Cumhuriyet gazetesinin algı operasyonu konusunda ustalaşmış yazarlarından Ali Sirmen, yine defalarca yalanlanan iddiaları köşesine taşıdı.
Cumhuriyet gazetesinin algı operasyonu konusunda ustalaşmış yazarlarından Ali Sirmen, yine defalarca yalanlanan iddiaları köşesine taşıdı. "Devlet deprem olan bütün bölgelerde, muhalif olduğunu düşündüğü bütün bireylerin, sivil toplum kuruluşlarının, belediyelerin yardımlarının depremzedelere ulaşmasını engellemek üzere kolları sıvayıp harekete geçmişti" iddiasında bulunan Sirmen, AK Parti Hükümeti'ne haksız ithamlarda bulunduğu yazısında özetle şunları kaydetti:
"(…) Büyük deprem olduğu anda, deprem bölgesinde ve tüm Türkiye’de AKP düzeni bütünüyle işbaşındaydı.
Düzen, yağma ve talan ekonomisiyle oradaydı.
Düzen, liyakati çiğneyen biatçı zihniyeti baş tacı eden uygulamasıyla oradaydı.
Düzen, avanta lavantacılığıyla oradaydı.
Düzen, ayrımcı, nefret diliyle oradaydı.
Düzen, “Bana boyun eğmeyene dünyayı dar ederim!” diye parmak sallamasıyla oradaydı.
(...)
AKP’nin, devleti, tarikatçıların yağma ve talanına açan düzeni, Türkiye’yi imar planlarıyla, ihale mevzuatları ve uygulamalarıyla büyük deprem sabahına kadar
getirmişti ve o gün de 20 yıllık uygulamasının bütün sonuçlarıyla deprem bölgesinde ve bütün Türkiye’de ayaktaydı. Devlet deprem olan bütün bölgelerde, muhalif olduğunu düşündüğü bütün bireylerin, sivil toplum kuruluşlarının, belediyelerin yardımlarının depremzedelere ulaşmasını engellemek üzere kolları sıvayıp harekete geçmişti.
Devlet, depremzedelerin seslerini duyurmak üzere yardımını istediği sosyal medyanın sesini kısıp internet haberleşmesini kısıtlamak için vakit geçirmeden işe koyulmuştu.
Velhasıl Türkiye’yi 6 Şubat sabahına getiren devlet, 6 Şubat sabahı da her yerde işbaşındaydı ve deprem sırasında gördükleriniz neyse devlet de zaten oydu.
Tüm olanların devletin yokluğundan kaynaklandığını sanan depremzede vatandaş, enkaz içinde hep birlikte devleti arayarak feryat ediyordu:
-Devlet nerede?
Oysa devlet oradaydı..."