Temel Karamollaoğlu'ndan Fransa'daki skandal bildiriye ilk yorum
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Fransa'da bazı sözde yazarların Kur-an-ı Kerim'deki bazı ayetlerin çıkarılması gerektiğine yönelik yayınladıkları skandal bildiriye ilişkin konuştu.
Gazete ve televizyonların Ankara temsilcileri ve yazarlarla bir araya gelen Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, seçim kampanyasını bugün itibarıyla başlattıklarını belirterek, ilk mitingini memleketi Sivas'ta yapmayı düşündüğünü, seçimlere az süre kaldığı için yurt dışında miting düzenlemeyeceklerini ifade etti.
"AMERİKALILAR DA USANDI"
ABD Başkanı Donald Trump'ın, ABD'nin İran ile nükleer anlaşmadan ayrılacağına ve 2015'te askıya alınan İran yaptırımlarının yeniden uygulanacağına ilişkin kararını değerlendiren Karamollaoğlu, Trump'ın politikalarıyla ilgili birtakım yorumlar yapmaktan Amerikalıların da usandıklarını kaydetti.
Trump'ın hangi kararı neden aldığının belli olmadığına dikkati çeken Karamollaoğlu, şöyle devam etti:
"İran ile yapılmış uluslararası bir anlaşmayı ben kabul etmiyorum demek, Amerika'ya bundan sonra hiçbir konuda güvenilmez manasına gelir. Onlarla bir anlaşma yapamazsınız. Çünkü bugün iyi dediklerine yarın kötü, bugün kötü dediklerine iyi diyebilirler. Bugün sizinle gelir anlaşırlar. Yarın o anlaşmayı hükümsüz hale getirebilirler."
"KENDİ İŞLERİYLE UĞRAŞSINLAR"
Fransa'da 300 kişinin, Kur'an-ı Kerim'den bazı ifadelerin çıkarılmasını istemelerini değerlendiren Karamollaoğlu, onların kendi işleriyle uğraşması gerektiğini vurguladı.
Karamollaoğlu, dünyaya huzur ve barışı İslam'ın getirdiğine dikkati çekerek, İslam diniyle ilgili yanlış yaklaşımların bilgisizlik ve cehaletten kaynaklandığını bildirdi.
Kur'an-ı Kerim'in Allah'ın kelamı olduğunu anımsatan Karamollaoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Bunlar ne söylediklerini bilmeyen, kendi yanlışlarına, yapacakları birtakım daha büyük yanlışlara gerekçe hazırlamak için kullandıkları kelimeler. Bunların neticesinde, yeri geldiği zaman Müslümanlara baskı yapma yoluna gidecekler. Değiştiremezler ki. Onun için ben bunları fuzuli, yersiz ama art maksatlı yaklaşımlar olarak görüyorum. Aslında bu kadar laf bile çok. Üzerinde konuşulmaya değer bir şey değil ki. Sen kimsin?"