THY - Yeni Havalimanı Promosyon - Ankara

Sultan 2. Abdülhamid Han nasıl tahttan indirildi? "10 sene idare edemezler"

Tarihçi Yazar Mustafa Armağan, 2014 yılında Sultan 2. Abdülhamid Han'ın tahttan indirildiğini yazmıştı.

27 Nisan 2018 Cuma 23:29
Sultan 2. Abdülhamid Han nasıl tahttan indirildi? "10 sene idare edemezler"

İşte o yazı:

Tarih: 27 Nisan 1909.
Yer: Yıldız Sarayı, Küçük Mabeyn Köşkü.

Sultan 2. Abdülhamid'in tahttaki son dakikaları.

Yalnızdır Sultan, gözü gibi baktığı asker tarafından işgal ve hatta yağma edilmiş olan Yıldız Sarayı'nın bir köşkünde iki haremağasıyla beraber gelecek haberlere muntazırdır.

Öylesine kuşatılmıştır ki etrafı, bırakın kendisine kahve ikramını, aç kalmış çoluk çocuğuna ekmek bile bulamamaktadır.

33 sene eteğinin bir ucu Adriyatik'te, öbürü Basra Körfezi'nde serili bir imparatorluğu kurtlara yem etmemek için çırpınmış olan Sultan Abdülhamid şimdi kendi evladı gözüyle baktığı asker kılıklı eşkıya tarafından tahtından düşürülmektedir.

Efendim, dağa çıkan Resneli Niyazi çok dürüst, namuslu ve kahramanmış! Geçin efendim bunları. Cuma vakti cümle erat ve zabitan namazdayken tabur kasasını kırarak 200 Hamidî altını çalan ve devletin silahlarına el koyarak adamlarıyla dağa çıkan eşkiyayı efsaneleştirirseniz 15 Temmuz'daki alçaklığı millete reva görenleri de alkışlamanız gerekir.

Hem yüz küsur sene önce hem de bugün yapılan, bal gibi kanusuz eylemlerdi ve biri başarılı oldu diye tebcil edilirken öbürü başarısız olunca takbih edilmemeli, hepsi aynı “gayrimeşruluk gayrimeşruluktur" kriterine göre maşeri vicdanda mahkûm edilmelidir. Aksi halde iyi darbe-kötü darbe ikilemine sürükleniriz ki, bu bizi çıkmazların en çürütücüsüne mahkûm eder.

Biz yine Küçük Mabeyn Köşküne dönelim.

Yıldız Sarayı'nın devasa kapısından dört fesli zat içeriye girmektedir. Bunlar biraz sonra mazlum ve mağdur Sultanımıza hal' (tahttan indirme) kararını tebliğ edecektir. İçlerinden birisinin ceket cebinde duran bir 'kağıt parçası' birazdan çıkacak ve okunduğunda tarihin yüzünü kızartacaktır.

Uyduruk bir Meclis-i Millî tarafından silah zoruyla alınmış yine uyduruk bir fetvadır o. Fetva dediğimiz belgenin adıyla beraber anılmaması gereken bir utanç vesikası demek daha doğru.


Kimlerdi? Sayalım:

1) Ermeni Ayan (Senato) üyesi Aram Efendi,
2) Draç Mebusu Arnavut Esad Toptani (sonradan 'hizmetlerine mukabil' Paşa yapılacaktır),
3) Yahudi Selanik Mebusu Emanuel Karasso ('Karasu' değil) ve,
4) Abdülhamid Han'ın vaktiyle nice iltifatına mazhar olarak Koramiralliğe kadar yükselmiş bulunan Arif Hikmet Paşa.

Bunlardan Esad Toptanî o kadar vatanseverdi ki(!) Balkan Harbinde son kalemiz olan İşkodra'yı canıyla başıyla savunan Hasan Rıza Paşa'mızı öldürterek kaleyi Karadağlılara teslim etmiş, bu da yetmemiş, İtalyanlarla işbirliği yaparak bağımsızlığını kazanan Arnavutluk'un başına geçmek için mücadele etmiş, nihayet Paris'te bir Arnavut genci tarafından vurularak öldürülmüştü.

Peki Emanuel Karasso? Bu Yahudi ve 33 derecelik Mason üstad-ı azamının hikayesi ise daha feci. 1. Dünya Harbinde vagon ihtikârlarından muazzam paralar kazanmış, Mütareke devrinde ise İtalya'ya kaçmıştı. Bir de bakılmış ki, adam İtalyan vatandaşıymış! Yani çifte vatandaş!

Bunlar ve daha niceleri…

Biz bu ihanet zincirlerinin içinden geliyoruz ve bu ihanet zinciri FETÖ üzerinden devam ediyor. Tarih de çok ilginç. 15 Temmuz, Haçlıların 1099 yılında Kudüs'ü ele geçirdikleri günün 917. sene-i devriyesi ve ne tesadüf ki gün olarak da aynı: Cuma.

