Sanat dünyasında belli çevreler sözde özgürlükçü ve barışçı kampanyalar yürütüyor. Ancak terör örgütü ve uzantısı yapıları destekleyen bu türden çabalara tepki gösterenler de var.
Kişisel blogunda sanatçılara yönelik açık mektup kaleme alan oyuncu Ali Nuri Türkoğlu, "Ey alnında ışığı ilk hisseden 'sanatçı' meslektaşım. Ey kendine suretini gösterecek tüm aynalarının çatına rujla küfür yazan narsist zifiri kör 'aydın'. Hissettiğin o ışık değil, onun yakıcı alevidir. Hem öyle bi alev ki yakıtı ithal, yakanı o meşhur meçhûl..." diyerek meslektaşlarını bu gaflet uykusundan uyanmaya çağırdı. Türkoğlu, mektubunda: "Silkelen uyan bu narkozdan, ya da çıkar kafa kağıdını delikanlı gibi, adını bilelim artık.
ADINI BİLELİM ARTIK
Polisi, askeri, sivili nâmertçe vuran teröriste 'gerilla' diyene, o habis ruhları 'özgürlük neferi' addedene, bunu utanmadan sıkılmadan açık açık söyleyene, "kanlı meydana" az evvel çadırında galibiyet şampanyasını patlatıp, çakırkeyf olmuş muzaffer komutan edasıyla sırıtarak girenlere oyu bırak, prim vermek için bile; ya safdil ya câhil ya narkozlu ya işbirlikçi olabilir insan ancak. Hepsi anlaşılabilir bir derece ve belki affedilebilir ama sonuncusu ııhh. Neden mi söyleyeyim; Şehitlerin ahı tutar çünkü yeri göğü, ardında kalanların çığlığının devasa çığında kaybolursun. Hem, o pürüzsüz alnında hissettiğin şeyin ışık olduğundan bu kadar emin olmak, neresinden baksan bir kibir alametidir. Sanat-çı arıdır, saftır, berraktır, insancıldır, topraktandır, yereldir, organiktir, diğergâmdır, rehberdir, ışıktır, uyandırıcıdır. Seninki sanat değil, kıymeti kendinden menkûl bir titr budalalığı. Harıl harıl yanan kibrini söndür yol yakınken hem bizi de icbar ile (zorla) pasif içici yapma. Tek dünyalıysan belki umursamazsın ama her iki cihanda da sorarlar hesabını sana."