2017 yılında Ritz Carlton oteline çağırılıp tutuklanan 400'e yakın Suudi iş insanının işkenceden tehdit edildiği ortaya çıktı.
Kasım 2017'nin başlarında, aralarında prensler, krallar ve bakanların da olduğu Suudi Arabistan'ın en güçlü yaklaşık 400 kişisi toplandı ve modern krallık tarihinin en büyük ve en tartışmalı tasfiyesi haline gelen Ritz-Carlton gözaltılarının aktörleri oldular.
Tutuklamalar Suudi toplumunun temellerini sarstı ve bir anda dokunulmaz kurum figürlerini tutuklama hedeflerine dönüştürdü. Statüler atıldı, varlıklara el konuldu ve iş imparatorlukları altüst edildi. Devlet ile nüfuzlu seçkinleri arasındaki geleneksel anlaşma bir gecede parçalandı.
Şimdi, gözaltına alınan önde gelen isimler, o gün neler olduğunu anlatıyor.
Bir arabulucu aracılığıyla Ritz'de olanları anlatanlar, dönemin en üst düzey Suudi iş insanlarından bir kısmını oluşturuyor. Bu kişiler biki bakanın gözetiminde güvenlik görevlileri tarafından dövüldüğünü ve sindirildiğini iddia etti. Bu iki bakan da tasfiye emrini veren Muhammed bin Salman'a yakın kişiler.
Ritz-Carlton tutuklamaları genellikle bir telefon görüşmesi ile başlar, Prens Muhammed veya Kral Selman ile toplantılar için hedefteki kişiler çağrılırdı. Başka bir durumda, iki önde gelen işadamına bir evde buluşmaları ve bir kraliyet mahkemesi danışmanının kendilerine katılmasını beklemelerini söylendiğini aktardı. Bunun yerine, devletin güvenlik görevlileri geldi ve onları korumaların ve kıdemli yardımcıların beklediği beş yıldızlı bir hapishaneye götürdü.
O gün neler olup bittiğini yakından bilen bir kaynak, "İlk gece herkesin gözleri bağlandı ve neredeyse herkes Mısır istihbaratının "dayak gecesi" dediği şeye maruz kaldı", diye konuştu. İnsanlara neden orada olduklarını bilip bilmedikleri soruldu. Kimse bilmiyordu. Çoğu dövüldü, bazıları fena halde dayak yedi. Stres pozisyonlarında duvarlara bağlı insanlar vardı. Saatlerce sürdü ve işkenceyi yapanların hepsi Suudilerdi.
Üç yıl geçti ve Prens Muhammed, servetinden mahrum kalanların suçu işlediğinde ısrar ediyor. Suudi yetkililer, 87 kişiden 107 milyar dolar kadar kurtarıldığını ve bunun Suudi hazinesine konduğunu söylüyor.
Kaşıkçı cinayetine yol açtı
Guardian'a konuşan kaynaklar ise, elde edilen rakamın 28 milyar dolara yakın olduğunu ve tasfiyenin, monarşi ile Suudi iş dünyası arasındaki güveni kırma pahasına yapıldığını iddia etti.
Kaynaklardan bir diğeri, "Bu, basitçe onun gücünü konsolide etmesiyle ilgiliydi. Kaşıkçı cinayetinde önce geldi ve bundan sıyrılması onun bu cinayeti işlemesine olanak tanıdı. Ritz'de yer alan aynı korumalar da Kaşıkçı cinayetinin içindeydi. Tarih elbet MBS'den (Muhammed Bin Salman) bunun hesabını soracak ”dedi.