Günün 9. saatiydi" diyor Haçlı Kroniği'nin yazarı William Tyrennis. Ve o gün tarife sığmaz katliamlar yapılmıştı Kudüs'te. Tıpkı 15 Temmuz'da zırh delici mermiyle insanları parçalamayı göze alanlar gibi…

Nerede kalmıştık?

Evet o dört fesli, iki milletvekili ile iki senato üyesi sarayın koridorlarında ilerlerken Sultan Hamid Küçük Mabeyn'dedir. Elinde tesbihi olduğunu söyler kızı Ayşe Sultan. 'Hepimiz korku içindeydik, ağlaşıyor, dua ediyorduk' diye de ilave eder.

Malum dört kişi içeri girer, selam verirler. Hafif bir el hareketiyle selamlarını alır Hakan.

Sultan gayet metin ve mütevekkildir. Yorgun ve yaşlı görünmektedir. Vakarlıdır, dimdiktir.

İnsanın adeta içine nüfuz eden gözlerini heyetin üzerinde gezdirir. Neden geldiklerini bilmektedir elbette ama kendilerinin lafa başlamalarını bekler.

Bunun üzerine Draç Mebusu Esad Toptanî iki adım ileri atar. “Biz Meclis-i Mebusan tarafından geldik. Fetva-i şerife var. Millet seni azl etti (görevden aldı). Amma hayatın emindir (güvencededir)" sözleri sessizliğin hakim olduğu salona buz parçaları gibi takır takır düşer.

Sultan Abdülhamid bu sözü heyecanına bağışlar ama düzeltir: “Zannedersem hal' etti (tahttan indirdi) demek istiyorsunuz." Öyle ya, padişah bir memur değildir ki azl edilsin.

Besbelli Padişahın şahsını tahkir maksadıyla yapılmıştı bu kelime oyunu. Tıpkı tahttan indirilmişSultan Abdülaziz'i, iki kurenasıyla laubali vaziyetteki fotoğrafını çektirerek tahkir etmek istedikleri gibi Sultan Hamid'i de bu kelimeyle vurmak istemişlerdi.

Devam etti: “Pekala buna gösterilen sebep nedir?"

Ardından fetva okundu. Bula bula “bazı mesâil-i mühimme-i şer'iyyeyi kütüb-i şer'iyyeden tayy u ihrac ve kütüb-i mezkûreyi men' u ihrak" suçlamasını bulmuşlardı ya İslamın yaşaması için ömrünü heder etmiş bir Sultana şer'i meseleleri dinî kitaplardan çıkarmak ve dinî kitapları yasaklayıp yakmak gibi bir şenaat yakıştırılıyordu.

Olacak şey değildi. Kur'an-ı Kerim'i, Sahih-i Buhâri'yi, Şifa-i Şerif'i onbinlerce nüsha bastırıp dağıttıran Sultan şimdi onları yakmakla suçlanıyordu, öyle mi?

Lakin mesele başkaydı. Yaktırdığı, yasaklattığı kitaplar yok muydu? Vardı da, onlar ya yanlış harekelenmiş Kur'an-ı Kerim'ler veya içine uydurma rivayetler katılmış hadis kitapları yahut Osmanlı Hilafetinin meşru olmadığını ileri süren İngiliz veya Rus kaynaklı propaganda kitaplarıydı. Ne yani, Sultan hatalı basılmış Kur'an-ı Kerim'leri hamam külhanlarında yaktırmayıp sevabına halka dağıttırsa mıydı?

“-Ben hangi şer'i kitabı yakmışım?"

diye bağırdı yüksek sesle. Arkasından da tarihin alnına şu sözleri kazıdı:

“-Ben 33 sene millet ve devletim için, memleketimin selameti için çalıştım. Hakimim Allah ve beni muhakeme edecek de Resulullah'tır. Bu memleketi nasıl buldumsa öylece teslim ediyorum. Hiç kimseye bir karış toprak vermedim. Hizmetimi ancak Cenab-ı Hakk'ın takdirine bırakıyorum. Ne çare ki düşmanlarım bütün hizmetime kara bir çarşaf çekmek istediler ve muvaffak da oldular."

Ve şu sözü ekleyerek salondan çıktı:

“-Bu memleketi benden sonra 10 sene idare etsinler, 100 sene idare etmiş sayacağım."

27 Nisan 1909 ile Osmanlı'nın teslim olduğu 31 Ekim 1918 arasında sadece 9,5 yıl vardır ve ne acıdır ki 10 sene tamamlanmamıştır!

