AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma içten, PKK ve HDP’nin de içinde bir paralel yapılanma olduğunu belirterek, “PKK, KCK ve HDP kendi içerisinde farklı ülkelerin istihbarat birimlerinden beslenen ve küresel ekonomik güçleri elinde tutan derin güçlerle iş birliği içerisindedir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde başlayan çözüm süreci, sabotajlara rağmen adım adım sona dtoğru yaklaşıyor.
2013 Nevruz’unda “Silahlı mücadele dönemi bitmiştir” diyen Abdullah Öcalan şimdi kesin bir dille örgütüne silahlara veda çağrısında bulunması da yine bir takım belli grupları rahatsız etti. Çözüm sürecinin mimarlığını üstlenen AK Parti Hükümetinin samimiyetini düşmanca bir dille sorgulamaya çalışan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutumu ise her geçen gün tepkilere neden oluyor.
İÇTEN: HDP FARKLI ÜLKELERİN İSTİHBARAT BİRİMLERİNDEN BESLENİYOR
Konuyla ilgili gazetemize konuşan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, PKK, KCK ve HDP’nin farklı ülkelerin istihbarat birimlerinden beslendiğini söyledi.
PKK’nın kuruluşundan bugüne kadar da KCK’nın ve HDP’nin içinde de bir paralel yapı var olduğunu belirten İçten, “Devletin içerisindeki paralel yapı tasfiye sürecini hızlı bir şekilde yürütüyoruz. Şuan Haşhaşilerle mücadelemiz hâlâ devam ediyor. Ama PKK, KCK ve HDP kendi içerisinde farklı ülkelerin istihbarat birimlerinden beslenen ve küresel ekonomik güçleri elinde tutan derin güçlerle iş birliği içerisindedir. Öcalan’ın çözüm sürecindeki duruşunun net bir şekilde ortaya olmasına rağmen, zaman içerisinde gerek kandil, gerek HDP’nin içindeki bazı isimlerin ağababaları farklı ülkeler olduğu için hep bu çözüm sürecini provoke edecek adımlar attılar. Demirtaş da süreci provoke edenlerden biridir. 6 – 8 Ekim olaylarında başı çekmiştir, halkı sokağa davet etmiştir. Bunun sonucunda da 51 insanımız hayatını kaybetmiştir” dedi.
PARALEL YAPI, MARKSİST KÜRTLERDEN OLUŞAN BİR YAPI KURMAK İSTİYOR
PKK’nın Marksist yapının muhafazakâr kesime saldırdığını hatırlatan İçten, “PKK içerisinde; abisiz Alevi, Marksist ve ateistlerden oluşan bir grup bulunuyor. Bunların derdi Kürt meselesi ve çözüm süreci değildir. Tek istedikleri Marksist yapının Kürt halkı üzerinde etkin olmasıdır. HDP, Diyarbakır’da Kürtlerin de geleneklerin de ve inançlarında olan çarşafla alay etmiştir. Kobani olaylarında Kur’an-ı Kerimler yakılmış, Kur’an kursları ateşe verilmiştir. Muhafazakâr kesime saldırılar yapmıştır. Paralel Yapı, dindar değil, Marksist Kürtlerden oluşan bir yapı kurmak istiyor. Devlet içindeki Paralel Yapıyla PKK içindeki yapının akıl hocası aynı kişidir. O yüzden Demirtaş da Paralel Yapı tarafından yönetiliyor” ifadelerini kullandı.
ÇÖZÜM SÜRECİ BAŞLADI DEMİRTAŞ DEĞİŞTİ!
Şırnak’ın Uludere ilçesinde 35 kişinin öldürülmesiyle ilgili Selahattin Demirtaş, 35 kişiden MGK’yı sorumlu tutarak, toplu protesto çağrısında bulunmuştu.
Geçtiğimiz senelerde de Demirtaş, Adana’nın Seyhan ilçesinde dün PKK ve KCK’lı tutukluların açlık grevine destek için düzenlenen mitinge şehit annelerini de çağırarak “Asker annelerine yine sesleniyorum. Gelin sesimize ses katın. 30 Ekim’de hayatı durduralım. O gün alışveriş yapmayalım, okula gitmeyelim, alanlara akalım” demişti.
ERDOĞAN VE DAVUTOĞLU, DEMİRTAŞ’I SORUMLU TUTMUŞTU
Türkiye’nin birçok ilinde yaşanan ve 51 kişinin ölümüyle sonuçlanan Kobani olaylarına “sokağa inin” çağrısıyla sebep olan Demirtaş’a, Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Bu çağrılar devam ederse sorumlusu, dökülecek tek damla kanın sorumlusu Demirtaş’tır” diyerek uyarıda bulunmuştu.
Halkın güvenliği için meclise sunulan İç Güvenlik Paketi’ne de karşı gelerek çözüm sürecine ciddi zararlar verdiği söylenilen Demirtaş’a, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, “Bu düzenlemeyi bozmaya gayret edenler, bunun yegâne sorumlusu olacaktır. Halkı sokağa dökmek isteyenler yargıdan kurtulamayacaktır, molotofkokteylleriyle siyaset yapamayız” şeklinde konuşmuştu.