Sağlığınız için uzak durun! Dağdan topladığı otu yiyince ölümden döndü
Mardin’de şeker hastalığına iyi geldiği söylenen yabani otu pişirip yiyen M.S., kısa süre sonra fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. İç organlarında ağır hasar oluşan kadın, tedavisinin ardından yaşama tutundu.
Mardin’de bahar aylarında dağdan topladığı otu çevresindekilerin tavsiyesiyle tüketen M.S., zehirlenerek ölümden döndü.
“Tanımadığınız otları sakın yemeyin”
Ölümden döndüğünü belirten M.S., “Dağa kendimizi ot toplamaya gittik ve aralarında değişik bir ot buldum. Onu da topladım. 'Acaba bu neye iyi geliyor' diye birkaç arkadaşa danıştık. 'Bu şeker hastalığına iyi geliyor’ dediler. Ben de onu topladım, eve getirdim. Ondan sonra pişirip yedim. Yanlış ot çıktı, o değişiğiymiş, zehirlisiymiş. Onu yedim ve 3 saat sonra fenalaştım, buraya getirildim. Elhamdülillah, önce Allah sonra doktorlarımız sayesinde hayata tutunduk. Gerçekten de bütün organlarıma zarar vermişti. Şu an hayatta olduğum için Rabb’ime hamdediyorum. Tanımadığınız otları sakın yemeyin. İnsanın hayatına mal olabiliyor. Ben mucizevi bir şekilde hayata tutundum. Gerçekten öldüm, dirildim. Çok tehlikelidir. Ben o hataya düştüm, siz düşmeyin” dedi.
“Vakalarda artış var”
Hastanenin Başhekim Yardımcısı Dr. Çağlar Öztürk, son dönemde hastaneye başvuran zehirlenme vakalarında artış yaşandığını belirterek, “Hastanemize yaklaşık iki haftadır yabancı ot zehirlenmesi şikayetiyle çok sayıda vaka gelmeye başladı. Bildiğiniz üzere çiğdem özü veya çiriş otu denilen bu bitkiye karışan bazı yabani otların yenmesiyle beraber hastalarda karaciğer yetmezliği, böbrek yetmezliği, kan değerlerinde bozulmalar olabiliyor. Daha kötü sonuçlara da sebebiyet verebilir. Bu konuda halkın daha dikkatli olması gerekiyor” diye konuştu.
“Doğada bulduğunuz herhangi bir otu tüketmeyin”
Hastanede görev yapan Dahiliye Uzmanı ve Dr. Öğretim Üyesi İdris Baydar ise doğada bulunan her bitkinin tüketilmemesi gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
“Vatandaşlarımız bahar mevsiminde dışarı çıkıp doğada vakit geçirebiliyorlar ve bu süre zarfında gördükleri otları toplayıp tüketebiliyorlar. Ama bu bazen ciddi sonuçlara sebebiyet verebiliyor. Çünkü her ot yararlı, faydalı olmuyor. Bazı otlar zehirli olabiliyor ve bu zehir ciddi sonuçlar ortaya çıkarabiliyor. Toplumumuzda, bu bölgede sık tüketilen ‘çiriş otu’ dediğimiz bir ot var. Halkımız genelde bunu toplamak istiyor ama bununla karışan bazı otlar var. Bu ot maalesef zehirli bir ot. İçerisinde kolşisin dediğimiz bir madde var ve bunu tükettiğinde hasta ciddi düzeyde kolşisin almış oluyor. Bu kolşisin de vücutta hemen hemen tüm organlara zarar vermeye başlıyor. Karaciğerden böbreğe, kemik iliğinden kalbe kadar birçok organda hasar meydana geliyor. Ve bu durum ölüme kadar gidebiliyor. Neyse ki takip ettiğimiz hastalarda ölüm yaşanmadı. Ciddi tablolar ortaya çıktı ama yaptığımız tedaviler sayesinde hastalarımızın karaciğerleri, böbrekleri, kemik iliği değerleri düzeldi. Genel durumları düzeldi ve taburculuğa hazır duruma geldiler. Neyse ki bir ölüm yaşanmadı, böyle bir sonuç almadık. Ama bu her zaman bu şekilde olacak diye bir şey yok. Herkes bu kadar şanslı olmayabilir. O yüzden halkımızın bu otu iyi tanıması ve bunu tüketmemesi, hatta yabani ortamda, doğada bulduğu herhangi bir otu tüketmemesini öneriyoruz. Çünkü hangi otun nasıl bir etkiye sahip olacağını biz dahi bilemiyoruz. O yüzden herkesi dikkatli olmaya çağırıyoruz.”