• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Tarihimiz 90 yılla sınırlandırılamaz

Yeniakit Publisher
2016-11-11 08:37:24 - 2016-11-11 08:37:24
Tarihimiz 90 yılla sınırlandırılamaz

Beştepe’de düzenlenen 10 Kasım programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet ve millet tarihimizi 90 yılla sınırlamaya kalkanlara izin vermeyeceğiz” dedi. Erdoğan ‘Atatürk’ ismini kullanan kimi çevrelerin, takındıkları tavırlarla onun adını ağızlarına almayı hak etmediklerini söyledi.

YENİ AKİT / ANKARABeştepe’de düzenlenen 10 Kasım programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Devlet ve millet tarihimizi 90 yılla sınırlamaya kalkanlara izin vermeyeceğiz” dedi. ‘Atatürk’ ismini kullanan kimi çevrelerin, takındıkları tavırlarla onun adını ağızlarına almayı hak etmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletine sonsuz inanç besliyordu. Herkes umutsuzluğa kapılırken o ‘Geldikleri gibi gidecekler’ sözünü milletinden aldığı inançla söylüyordu… Gazi’nin mesajlarını hâlâ anlayamayanlar olduğunu üzüntüyle görüyorum. Üstelik bunların başında da bizzat kurucusu olduğu partinin mirasyedileri geliyor” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GÖKTEN ZEMBİLLE İNMEDİ

Tarihe bir düşmanlık veya tarafgirlik anlayışıyla değil, bir miras gözüyle baktıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhuriyeti gökten zembille inmiş değildir. Gazi Mustafa Kemal de nevzuhur bir devlet adamı değildir. Anadolu Selçuklu’nun bıraktığı yerden bayrağı nasıl Osmanlı devraldıysa, Osmanlının bıraktığı yerden Cumhuriyet almıştır. Tarihimize bütünüyle sahip çıkacağız” dedi.

 “ADINI AĞIZLARINA ALMAYI HAK ETMİYORLAR”

Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının ‘bitti’ denilen bir milletten devşirdikleri güçle Yeni Türkiye’yi inşa ettiklerini söyleyen Erdoğan, “Açıkçası ben, Samsun’a çıktığı andan itibaren mücadelesini sadece milletine güvenerek yürüttüğünü söyleyen Gazi’nin mesajlarını hâlâ anlayamayanlar olduğunu üzüntüyle takip ediyorum ve görüyorum. Üstelik bunların başında da bizzat kurucusu olduğu partinin mirasyedileri geliyor. Kendi küçük siyasi çıkarları uğruna ülkelerini, milletlerini, devletlerini Gazi’nin emaneti olan Yeni Türkiye’yi karalamanın, itibarsız hale getirmenin, hedef haline getirmenin peşinde olanlar onun adını ağızlarına almayı hak etmiyorlar” şeklinde konuştu.

“YAS KAZANDIRMAZ”

Türkiye’yi en ileri teknolojileri kullanarak muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkacaklarını söyleyen Erdoğan şöyle devam etti: “Cumhuriyetin 100’üncü yılı farklı kutlanacak. Atatürkçülük adına değişime direnenlere rağmen biz onun dileklerini yerine getireceğiz. Gazi’yi kendi dogmalarının içinde hapsetmeye çalışarak devlet ve millet tarihimizi 90 yılla sınırlandırmaya kalkanlara izin vermeyeceğiz. İlköğretimden itibaren, ki buna artık ‘anaokulları’ diyoruz, ders kitaplarının bu çerçevede yeniden gözden geçirilmesi dahil milletimizi tarihiyle, kültürüyle, medeniyetiyle buluşturacak her türlü adımı süratle atmalıyız. 10 Kasımları kuru kuruya ölüm yıldönümü olarak anmayı değil, yeniden doğuş olarak kutlamayı daha önemli görüyorum. Bunu yasa dönüştürdüğümüz zaman, yas kazandırmaz, bunları milat olarak görmek, yeniden doğuş olarak görmek bizi çok daha farklı geleceğe taşıyacaktır.”

‘ORADAKİ İNSANLARIN BEKLEYİŞİ, UMUDU HİÇ GİTMEDİ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanmış bir olayı paylaşmak istediğini belirterek, Makedonya’nın dağ köylerinden birine uzun uğraşlar ve çok zor şartlarda ulaşan TİKA ekibinin yanına elindeki bastona yaslanarak, yaşı hayli ilerlemiş bir ihtiyarın geldiğini anlattı. Erdoğan, şunları kaydetti:

“Aracın kapısının üzerindeki Türk bayrağını görünce, bastonunun ucuyla TİKA görevlisini dürterek ‘Niye bu kadar geç kaldınız?’ diye sorar. Görevli de şaşırır, programının birkaç gün gerisinde kaldıklarını sanarak durumu izah etmeye çalışırken, ihtiyar sözünü kesip ‘Devam edin, yüzyıldır sizi bekliyoruz’ der. Biz o coğrafyalardan ayrılalı bir asır oldu ama oradaki insanların bekleyişi, umudu hiç gitmedi.

Dün devlet olarak oradaydık, bugün yardım kurumlarımızla, eğitim kurumlarımızla, sağlık kurumlarımızla, kalkınma projelerimizle oradayız. Hani diyorum ya dünya 5’ten büyüktür. Türkiye, Türkiye’den büyüktür, bunu böyle bilelim. Biz 780 bin kilometrekareye hapsolamayız. Çünkü bizim fiziki sınırlarımız başkadır, gönül sınırlarımız bambaşkadır. Musul’daki, Kerkük’teki, Halep’teki, Humus’taki, Mısrata’daki, Üsküp’teki, Kırım’daki, Kafkasya’daki kardeşlerimiz fiziki sınırlarımız dışında olabilir ama hepsi gönül sınırlarımızın içindedir, kalbimizin tam ortasındadır.”

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23