‘Sızıntı’cılara değil devlete güvenin
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
KPSS’deki bazı soruların bir yayınevinin test sorularıyla birebir aynı çıkması üzerine 5 koldan soruşturma başlatan devlet, ÖSYM’nin başına Bayram Ali Ersoy’u atadı. Yeni Başkan KPSS’nin iptal edildiğini açıkladı. Sızıntı şüphesi üzerinden iktidarı hedef alarak “sarayın şaibesi”, “gençlerin umutları çalındı” şeklinde algı yürüten FETÖ destekçisi siyasi oluşumlara tepki gösteren siyasetçiler ve eğitimciler, “Soru hırsızlarına destek verip, KHK’lıları geri alacağız’ diyenlere değil, devletinize güvenin” çağrısı yaptı.
Yavuz Selim İstanbul Oğuzhan Gültekin Ankara
Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) sorularından 20 tanesinin sızdırılarak daha önce bir yayınevinin test kitaplarında yayınlandığına dair iddialar üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla geniş bir soruşturma başlatılırken, soru hırsızı FETÖ’cülerle ittifak kuran Zillet’in 6’lı masasından yine yalan ve karamsarlık saçılıyor.
Jet soruşturma
Devlet, KPSS’deki sızıntı şüphesine karşı 5 koldan harekete geçerek derinlemesine inceleme başlattı. En küçük şüpheye mahal bırakmamak için sınavı iptal eden, ÖSYM Başkanını jet hızıyla görevden alan, Devlet Denetleme Kurulu (DDK), Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, ÖSYM ve YÖK vasıtasıyla sorunu 5 koldan derinlemesine inceleyen AK Parti iktidarı, her yönüyle sızıntı iddialarının üzerine giderken, soru hırsızı FETÖ’cülerle iş tutan muhalefet ise vatandaşlara yine korku ve endişe pompalıyor.
Zillete değil devlete güvenin
FETÖ’nün KPSS’de gerçekleştirdiği soru çalma skandallarını, örgüt mensuplarının itiraflarına rağmen aklayan ve “KHK’lıları görevlerine iade edeceğiz” diyerek hainleri tekrar devlet kadrolarına yerleştirmeyi vaat eden Zillet’in siyasileri ve fonlu medyası “sarayın şaibesi”, “gençlerin umutları çalındı” şeklinde kirli algı operasyonu başlattı. Siyasiler ve uzmanlar ise vatandaşlardan soru hırsızı FETÖ’cülerle iş tutan zillete değil devlete itibar edilmesi uyarısında bulundu.
Seçim ayarlı şaibe girişimi
Gazetemiz Akit’e konuşan AK Parti Grup Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, FETÖ taktiklerinin hayatın bütün sahasında kendisini gösterdiğini ifade ederek örgütün devletin kılcal damarlara kadar sirayet etmiş bir yapı olduğuna vurgu yaptı. KPSS hadisesinde 200 sorudan 20 soruda sıkıntı olduğunu kaydeden AK Parti kurmaylarından İbrahim Aydemir, “Sayın Cumhurbaşkanımız duruma anında müdahale etmiştir. Bir yanlış, ihmal, kusur veya kasıt varsa bunun hesabı sorulur. Şu anda en ince noktasına kadar inceleme başlatıldı ve sınavın yenilenmesi kararı alındı. Milletimiz, memur adaylarımız müsterih olsun. AK Parti varsa bu ülkede 85 milyondan 1’inin bile hakkının gasp edilmesine müsaade etmeyiz” dedi.
Milletimiz rahat olsun
Aydemir, “Şu anda yapılan, seçim öncesi AK Parti’ye şaibe yakıştırmaktır. İktisadi zemindeki kırılmayla AK Parti ile seçmeninin arasını bozamayanlar, bir de bu taraftan leke bulaştırmaya kalktı. Bunun hesabı Cumhurbaşkanımız nezdinde bütün ilgili kurumlar tarafından sorulacak. Milletimizin içi rahat olsun. Başkan Erdoğan milletinin hakkını korur, kimseye o hakkı yedirmez” sözlerini sarf etti.
