Piyasa normalleşecek sabırlı olun

Kurda yaşanan aşırı hareketliliğin normal olmadığını ifade eden piyasa analistleri, ‘panik yapmayın’ uyarısında bulunuyor. Uzmanlar, hükümetin atacağı adımların yakından takip edilmesini tavsiye ediyor.

11 Ağustos 2018 Cumartesi 10:36
Piyasa normalleşecek sabırlı olun

TL’deki sert değer kayıplarının bireysel yönlü döviz borcu olanlara, bankalara, döviz borçlusu şirketlere etkisinin daha fazla olmaması için kısa ve orta vadeli tedbirler alınmaya başlandı. Piyasa analistleri, TL’deki aşırı değer kaybının normal olmadığını vurgularken; ekonomik olmaktan çok ABD ilişkilerinde yaşanan olumsuzluklar gibi politik konuların da etkili olduğunu dile getiriyor.

KİMSE KAOSA ÇANAK TUTMASIN

Sanayicilerin borçlarının ağırlıklı olarak dolar cinsinden olduğuna dikkat çeken uzmanlar, ‘’Buna karşılık varlıklar TL cinsinden değer buluyor. Piyasa şartlarına bakıldığında ‘2001’den kötü durumdayız’ algısı hâkim. O dönemde özel sektörün 30 milyar, kamunun 30 milyar dolar borç yükü vardı. Şimdi onun 4-5 katı borç yükü söz konusu. Kimse kaosa daha fazla çanak tutmadan hükümetin radikal bir adım atması gerekiyor’’ tespitinde bulunuyor.

DERTLERİ IMF İLE BULUŞTURMAK

Ekonomistler, “Mega projelerin askıya alınması için lobi faaliyetlerine hız vermeye başlayan Türkiye’yi döviz kuru üzerinden zayıflatmaya dönük senaryolarını devreye soktu. Ana hedefleri Erdoğan Hükümetini IMF ile aynı masada buluşturup Türkiye’yi yeni bir borç sarmalının içine çekmek olan bu kesimin sözde ‘ekonomist’ unvanlı çığırtkanları ise ‘Mega projelerinden söz etmeyi bırakıp, sıkıntı içindeki döviz borçlularını rahatlatacak adımlar atması lazım. Eski IMF programlarında olduğu gibi önemli döviz girişini sağlayacak girişimlerin yolunu açması lazım’’ açıklamalarında bulunuyor.

PANİK YAPMAYA GEREK YOK

Döviz borçlusunun atabileceği en doğru adımın ‘’borcun faizini ödeyip, ana paraya dokunmamak’’ olduğunu dile getiren ekonomistler ise Yeni Akit’e şu değerlendirmeleri yaptı:  ‘’Böyle durumlarda zaman yönetimi önemli hale geliyor. Bankalar faiz borcunun ödenmesi durumunda, döviz borçlularına süre tanıyarak olumlu davranmalıdır. Dövizin bir süre daha ne durumda olacağını tahmin etmek zor. Yükselebilir de düşe de bilir. Ama bunlar reel değil. Döviz geliri olanlar bankalarla uyumlu bir ödeme planı yapmalılar. Döviz borçlusu firmaların alacakları da döviz cinsinden ise ve bu borçlarını karşılayabiliyorsa, söz konusu borcu bankalarla uyumlu vadede bir ödeme planı yaparak gerginlikten kurtulabilirler.

ÖNCE DİPLOMATİK RAHATLAMA

Kurun piyasa üzerinde oluşturduğu stresin azalmasının öncelikli formülü diplomatik yönlü irtibatlardan geçtiğine vurgu yapan ekonomistler, ‘’ABD ile Türkiye arasında yüzyıla dayanan bir dostluktan söz ediliyorsa sağduyunun egemen olacağı bir noktaya en kısa zamanda gelinmeli ve bu kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Ancak şu anda yaşanan diplomatik gerginlik piyasaya gölge oluyor’’ değerlendirmesinde bulunuyor.

“TOZ DUMANIN YERE İNMESİNİ BEKLEMELİYİZ”

Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin, konunun ekonomik olmaktan iyice dışarıya çıktığına vurgu yaparak, “Bir yanda ABD’nin doğrudan düşmanlığı, diğer tarafta kambiyo rejimi ve döviz mevduatlarıyla alakalı yapılan dedikodular, Dolar/TL’nin rekor hızda yükselmesine sebep oldu. Biraz sabırlı olup, toz dumanın yere inmesini beklemek lazım’’ uyarısında bulundu.

‘’YAPAY ZEKALI BÜTÇELEMEYİ TERCİH EDİN’’

Yazılım hizmeti danışmanlığı firmalarından Ereteam’in CEO’su Kutlay Şimşek, piyasaların belirsiz seyrine karşı alınabilecek en akıllıca yöntemin yapay zekâ destekli yazılımlar olduğunu söyledi. Döviz kurunun oynaklığının analiz edilmesi ortaya çıkabilecek risklerin önceden öngörülmesi ve önlem alınması açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Şimşek, ‘’Yapay zekâ ile kurumlar büyüyen veri havuzlarından istifade edebildiklerinde, resmi düzenlemeleri daha iyi karşılayabilir, kârlarını artırabilir, müşteri deneyimini ve daha fazlasını geliştirebilir’’ dedi.

