• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Seküler yobazları aile sancısı tuttu

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Seküler yobazları aile sancısı tuttu

Milletin hayrına atılacak her adımı “çağdaşlık” ve ‘laiklik’ kisvesiyle engellemeye çalışan, milletin manevi değerleriyle kavgalı seküler yobazlar, bu kez de 2025 yılının “aile yılı” ilan edilmesi üzerinden saldırıya başladılar. Aileyi parçalayan LGBTİ sapkınlığına destek veren CHP ve arka bahçesi konumundaki yapılar kadın istismarına başladılar.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “2025 yılı Aile Yılı ilan edilecek” aile dedi, seküler yobazlar, feminist dernekler, sapkın oluşumlar ve hamisi CHP paniğe kapıldı.

Toplumsal cinsiyet eşitliği safsatası ile eşcinsel sapkınlığı meşrulaştırmak isteyen, her türlü gayrimeşru ilişkiyi destekleyen seküler yobazlar ile muhalefeti “Aile Yılı” sancısı tuttu.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, rahatsızlığını “Eyvah ki eyvah, Allah ailelerimizi korusun. Çocuk yapın demekle, beyefendinin ‘aile yılı’ ilan etmesiyle olmuyor. Önce o çocuğun babasına enflasyonun altında zam vermeyeceksin” sözleriyle ortaya koydu.

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca ise, “Aile yılı demek toplumsal cinsiyet eşitsizliğini yeniden üretmek, kadınları aile içine hapsetmek demek” diyerek ailenin lafını bile duymak istemediğini gözler önüne serdi.

TİP: hodri meydan! o zaman eşcinseller de aile kursun

Türkiye İşçi Partisi’nin sapkınlığı kurumsallaştıran LGBT+ Bürosu da 2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesine, “Her yurttaşın sevdiği ile evlenip aile kurmasının önündeki kanuni engeli gelin kaldıralım, hodri meydan!” şeklindeki ifadelerle eşcinsellere de aile kurmalarının önünün açılmasını istedi.

KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES) Merkez Kadın Sekreteri Nigar Dinçer, “İktidar, kadını ötekileştirip aile odaklı politikaları sürdürmeye devam ettikçe kadına yönelik şiddetin de, kadın cinayetlerinin de azalma şansı yok” dedi. Cumhuriyet Gazetesi ise Aile Yılı’na ilişkin yayınladığı, “2025 Direniş Yılı Olacak” başlıklı haberinde, “Aile yılı çağrısının kadına ve çocuğa yönelik şiddeti örtbas etmeyi hedeflediğini belirten kadınlar, ‘Mücadeleye devam’ dedi” ifadelerine yer verdi. Now TV, 2025 yılının Aile Yılı ilan edilmesini, “Erdoğan yine üç çocuk çağrısı yaptı. Aileler ‘Eyvah Aile Yılı ilan edildi’ diye endişelendiler” şeklinde verirken, Sözcü TV Haber Sunucusu Fatih Portakal, “2024 yılı Emekliler Yılı’ydı. Emeklilerin durumu ortada. Benden söylemesi, ailenize dikkat edin” ifadeleriyle konuyu sulandırarak aktardı.

AİLE VE KADIN BİRBİRİNE HASIM YA DA RAKİP DEĞİL

AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir ise konuya ilişkin Akit’e yaptığı açıklamada, aile ve kadının birbirine hasım ya da rakip olmadığını belirterek “Ne yazık ki politikalar üretirken ya kadın hakları ya aile diye hep böyle hasmane tutumla gidiyordu bu işler AK Parti’ye kadar. AK Parti hem kadının güçlenmesi, hem eğitimde fırsat eşitliğini yakalaması hem çalışma hayatında olması, hem de toplumun en önemli dinamiği olan ailenin güçlendirilmesini sağladı. Bugün üniversitelerde kız öğrencilerin oranı yüzde 51’lere ulaştıysa, AK Parti’nin kadın haklarıyla ilgili temelde eğitimi esas alarak yasakları tarihe gömmesi, kat sayı uygulamasını kaldırması, 81 ile üniversite açması gibi uygulamaları neticesindedir. Ama diğer yandan bireyi topluma hazırlayan yegane kurum ailedir. Yani bireyin hem iletişim becerileri, hem sorun çözme becerileri, kriz çözme becerileri gibi pek çok konuda bireyi topluma aile hazırlar” diye konuştu.

