‘Türk’ ismi kaldırılsın ‘nisbî’ seçime geçilsin
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Hukukçular ile STK’lar, devlet ve TSK aleyhine faaliyet yürüten TTB ve TMMOB gibi odalar hakkında yasal düzenleme yapan iktidara, “Nisbi seçim sistemi getirilsin, üyelik şartları da değiştirilsin” çağrısında bulundu.
Kendi mesleki sorunlarından ziyade ideolojik saiklerle hareket eden meslek odaları Türkiye’ye ayak bağı olmaya devam ediyor. Katıldığı terör örgütünün TV kanalında TSK’ya “kimyasal silah” iftirası atan Türk Tabipleri Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın ihanete varan açıklaması, millet aleyhinde faaliyet gösteren meslek odalarının örgüt yapısının değiştirilmesi, nisbi seçim sistemine geçilmesi ve zorunlu aidatın kaldırılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Kaldırmak yetmez
Konuya ilişkin Akit’e konuşan Yenilikçi Sağlık Sendikası Genel Başkanı Metin Memiş, şunları dile getirdi: “Elbette ki böyle yapıların başında Türk ibaresinin kaldırılacak olması önemli. Ancak bu yapıların devletin yapacağı bir kanun düzenlemesiyle meslek odalarının yapısının, seçim sisteminin ve üyelik şartlarının değişmesi gerekir. Örneğin TTB’de zorunlu üyelikleri barındıran bir yapı olması ve tepe yönetiminin içerisindeki sıkıntılarından dolayı, burada biriken kaynağın terör örgütlerine gitme olasılığını ve buraya üye olanlarda terör örgütlerine destek olabileceği endişesi doğuyor. O nedenle başta Tabipler Birliği olmak üzere meslek odalarının yapısı ve üyelik şartları yeniden düzenlenebilir.
Yüzde 10 ile Başkan!
“Bununla alakalı, TTB’nin bir kayyım vasıtasıyla yeniden bütün il seçimlerinin ve genel merkez seçimlerinin kontrollü bir şekilde yapılması doğru olacaktır. Çünkü bizim ülkemizde yaklaşık yüzde 10’luk bir kesim Tabip Odalarının başkanını seçiyor. Öncelikle sağduyulu hekimlerimizin üye olmaları teşvik edilmeli. Birçok hekimimizin üye olmayışının sebebi Tabipler Birliğinin yıllardan beridir terör yanlısı bir ideolojiyle hareket etmesinden kaynaklanıyor. Bunun için de duyarlı hekimler odalara üye olmuyorlar. Adaletli bir seçim sistemini sağlayabilirsek, bu seçim sisteminden sonra üye olmak isteyen sağduyulu hekimlerin üye olmasını sağlarsak, ben inanıyorum ki TTB’nin merkez yapısı değişecektir.”
Seçim adil olmalı
Avukat Seçkin Koç ise, şunları dile getirdi: “Geçtiğimiz günlerde İstanbul 2 No’lu Baro Başkanı yüzde 52 oyla seçildi. Hemen ardından 1 No’lu Baro’da yapılan seçimde göreve gelen ekip sadece yüzde 12 oy aldı. Yüzde %12 ile seçilince, yeni başkan oradaki bütün avukatların hukuki demokratik temsilcisi oluyor. Kaldı ki bu oyu alan meslek odaları temsilcileri devleti de muhatap almıyor. Muhatap alınmadığınız zaman çözüm üretemiyorsunuz. Diğer taraftan ‘gel kardeşim görüşelim’ dediği halde bile gelmiyor. Yani bunlar tamamen siyasi çalışmalar. Kendi aralarında düzen kurmuşlar, çarkın içerisine dışarıdan başka kimseyi de almıyorlar. Bu yüzden meslek odalarındaki antidemokratik seçim sisteminin bir an önce düzelmesi lazım. Bazı meslek odaları, mesleğin sorunlarıyla ilgilenmesi gereken yerine belli ideolojik düşüncedeki insanların kalesi konumuna geliyor.
Keyif çatıyorlar
“Orada birbirlerini koruyorlar. Bunun yanında parasal ilişkiler de var. Buralara çok ciddi aidatlar ödeniyor. Bu paralar nereye gidiyor. Ondan sonra bakıyorsunuz, örneğin İstanbul Barosu gidiyor eğlence mekanı kiralıyor. Kendisine tahsis edilen yeri eğlence mekânına dönüştürüyor. Boğazı gören bir yeri alkollü, içkili mekan olarak kullandırıyor. Avukatlar bunun için mi aidat ödüyor. Tabipler Birliğinin yaptığı hangi iş tabiplere hizmet etmiş!”