FETÖ hırsızlarıyla iş tutanlar algı peşinde
Siyaset Bilimci Yılmaz Altunsoy de Zillet bileşenlerinin, toplumun değişik kesimlerini hükümet eliyle mağdur edilmiş gibi göstermeye çalışarak algı peşinde olduğunu, bunun en son örneğini KPSS üzerinden sergilendiğini kaydetti. Altunsoy, “Hükümet şu anda bu şaibe üzerine süratli şekilde inceleme başlattı. Yeni ÖSYM başkanı jet hızıyla sınavların iptal edildiğini duyurarak yeni sınav takvimini açıkladı. Soruşturma da derinlemesine devam ediyor. Eğer burada birilerinin bir hilesi, şaibesi, menfaat teminine yönelik bir aksiyonu varsa mutlak manada ortaya çıkarılıp cezaları verilecektir. Bunları görmezden gelip de, daha önce ÖSYM sorularını çalıp kendi yandaşlarına bu bilgileri veren FETÖ ile birlikte iş tutanların buradan rant devşirmeye çalışması iki yüzlülüktür. Memur adaylarına ‘görüyor musunuz sizin haklarını bunlar gasp edip kendi yandaşlarına soruları veriyorlar’ şeklinde algı peşinde koşmaları tam bir acziyet örneğidir. Acziyet içindeki muhalefetin hükümeti tenkit edecek ve oradan siyasi olarak netice alabilecek herhangi bir söylemi yoktur. Böyle zayıf noktalardan laf üretmek suretiyle kendilerini heder ediyorlar” dedi.
Menfaat peşindeki tetikçilere de fırsat verilmesin
Memur-Sen Konfederasyonu ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın: “İnsanımızın iş sahibi olma konusundaki en büyük umutlarından biri olan KPSS sürecinin hukuka uygun, adil ve şeffaf bir biçimde yürütülmesi isteğimizdir. İnfiale neden olan bu olayın soruşturması derinlikli bir şekilde yapılmalı, sorumlular ortaya çıkarılmalı; çıkar hesapları peşinde koşarak bu süreci baltalamaya veya bunun üzerinden haksız menfaat elde etmeye kalkışan tetikçilere fırsat verilmemeli, suçlular adalet önünde hesap vermelidir.”
Amaçları toplumsal kaos çıkarmak
Eğitim Mil-Sen Genel Başkanı Kasım Kılıç: “Yaşanan skandalın ardından Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın hızlı bir şekilde refleks gösterip olaya müdahil olması çok yerinde olmuştur. Burada amaç birilerine kapı açmak değil belli ki. Olayda asıl amaç ÖSYM gibi bir kurumun halk nezdinde itibarsızlaştırılmaya çalışılması ve toplumsal kaos çıkarmak gibi görünüyor. KPSS sınavının tamamiyle iptal edilmesi de doğru bir karardır. Ancak sorumluların görevden alınması yeterli değildir. Bu olayda parmağı olanlar devlete zarar vermek istemiştir. Gerekli cezalar verilmelidir.”
İhanet şebekesi devlete güveni tahrip ediyor
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan: KPSS Lisans sınavının iptali ve 6 Ağustos ve 14 Ağustos’taki KPSS oturumlarının da ertelenmesi isabetli olmuştur. Ancak şu hususa özellikle dikkat edilmesi gereklidir: Sadece ÖSYM Başkanını günah keçisi ilan ederek yaşanan sorun çözülemez! ÖSYM içerisinde köklü ve etkin bir kripto yapı hâlâ mevcuttur. Ve bu ihanet şebekesi her fırsatta süreci sabote etmekte, vatandaşımızın kurumlara ve devlete olan güvenini tahrip etmektedir. ÖSYM Başkanlığı bu kripto unsurlardan arındırılmadıkça bundan sonra da benzer sıkıntıların yaşanabileceği muhtemeldir.”