BİR MİLLİ GÜVENLİK SORUNUDUR”

Aile karşıtlığının temelinde bireyi yalnızlaştırarak tüm ideolojilere açık hale getirmenin yattığına dikkati çeken Keşir şöyle devam etti: “Bunun içinde LGBT olabilir, kapitalizm olabilir, feminizm olabilir. Bireyi ne kadar çok yalnızlaştırırsanız o kadar çok mal satarsınız. Bireyi ne kadar yalnızlaştırırsanız kendi ideolojinizi o kadar empoze edersiniz. Aile o anlamda önemli bir kalkandır. Bireyi yalnızlaştırma yolunda politik duruşun bir sonucudur bu aile karşıtlığı. Türkiye’de şu anda doğurganlık oranının 1,51 olması bir milli güvenlik sorunudur. İlk defa OECD ortalamasının altında kaldık. Ağırlıklı olarak batı ülkelerinin olduğu bir grupta bile ortalamanın altına düştük. Bir de Aile Yılı’na karşı olanlar şöyle söylüyor; ‘Kadınları zorla mı doğurtacaksınız?’ Elbette hayır. Bir araştırmada 40 yaş üstündeki kadınlara soruluyor; ‘Ne kadar çocuk sahibi olmak isterdiniz? Kaç çocuğunuz var?’ Kadınların yüzde 60’tan fazlası bakım hizmetleri, maddi imkanlar ve farklı sebepler nedeniyle istediğinden daha az çocuk doğurduğunu söylemiş. Bizim hedefimiz şu: Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin önündeki engelleri kaldırmak. Bu işe karşı olanlar zannediyorlar ki bu durum kadının çalışma hayatıyla doğrudan ilgili. Hayır, veriler ev hanımlarının da doğurmadığını gösteriyor. Ev kadınları evde bakım hizmetlerini tek başına yapıyor ve bundan muzdaripler.”

Aileye karşı olanlar ya cahil ya da...

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakında Aile Yılı’na ilişkin önemli müjdeleri sıralayacağını da belirten Ayşe Keşir, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz kadınların yüzde 60’ının istediği çocuk sayısından daha az çocuk sahibi olmasının sebebi neyse bulup, ‘istedikleri çocuk sayısına ulaşmaları için ne gibi hizmetler verilmesi, ne tür politikalar üretmeli devlet?’ diyerek bir çalışma yaptık. Parti olarak çalışma yaptık, bakanlığın, hükümetin çalışması için altlık oluşturduk. Hükümetimiz, bakanlığımız bunun üzerine politikaları geliştirdi ve Sayın Cumhurbaşkanımız da yakında Aile Yılı’na ilişkin açıklamalarda bulunarak önemli müjdeleri sıralayacak. Şimdi buna karşı gelenlerin iki refleksi var bana göre. Biri cehalet. Verileri bilmiyorlar. Dünyada ne olup bitiyor bilmiyorlar. Mesela İsrail’de doğurganlık hızının 3 olduğunu bilmiyorlar. Dünyadan habersizler. Hâlâ 30-40 sene öncenin ezberleriyle, ellerine tutuşturulanlarla konuşuyorlar. İkincisi de, aile karşıtlığı bir politika olmuş bazı kesimlerde. ‘Aileyi parçalamayı öneriyoruz’ diye pankartlar açılan mitingler, yürüyüşler yapıldı. ‘Aile dışında hayat var’ diye pankartlar açıldı bu ülkede. O pankartları açanlar da ‘Aile Yılı’ndan ve yaptığımız aile odaklı çalışmalardan rahatsız. Biz onları biraz daha rahatsız etmeye devam edeceğiz. Çünkü toplumun gerçekliği var. Bu ülkenin beka meselesi var. Kadınlar ne istiyor, ne istemiyor onu kadınlar kendileri biliyor. Biz de kadınların istekleri doğrultusunda onların beklentilerini, hedeflerini gerçekleştirmeyi kolaylaştırıcı politikalar üretmeye devam etmek durumundayız.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

alper

zaten bu CHP olmasa türkyeyi hiç bir kafir yıkamazda içimizdeki bizden görünen CHP kafirleri olmasa türkiyenin çıban başı CHP

Ali Mahirin ağzına sağlık

Harika söylemiş: Çocuk yapın demekle, beyefendinin ‘aile yılı’ ilan etmesiyle olmuyor. Önce o çocuğun babasına enflasyonun altında zam vermeyeceksin.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23