Haber Tarihi: 27 Nisan 2018 Cuma 23:29

YORUM YAZ

  • Adsız Adsız 6 ay önce
    Yazıyı dikkatle okudum takdire şayan
  • Abdülhamit Han Abdülhamit Han 6 ay önce
    Abdülhamit Hancilar ve Fetöcüler aynı zihniyetin ürünüdür.
  • saddisaddi6 ay önce
    YAHUDİLERLE İŞBİRLİĞİ EDEN YERLİ HAİN KÖPEKLER BU GÜN DE VARDIR. TONLA....
  • maraşlımaraşlı6 ay önce
    Bugüne ne kadar benziyor osmanlının son zamanları , tembel tembel oturup boş boş konuşarak herşeyi devletten beklersen olacağı budur. Üretmeyip çılgınca batının ürünlerini tüket , sonrada kendi ecdadına hakaret et , peki adama sormazlarmı iki ayaklı cahiller abdulahmit tahtan indide osmanlı yükselişemi geçti. Aynı durum bugünde var. Bazı beyinsizler Tayyip Erdoğan gitsinde isterse memleket yansın hiç umurlarında değil, Bazı embesillerde bilmediği için kırmızı boğa görmüş gibi saldırıyorlar. Neyse böyle giderse gavur tekrar başımıza musallat olunca anlarsınız , namusunuz varsa eğer haçlılar tarafından ayaklar altına alınınca ne diyeceksiniz bakalım. dalkavuklar
  • erol alicierol alici6 ay önce
    eğer o zavallı gönderilmese idi sen şimdi bu yazıyı yazamazdın,kraliçeyi öven ingilizce yazılar döktürürdün, senin gibiler her zaman bir efendi arar
  • İLİM CAHALETİ KALDIRIR AHMAKLIĞA BİŞEY YAPMAZ İLİM CAHALETİ KALDIRIR AHMAKLIĞA BİŞEY YAPMAZ 6 ay önce
    SEN YİYECEĞİNE GAVUR YESİN YEMESİNİ BİLMEZSEN YER BİDE GÖSTERİR SENİN DEDENİN MALARINI NIN KIYMETİNİ ÖĞRETİRAMA HALEN ATASINA KÖTÜDİYEN LER BU TOPRAKLAR BİZİMDİ BİZİM HAİN ATALARIMIZ BUNLARI HAÇLILARA VERDİ BENDE HEP DÜŞÜNÜRDÜM MENFATİ NEDEN ALLAH YARATI BUBİZİM SOL AÇ KALA AÇKALA BATI BU ZENGİNLİĞİ NASI ELDE ETİİLAKİ DÜŞÜNECEK ÖYLE SALABAŞI ALMAŞI ALİŞİ DEVRİ BİTİ ÇALIŞMA BAŞLADI
  • ilim cahaleti kaldırır ahmaklığa çaredeğil bin nasiatan iyidir bir musubetilim cahaleti kaldırır ahmaklığa çaredeğil bin nasiatan iyidir bir musubet6 ay önce
    osmanlıya hain diyen abdülhamide kötü diyen ler o atalarım ingilizin isaile fıransızrus yemesinde benim miletim rahatyaşasın diye uğraştı siz batıuşakları rus uşaklarıçin uşakları yemesin benim milletim rahatetsin diye canını verdi siz bunu anlıyamadınız ozalim 100 yıl yaşatata yaşata anlatı ama yine maların sayısı yüzde 35 den aşağı düşmüyogelde zalime kötüdeyaşasın zalimleriçin cehenem he o arnavut 99 yıl enver hoca denen zalimlen bedel ödedifilimlerde en büyük zalim en son bedelödüyecek
  • muhjaiddinmuhjaiddin6 ay önce
    Abdülhamid han aynı zamanda ışınlanmayı bulmuş ilk insandır...malumunuz 40 sene saraydan dışarıya adım atmadan cepheden cepheye koşturmuş ulu hakan ünvanını hak etmiş mükemmel insandır..Ruhu şad olsun...Bu arada bazı arkadaşlar en kısa zamandaölsünler de hiç olmazsa oksijen israfı olmasın..malum israf günah...
  • nn6 ay önce
    Atamı severimdiktir tirbaşımızyurduma yan baktın çatar kasimiz her karışyerine yemin etmişiz yediden yetmişe ölene kadar
  • Emirhan canimEmirhan canim6 ay önce
    Mustafa armagan tarihci ...
  • AlpAlp6 ay önce
    NAMUSSUZLARIN ÇOKÇA UYGULADIĞI TAKTİK; 180 DERECE ÇARPITMA. VATANDAŞ YERSE EĞER.ARTIK YEMİYOR YEMEYECEK.ALLAH CC.RAHMETİYLE MUAMELE BUYURSUN
  • gizmogizmo6 ay önce
    Sahi sevgili mustafa bey nerde şu siralar hic sesi cikmiyor
  • gizmogizmo6 ay önce
    Sahi sevgili mustafa bey nerde şu siralar hic sesi cikmiyor
  • gizmogizmo6 ay önce
    Sahi sevgili mustafa bey nerde şu siralar hic sesi cikmiyor

Günün Karikatürü

15 Kasım 2018