Erdoğan’ın, Kut’ûl Amâre’nin 100. yılı törenindeki, “Ders kitaplarındaki, milletimizi, medeniyetimiz neredeyse 1919 yılından sonra başlatan bir anlayışı kabul etmiyorum” sözlerine akademisyen ve tarihçilerden destek geldi.
HARUN SEKMEN / İSTANBUL - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kut’ül Amare zaferinin 100. yılı dolayısıyla yaptığı konuşmada, “Ders kitaplarındaki, milletimizi, medeniyetimiz neredeyse 1919 yılından sonra başlatan bir anlayışı kabul etmiyorum” sözlerine akademisyenlerden ve gazetecilerden tam destek geldi. Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarını anlamlı ve önemli bulduklarını belirten uzmanlar, Erdoğan ile aynı endişeleri paylaştıklarını vurgulayarak, “Tarih bir bütündür. İnsanlık tarihi tek bir kişiyi esas alıp yazılamaz. Dünya kadar medeniyetimiz var, zaferlerimiz var bunlar bilinmiyor” ifadelerini kullandılar.
“SELANİKLİLERİN TARİHİ 1919’DA BAŞLAR”
“Türkler’in tarihinin Hz Adem ile başladığını, Selaniklilerin tarihinin ise 1919’da başladığını” söyleyen gazeteci yazar Kemal Özer, “1919’da başlatılan tarih Selaniklilerin tarihidir. Müslümanların tarihi de Türklerin tarihi de, herkesin tarihi de Hz Adem ile başlar. Lakin Türkleri maske yaparak iktidarı ele geçirici Selanik hamlesinden söz ediyorsanız elbette 1919’da başlar” şeklinde konuştu. Yeni bir kültür üreteceklerin geçmişi kötülediğini ve tarihi unutturduğunu vurgulayan Özer, “Böylelikle tarihi de, lisanı da değiştirerek yeni bir şey inşa etmeye çalışıyorsunuz. En nihayetinde güneşi balçıkla sıvayamıyorsunuz. Birisi gelip tarihi ters yüz ediyor” dedi. Tarih bilinci konusunda pek parlak bir durumda olmadığımızın altını çizen Özer, “Tarihçilerin bugüne kadar Kut’ul Amare’yi gündeme getirmemelerinden utanmaları lazım. Tarihi 1919’da başlattığınız zaman bebeklik dönemindesiniz demektir. Bir şey Cumhurbaşkanı söyleyince gündeme gelecekse, bizim bunu söyleyecek adamımız da kalmamış demektir. Allah’tan Cumhurbaşkanı var da kültürümüzü, medeniyetimizi hatırlıyoruz” ifadelerini kullandı.
“DÜNYA KADAR ZAFERİMİZ VAR BİLİNMİYOR”
Cumhurbaşkanı’nın bu konudaki endişelerini paylaştığını fakat ona ilaveten 1908’den önceki tarihin de yok sayılmasından rahatsız olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci de, “Dünya kadar medeniyetimiz ve zaferlerimiz var fakat bunlar bilinmiyor. Oysa tarih bir bütündür, belli bir zamanda başlamaz. Sevin sevmeyin, beğenin beğenmeyin bu gerçek değişmez” şeklinde konuştu. Gençliğin Türk ve İslam tarihinden bihaber olduğunu belirten Ekinci, şunları dile getirdi: “Şu tarihten öncesini anlatmayalım, aman şu kişiden söz etmeyelim gibi şeyler olmaz. Tarihçiler bütün verileri ortaya koyarlar ve bir neticeye varırlar. Tarih ideolojilerin beslendiği bir kaynak değildir. Hükümet, Talim Terbiye Kurulu’na talimatı verir, ders kitaplarını, müfredatını baştan sona değiştirir. Şu anda mekteplerde, talebelere tarih ve edebiyat gibi sosyal derslerde ideolojik malumatlar veriliyor. Bütün iyilikler insanla olur. Biz demiyoruz ki militanlar yetiştirsinler. Herkes istediğini öğrensin, mekteplerde de çocuklar buna yönlendirilsin. Bilginin üzerinde bir haciz var bunun kaldırılması lazım.”
“1919’DAN SONRA TARİH UYDURULMUŞTUR”
İnsanlık tarihinin hiçbir şekilde tek bir olayla sınırlandırılmayacağını ifade eden Prof. Dr. Bilal Sambur ise, “Toplumların tarihi tek bir kişi esas alınıp yeniden yazılamaz. 1919’dan itibaren tarih başlatılmamıştır tarih uydurulmuştur” ifadelerini kullandı. “Toplumların tarihsel tecrübesini bir bütün olarak ele alıp süreklilik içerisinde değerlendirmek gereklidir” diyen Sambur, şöyle devam etti: “Sayın Cumhurbaşkanı’nın haklı eleştirisinden, toplumumuzun tarihsel tecrübesini bir bütün olarak yeniden keşfetmenin gerekliliği mesajını çıkartabiliriz. Tarih her şeyden önce yaşanılan tecrübelerden ders almayı öğrenmektir. Bu alınan dersler karşısında bugüne ve geleceğe dair öngörülerde bulunma bakış açısı kazanma şuurudur.”