‘’ALBAYRAK’IN MESAJLARI HEMEN HAYAT BULMALI’’

Mevcut siyasi ilişkiler ve ekonomik durum düşünüldüğünde doların yükselişinde önemli bir ekonomik etki olsa da ABD ile ilişkilerden kaynaklı etkinin de oldukça fazla olduğunu görüyoruz’ diyen Piyasa analisti Burçak Gezgin, Yeni Akit’e yaptığı değerlendirmede, ‘’Henüz ABD ile ilişkilerin nasıl seyredeceğini kestirmek güç olduğundan dolar konusunda bir tahminde bulunmak da kolay değil. Bugün ilişkiler olumlu olmasa da yarın sabah düzelebilir’’ dedi.

ABD veya Türkiye tarafından olumlu bir açıklama gelmesi halinde dolar üzerindeki siyasi etki fiyatlamasının çok hızlı bir şekilde eriyebileceğine dikkat çeken Gezgin, ‘’Cumhurbaşkanlığı ve ekonomi yönetimi hızlı ve kesin bir acil eylem planı ile enflasyonda, bütçede ve cari açıkta sağlanacak iyileştirmeler için somut adımlar ortaya koyarsa ekonomik tarafta da dolara karşı bir zafer elde edilebilir’’ değerlendirmesinde bulundu.

‘’SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİNİ HAZMEDEMEDİLER’’

Piyasa yorumcusu İslam Memiş de gazetemize yaptığı değerlendirmede, ’’Türkiye, sistem değişikliğindeki başarıyı yakalarsa önü alınmaz başarılara imza atabilir. Bu süreçte kamu kurum ve kuruluşlarda devam eden yeni görevlendirmelerin bitmesi, Orta Vadeli Programın açıklanması, politikacıların da bugünlerde sahada halkın yanında olması gerekiyor. Geçici olarak döviz kurlarında gerileme olacak, herşey normalleşecek. Bundan şüphem yok’’ dedi.

Her şey eskisi gibi olmayacak’’ diyen Memiş, sözlerini şöyle sürdürdü: ’’Döviz, faiz ve enflasyon rakamları, sadece devletin kasasını değil, 7’den 70’e herkesi etkiliyor.

Devlet, sürecin diplomasi tarafını dengelemeye çalışırken şirketler ve bireylerin de kendi tedbirlerini önceden alması gerekiyordu. Artık gelecek için eski alışkanlıklarımızdan kurtulmamız gerekiyor.’’

Neler yapılmalı?

İslam Memiş, yatırımcılara şu tavsiyelerde bulundu:

1- Döviz ile ticaret yapıyorsak sermayemiz kadarıyla ve döviz olarak kenarda nakit tutmak zorundayız.

2- Kur riskinden kaçınmak için döviz sigortası yaptırmak gerekiyor.

3- Banka mevduatlarınızdaki nakitlerinizi sadece döviz olarak tutmak kârlı bir yatırım olmayabilir. Çeşitli enstrümanları denemek sepet yapmak daha uygun. Fiziki altın, önceliğimiz olmalı.

4- Enflasyon artışı, gıda fiyatlarının pahalı olmasına neden olduğu için çarşı pazarda alış veriş yaparken tüketebileceğimiz kadar alış-veriş yapmalıyız.

Torba ve dolapları doldurmak yerine mevsiminde ucuz olan sebze ve meyvelerden kışa hazırlık yapmalıyız.

5- Tasarruflarınızda hedef belirlemek çok önemli.

Yani hedefinizde ne varsa ulaşana kadar birikimden vazgeçmeyin.

6- Belirsiz piyasa şartlarında al-sat yapmayın.

Sosyal medya etkisinde kalarak zarar etmeyin. Bugünkü piyasa koşulları alım için değil, satış için fırsat veriyor. Doğru zamanı beklemek, soğukkanlı olmak, nefsinize yenilmemek gerek.

7- Global ekonomiler daraldığı için işimize sahip çıkmak zorundayız.

İster işveren ister işçi ol, işimize sımsıkı sarılıp daha çok üretmeliyiz.

8- Birikimlerinizi tanıdığınızı sandığınız dövizcilere ve kuyumculara emanet etmeyiniz. Yarın bu kişiler kepenk indirip gittiğinde, kimsenin “Devlet nerede?” demeye hakkı yoktur.

9- Devletin sunmuş olduğu tüm teşvikleri araştırmalı, öğrenmeli ve uygulamalıyız.

10- Hayatın her geçen gün pahalı olacağını düşünün. Ona göre evlatlarınızı yetiştirin ve hazır olmasını sağlayın.

Haber Tarihi: 11 Ağustos 2018 Cumartesi 10:36

YORUM YAZ

    Günün Karikatürü

    9 Aralık 2018