Son dönemlerde verdiği kararlarla gündeme gelen Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), “Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi” adı altında hazırlanan metne imza atan 9 akademisyenin, terör örgütü propagandası yapma suçundan cezalandırıldıkları gerekçesiyle yaptıkları bireysel başvuruda hak ihlali kararı vermesi tepkiyle karşılandı.
Son dönemlerde verdiği kararlarla gündeme gelen Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), “Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi” adı altında hazırlanan metne imza atan 9 akademisyenin, terör örgütü propagandası yapma suçundan cezalandırıldıkları gerekçesiyle yaptıkları bireysel başvuruda hak ihlali kararı vermesi tepkiyle karşılandı.
Kararı cesaret ve mesaj veriyor
Kararın kamu vicdanını yaralayan ve infiale sebep olduğunu belirten Avukat Bülent Demir, şunları dile getirdi: “Terör örgütü propagandası yapan bu kişilerin eylemi özellikle de o dönemde yapmış olduğu konjonktürde değerlendirildiğinde yaptıklarının suç olduğunu, net ifade ediyorum. ‘Hak ihlali’ kararına katılmadığımı bir hukukçu olarak, hakkaniyet ve adalet ölçütlerinde bir karar olmadığını düşünüyorum. AYM, üniversitelerde terör propagandasına geçit verdi. Dolayısıyla burada bundan sonraki aynı zihinde eylemler yapacak olan kişilere bir cesaret verme ve mesaj verme içeriği de taşıdığı için bu kararı uygun bulmuyorum.”
Devlete savaş açan korunamaz
Avukat Hasan İlter de, şunları aktardı: “Yapılan işlerle söylenen sözler ortada. Alenen Türkiye Cumhuriyeti’nin birliğine, bütünlüğüne büyük bir saldırı var. Akademisyenler adı altında ilmi siyasete alet ederek, ülkenin istikbali ve istiklaline kast etmiş insanların ‘fikir özgürlüğü’ adı altında aklanması kabul edilebilecek bir şey değil. Elbette hukuk herkese uygulanmalı ama bir insan kendi ülkesine ve devletine açıkça savaş ilan etmişse devletin kendisini koruması gerekirken, devlete savaş açanların korunması kabul edilemez. Tasvip etmediğim gibi bu kararı da protesto ediyorum. Bu insanların yaptıklarının daha güçlüsünü yapabilmelerine meydan verilmiş oldu.”