Sporun Başkenti İstanbul’da, kıyım sürüyor!..
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçim öncesi ‘Bize ait olmayan, ama kazandığımız belediyelerde hiç kimsenin işine son vermeyeceğiz. Hiç kimsenin ekmeğiyle, işiyle, aşıyla uğraşmayacağız’ sözlerine inat, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ona bağlı İştirak şirketlerinde işçi çıkarmaları devam ediyor. İBB’nin mevcut başkanın seçim öncesi verdiği sözleri hatırlayın; ‘Toplumun her kesimine eşit mesafede olacağım. Biz gücümüzü insanımızın güzel yüreğinden alıyoruz…’ Tüm bu sözler sanki hiç söylenmemiş gibi ‘an’ itibariyle işten çıkarılanların sayısı 6322. Söylenen sözlere ve yapılan uygulamalara bakıldığında, birisi partisinin genel başkanı, diğeri ise İBB mevcut başkanı. İnsanların gözlerinin içine baka baka söyledikleri ile yaptığı uygulamaların (işçi kıyımı) Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre karşılığı ‘YALAN’…
UYGULAMA İDEOLOJİK OLMAKTAN ÇIKTI
Yıllarını spora vermiş bir kişi olarak, spordaki olumlu-olumsuz etkileşimi kamuoyuyla paylaşmak, bizim mesleki görevlerimiz arasında. İBB’ye bağlı Türkiye’nin en büyük spor şirketi Spor İstanbul’un Toplam 2500’ün üzerinde çalışanı var. Şirkete Genel Müdür olarak atanan İ.Renay Onur öncülüğünde, çalışma yılı gözetilmeden, 3-5-10-17 hatta 22 yılı şirkete emeği geçmiş çalışanların görüşü alınmayıp, gerekçe sunulmadan sözleşmeleri tek taraflı fesh ediliyor. CHP anlayışının bu uygulasının illegal olduğu her halinden belli. Çalışanlarda bir yolsuzluk, yüz kızartıcı bir durum veya başarısızlık olsa denilebilir ki, aksayan bir süreci biz düzeltmek istiyoruz. Tam aksine. Çıkarılan personele bakıldığında tamamına yakını Üniversitelerin Beden Eğitimi ve Spor Bölümlerinden mezun, yılların getirdiği liyakat ve ehliyete sahip kişiler. İşin daha da ilginç yanı, CHP anlayışıyla göreve getirilen şahıslar, kendi kişisel tercihlerine göre atama yaptıkları (eğitmenlikten idareciliğine getirdikleri) mevcut çalışanı, bir hafta geçmeden sözleşmelerini fesh edebiliyorlar! Bu demek oluyor ki, işten atılanlar mağdur edilirken, 2500’ün üzerindeki mevcut her bir çalışan CHP anlayışının psikolojik baskısı-zulmü altında. Şimdi soruyorum size, bu yapılanlar hangi akla-mantığa-vicdana sığar, Allah aşkına. İnsanda biraz vicdan ve dürüstlük olur. CHP’yi temsil edenlerin yaptığı bu uygulama, psikolojik baskıdan ötesine geçip, adeta zulme dönüştüğünün ispatıdır. Onun yitirilmesi ise insanlık dışı muameleye girer. Hani, sporun dili, dini, ırkı yoktu ve evrenseldi! Spor, CHP’nin anlayışının Spor İstanbul’da uygulanan şekliyle ifade ediliyorsa, temsil ettiğiniz o spor batsın…
SPOR BAKANLIĞI VE İLGİLİLER GÖREVE
CHP anlayışını temsilcileri, gerek İBB gerekse Spor İstanbul’daki uygulamalarıyla resmen suç işliyor. Helal kazancı için sabah evinden çıkan çalışan, hiçbir gerekçe gösterilmeden sözleşmesi feshle, işinden aşından ediliyor. Bu durum kin ve nefreti tetikleyip, insanlar arasında bölücülüğe neden olmaz mı! Yeni sportif proje/tesis yapmak yerine, AK Partili bahanesiyle çalışanı kapının önüne koyar, açılan kadrolara CHP’lileri dolduracaksınız öyle mi! ‘Bir sonraki dönem seçim sonucu ne olacak?’ endişesiyle, alınan bu insanlar hangi sağlam kafayla çalışıp, verimli olabilecekler! Sözün özü, kanayan yaraya ‘neşter’ vurulması, mağdur edilenler ise, aranıp sorulması lazım. Görev, Gençlik ve Spor Bakanı, Spor Genel Müdürü, TBMM, İBB Meclisi, YÖK, Beden Eğitimi Bölümlerini Yöneticileri, kısacası herkese düşüyor! Bir spor adamı olarak sesleniyorum; ‘Ne edin edin, İBB ve Spor İstanbul’daki çalışan kıyımı durdurun.’