'dan bu silahları aldıktan sonra Ermenistan'ın Azerbaycan ve Türkiye’yi ortak enerji ve taşımacılık projelerini vurmakla tehdit etmeye başladığını kaydeden Veliyev, "Ermenistan-Rusya arasında 1992 yılında yapılan anlaşma gereği, günümüzde de Türkiye-Ermenistan ve İran-Ermenistan sınırları Rus askerleri tarafından korunuyor. Bu da doğal olarak Ermenistan tarafının bütün askeri gücünü Azerbaycan’a karşı kullanmasına imkân veriyor" dedi.
Rusya Ermenistan'a neden destek veriyor?
Rusya'nın Ermenistan'a destek vermesinin nedenlerini anlatan Veliyev, "Uzmanlar, Rusya-Ermenistan arasında askeri işbirliğinin politik ve jeopolitik nedenlerini dört farklı açıdan değerlendiriyorlar. Birincisi, NATO’nun doğuya doğru genişlemesinin önünü almak. İkincisi Türkiye’yi doğudan baskı altında tutmak. Üçüncüsü, Ermenistan’ı askeri ve politik açıdan kendine bağımlı halde tutabilmek. Dördüncüsü Ermenistan-Azerbaycan arasındaki askeri dengeyi korumak. Sonuncu neden, Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarında statükonun devam etmesi anlamına geliyor. Çünkü silahlandırılan bir Ermenistan, barış görüşmelerinde herhangi bir olumlu adım atmaktan kaçınabilmektedir" ifadelerini kullandı.
Son silah sevkiyatının nedeni SİHA'lar mı?
Türkiye'nin insansız hava araçlarını operasyon bölgelerinde aktif olarak kullanmaya başlaması savaş konseptini büyük ölçüde değiştirmişti. Toprakları işgal altında bulunan Azerbaycan'ın bunu dikkate alarak askeri envanterine İHA ve SİHA’ları dahil etmeye başladığını söyleyen Veliyev, "Bu silahlar 2016 Nisan ayında yaşanan dört günlük savaşta ve son Tovuz olaylarında kullanılarak işgalci tarafa karşı ciddi üstünlük sağladılar. Bu aslında ileride yaşanabilecek daha ciddi bir savaşta SİHA ve İHA’ların Azerbaycan’a üstünlük sağlayacağının da bir göstergesidir." dedi.
Türkiye'nin yerli ve milli imkanlarla ürettiği SİHA'ların elde ettiği başarıların birçok devlette olduğu gibi Azerbaycan’ın da dikkatini çektiğini aktaran Veliyev, "Türk SİHA’larının Suriye ve Libya’daki başarılarından sonra Azerbaycan basınında sık sık Türkiye’nin ürettiği SİHA’ların önemine vurgu yapan haber ve değerlendirmeler yer aldı. Özellikle Suriye’de ve Libya’daki Rusya yapımı silahlara karşı SİHA’ların başarısı dikkat çekici oldu; çünkü Ermenistan da genellikle Rus yapımı silahlar kullanıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Türk SİHA'larının Azerbaycan'a Ermenistan karşısında büyük üstünlük sağlayacağına dikkat çeken Veliyev, Rusya ve Ermenistan arasında SİHA'lara karşı hava savunma alanında ortak eğitim kursu başlatıldığını hatırlattı.
Ayrıca Azerbaycan-Ermenistan hattında yaşanan gerilim sonrası Rusya'dan Ermenistan’a gönderilen 400 ton yükün içerisinde Krasukha elektronik harp sistemi, Avtobaza ve Nebo-M elektronik savunma sistemlerinin bulunduğunu aktaran Veliyev, bu durumun Azerbaycan'da ciddi rahatsızlığa yol açtığını ifade etti.
Veliyev, Rusya'nın bir yandan Azerbaycan'a diğer yandan da Ermenistan'a silah satarak bölgedeki dengeyi ve silah pazarını elinde tutmaya çalıştığını belirtti.
Azerbaycan ve Türkiye'nin Rusya'nın bölgedeki çıkarlarına saygı duyarak Moskova’nın kırmızı çizgilerini gözettiğini kaydeden Veliyev, değerlendirmesini şöyle noktaladı:
"Ankara ve Bakü son yıllarda Rusya’ya karşı yapılan yaptırımlara destek vermediler ve Rusya karşıtı ittifaklar içinde yer almadılar. Fakat Ermenistan’ın silahlandırılması Rusya’nın da altına imza attığı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarının ihlali yani, Azerbaycan topraklarında işgalin devamı anlamına gelmekte. Rusya Ermenistan’ı silahlandırarak sadece işgalciyi desteklemiyor, aynı zamanda Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubu eş başkanlığı çerçevesinde üzerine aldığı tarafsızlık vazifesini ihlal ediyor."