Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Tekstil ve Hammaddeleri Sektör Kurulu Başkanı İsmail Gülle, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın istihdam seferberliği çağrısından sonra şirketlerinde 46 yeni kişiye istihdam sağladıklarını belirterek, “Çalışacak insan bulabilsek 46 değil 146 kişi daha alırız. İnanın mal indirecek adam bulamıyoruz” dedi.
Gülle, gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında sektördeki güncel gelişmeleri değerlendirdi. Türkiye ekonomisinin inşaatla büyüme döneminin sonuna gelindiğini anlatan Gülle, “Sanayiyle büyüyen bir ekonomik modelin doğum sancıları yaşanıyor” ifadesini kullandı. Üretimin öneminin küresel finansal krizin yaşandığı 2008’den sonra tüm dünyada daha iyi anlaşıldığını belirten Gülle, “İnşaat iç piyasayı canlandırdı ama inşaat bitince iş de bitiyor. Oysa üretim öyle değil, sürekliliği var. İnşaattaki kazanç tek seferde büyük gibi görünse de geri dönüşü uzun vadeler alabiliyor. Üretim ve ihracatta az da olsa sürekli kazanç daha bereketli. İhracat, inşattan daha kârlı aslında. Herkesin inşaatçı olduğu devir bitti. İhracatçılık devri başladı” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TOBB’da yaptığı istihdam seferberliği çağrısından bugüne kadar şirketlerinde 46 yeni kişiye istihdam sağladıklarını belirten Gülle, şunları söyledi:
“Mesela alışınca mal indirip kaldırma en önemli iş haline geldi artık. Birçok işsiz var ama iş ile işgücü arasında uyumsuzluk var. 3-4 yıldır bu işçi sıkıntısı sadece bizim sektörde değil diğer sektörlerde de var. Hükümetimiz de 2017’deki ihracat toplantısında bunu Başbakan Binali Yıldırım’ın ağzından dile getirdi. Geçen yıl tekstil fabrikaları öğrencisiz kaldı. Gelmiyorlar. Şimdi Bahçeşehir Üniversitesi ile yaptığımız çalışma sayesinde burs, yurtdışı eğitim ve iş garantisi veriyoruz.”
Türkiye’de sanayideki cironun üçte birinin vergiye gittiğini kaydeden İsmail Gülle, kârlılığın artırılması gerektiğini vurguladı. Avrupa’nın birçok yerinde birçok sektörde üretimden çıkış süreci yaşandığını belirten Gülle, “İtalyanlar bize Cerruti’yi teklif ettiler ama alamıyoruz, sermaye derinliği yok” örneğini verdi.