Azerbaycan Vatandaş Gelişim Partisi Genel Başkanı Ali Aliyev, “10 Aralık zafer töreninde yaşananlar ve Erdoğan ile Aliyev’in açıklamaları Rusya’yı endişelendirdi. Rusya, Azerbaycan’da asla Türkiye’nin yerini alamaz. Savaş sırasında ve sonrasında ülkenin her il, ilçe ve köyünde Türk bayraklarının dalgalanması endişe kaynağı. Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, özellikle askeri yönde daha derin bir entegrasyon aşamasına girmelidir” dedi.
Muhammet Kutlu Ankara
Azerbaycan Vatandaş Gelişim Partisi Genel Başkanı Ali Aliyev, Türkiye Azerbaycan ilişkileri, Güney Kafkasya’nın durumu, geleceği üzerine Akit’e çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Fransa ve Belçika Temsilciler Meclisi’nin Azerbaycan’ı kınayıp sözde Ermeni Karabağ yönetimini tanıması konusunda konuşan Aliyev, “Dünya yeniden şekilleniyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünyayı yeniden tasarlama süreci yaşandı. Günümüzde devletler askeri, ekonomik ve diplomatik güçlerine göre yeniden sınıflandırılıyor. Fransa öncelikle Türkiye’nin güçlenmesinden endişe duyuyor; gerçek şu ki, Türkiye, her bakımdan dünya siyasetinin en zayıf noktası sayılabilecek Fransa’yı zorluyor. Bu, Fransa’nın Türkiye’ye karşı attığı ilk adım değil. Bu, Türkiye’nin Akdeniz’deki petrol ve doğalgaz arama çalışmalarında da gözlemlendi. Libya’da Kaddafi’nin iktidardan çekilmesinin, bugünkü Libya’daki durumun o dönemde Fransa ve Sarkozy’nin çabalarının çirkin bir resmi olduğunu hepimiz biliyoruz. Fransa, Türkiye’nin Güney Kafkasya’da güçlenmesinden, petrol ve gaz rezervlerini satın almasından ve böylece Ortadoğu’da lider olmasından endişe duyuyor. Aslında Türkiye yavaş yavaş Fransa’yı solluyor ve Fransızlar bunu görmezden gelemediler. Güney Kafkasya’da yaşananlar, müttefiki Ermenistan’a gösterdikleri ilgi ve destek tesadüf sayılamaz ve bence Fransa’nın savaştan hemen sonra Ermenistan’a 200 İHA teslim etmesi de göz ardı edilmemelidir. Ancak tüm bu girişimler kararlılığımızı ve konumumuzu yumuşatmamalıdır. İki devlet olarak doğru yolda olduğumuzu düşünüyorum. Azerbaycan-Türkiye ilişkileri, ilişkilerde yakınlaşma her alanda gözetilmeli, Azerbaycan ve Türkiye dayanışmayı derinleştirmelidir” dedi.
Ermenilik Türk dünyasına karşı bir araçtır
Paşinyan’ın Türkiye’yi suçlamasının nedenlerine de değinen Aliyev, “Ermenistan devletinin temeli saldırgan politikalarla atıldı. Ermeniler bunu çok iyi anlıyorlar ve Batı dünyasının, Hıristiyan dünyasının kendilerini Müslüman dünyasına, Türk dünyasına karşı bir araç kullandıklarını biliyorlar. Ermenilik, Türklere ve Müslümanlara karşı bir iddiadır. Bu felsefenin arkasında Türk ve Müslüman dünyasına karşı mücadele vardır. Ermeniler bu politikadan vazgeçerse dünya güçlerinin onlara ihtiyacı kalmayacak, yabancı patronlar onları terk edecek ve tarihin arşivlerine gömülecekler. Bundan vazgeçmeyeceklerdir” dedi.
Bakü-Nahcivan yolu büyük bir olay
Türkiye, Nahçıvan ve Bakü’nün birleşmesinin önemine dikkat çeken Ali Aliyev, “Bu büyük bir jeopolitik olay olarak not edilmelidir. Ama bence bu otoyolun Rusya’nın kontrolünde olması endişe verici. Rusya’nın bölgede Türkiye’nin rakibi olduğunu biliyoruz. Tabii jeopolitik açıdan bakıldığında Rusya, Türkiye ile Azerbaycan arasında bu kadar büyük bir iletişimin kurulmasından hoşlanmıyor. Bence bu otoyol ileride yaşanacak değişiklikle bizim kontrolümüz altında olur ve çok daha önem kazanır” ifadelerini kullandı.
Türkiye-Azerbaycan askeri entegrasyonu gerçekleşmeli
Türk ve Azeri ordularının entegre edilmesi gerektiğini de belirten Aliyev, “10 Aralık zafer töreni Rusya’yı endişelendirdi. Aslında Rusya, Azerbaycan-Türk bahçesinin ne kadar derin ve doğal olduğunun farkında. Rusya asla Azerbaycan’da Türkiye’nin yerini alamaz. Savaş sırasında ve sonrasında ülkenin her il, ilçe ve köyünde Türk bayraklarının dalgalanması büyük endişe kaynağı. Bu konuda Rusya endişeli ve Türkiye’nin statüsüne yükselemeyeceğini anlıyor. Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, özellikle askeri yönde daha derin bir entegrasyon aşamasına girmelidir. Ve yavaş yavaş Azerbaycan-Türkiye bağları daha da güçlendirilmelidir” diye konuştu.