Trump gözünü Kanada'nın petrolüne dikti: Yeni bir devlet mi kuruluyor?
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Kanada’nın enerji deposu Alberta eyaleti için "bağımsızlık" senaryolarını gündeme getirmesi Ottawa’da şok etkisi yarattı. Washington’dan gelen ilhak imaları ve Alberta'da başlatılan referandum süreci, Kanada hükümetini bölünme korkusuyla alarma geçirdi.
Donald Trump’ın yeniden Beyaz Saray koltuğuna oturmasıyla birlikte, Washington’un kuzey komşusu Kanada’ya yönelik stratejik hamleleri dünya siyasetinin gündemine oturdu.
Daha önce Grönland’ı satın alma fikriyle şimşekleri üzerine çeken Trump yönetimi, bu kez rotayı Kanada’nın enerji merkezi olan ve petrol üretiminin kalbi sayılan Alberta bölgesine çevirdi.
Eyalet hakkında ortaya atılan bağımsızlık iddiaları ve ABD’li üst düzey yetkililerin peş peşe gelen açıklamaları, iki ülke arasındaki diplomatik gerilimi zirveye taşıdı.
BEYAZ SARAY’DAN EGEMENLİK ÇIKIŞI
Krizin fitilini ateşleyen isim ABD Hazine Bakanı Scott Bessent oldu. Davos’ta yaptığı konuşmada Alberta'yı ABD’nin "doğal bir ortağı" olarak tanımlayan Bessent, bölge halkının kendi kaderini tayin etmek istediğini ve büyük kaynaklara sahip bağımsız bir toplum olduklarını savunarak Kanada kamuoyunda büyük bir tartışmanın kapısını araladı.
HARİTALAR YENİDEN ÇİZİLİYOR: İLHAK İDDİASI
Bessent'in çıkışına destek gecikmedi; Trump’a yakın Kongre üyeleri, eyalet halkının Kanada yerine ABD’nin bir parçası olmayı tercih edebileceğini ileri sürdü. Bu açıklamalarla eş zamanlı olarak, sosyal medyada Kanada topraklarının ABD sınırları içinde gösterildiği haritaların paylaşılması niyetin ciddiyetini kanıtladı. Trump’ın da sosyal medya hesabından benzer haritalar paylaşması Ottawa yönetiminin sabrını taşıran son damla oldu.
SANDIK İÇİN İMZALAR TOPLANIYOR
Siyasi söylemler kısa sürede sahada karşılık buldu. Kanada’dan kopmayı savunan gruplar, konuyu referanduma taşımak için büyük şehirlerde kampanya başlattı. Halkın yoğun ilgi gösterdiği süreçte, resmi bir halk oylaması yapılabilmesi için 178 bin imza sınırının aşılması hedefleniyor.
AYRILIKÇI HAREKETİN ASIL HEDEFİ
Washington’dan gelen sıcak mesajlara rağmen, bölgedeki ayrılıkçıların içinden farklı sesler yükseliyor. Hareketin sözcüleri, asıl amaçlarının doğrudan ABD’ye bağlanmak değil, bağımsız bir devlet olarak tanınmak olduğunu vurguladı. ABD’li yetkililerle temas halinde olduklarını gizlemezken, önceliklerinin Washington tarafından "bağımsız bir aktör" olarak kabul edilmek olduğunu belirttiler.
KAMUOYU AMERİKAN BAYRAĞINA MESAFELİ
Yapılan son anketler halkın nabzını net bir şekilde ortaya koydu. Bölge sakinlerinin yaklaşık üçte biri bağımsızlık fikrine yeşil ışık yakarken, konu doğrudan ABD'ye katılmaya geldiğinde destek yüzde 24’e kadar geriliyor. Halkın yüzde 65 gibi büyük bir çoğunluğu ise Amerikan bayrağı altına girme fikrine kesin bir dille karşı çıkıyor.
KRİTİK KAYNAKLAR İŞTAH KABARTIYOR
Washington’un bu hamlelerinin arkasındaki temel itici gücün enerji iştahı olduğu belirtiliyor. Trump’ın ekibi, eyaletin sahip olduğu devasa petrol, doğal gaz ve stratejik öneme sahip nadir toprak elementlerinin ABD için hayati olduğunu sık sık dile getiriyor. Eski danışmanlar da olası bir bağımsızlık oylamasında ABD’nin sürece hızla müdahil olabileceğini açıkça ifade ediyor.
OTTAWA YÖNETİMİNDE BÖLÜNME TEYAKKUZU
Gelişmeler Kanada başkenti Ottawa’da derin bir endişeyle izleniyor. Yerel yönetimin Trump yanlısı çevrelerle kurduğu yakın temaslar ve Florida'da yapılan özel görüşmeler, federal hükümeti teyakküza geçirdi. Yükselen ayrılıkçı sesler üzerine Kanada hükümeti, tüm hareketliliği mercek altına alarak ulusal birliği koruma mesajı verdi.



