• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Özgürlükçü(!) cemaat: “İlanları kesile, gazeteleri kapana!”

13 Mart 2015
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Dün bütün günümüzü, yine Paralel yapı şikayetlerine cevap dilekçesi yazmakla geçirdik.. 

Gülen grubunun lideri Fetullah Gülen şikayet etmiş..

Biz de cevap hazırlamakla vakit doldurduk..

Artık öyle bir hale geldi ki..

Başımıza özgürlük havarisi kesilen bu Gülen grubunun şikayetlerini, saymak bile mümkün değil..

Sadece Fetullah Gülen’in, bizzat şahsı ile ilgili olarak, Basın İlan Kurumu’na yaptığı şikayet sayısı, 30’u geçmiştir..

Ne mi diyorlar şikayetlerinde?

Ne diyecekler?

“Akit gazetesinin resmi ilanlarını kesin. İlansız kalsın...”

Bunun nihai anlamı şu: “Gazete çıkamaz hale gelsin. Kapansın! Kapanmaktan beter olsun!”

Bunların “medya özgürlüğü”nden anladıkları işte bu!

İşe bakın.

Onlarca şikayetlerinden, dün de üç tanesinin cevap süresinin son günü olduğu için..

Ben saatlerce, o itirazlarla uğraşırken..

Zaman gazetesinde bir haber vardı..

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, onlarca adamı toplayıp, New York’a götürmüş.. 

Yüz binlerce lira harcamış... 

“Dünyanın dört bir yanından sivil toplum kuruluşunu Birleşmiş Milletler’in genel merkezinde bir araya getirmek”le övünmüş..

Bir yandan gazetecileri engelliyorlar.. 

Gazetelerin cezalandırılmasını istiyorlar. 

Gazetelerin kapanmasını istiyorlar. 

Diğer yandan da, Hıristiyanlarla kol kola girip, “Özgür medya” sloganı atıyorlar.

Ne denir bunlara?

Haydi ordan. Haydi ordan..

Dün cevaplarını hazırladığım üç şikayetin ikisi Fetullah Gülen’in bizzat kendisi ile ilgili..

Birisi de..

Avukatı Nurullah Albayrak’ın, eşi Nurhan Albayrak ile ilgili.

Üç şikayeti de avukat Nurullah Bey Basın İlan Kurumu’na yapmış.

“İlanları kesile.. Tez zamanda kapanalar..” isteği ile..

Diyeceksiniz ki...

“Siz de rahat durmuyorsunuz..”

Buyrun, konuyu açıklayayım..

Rahat duruyor muyuz, durmuyor muyuz, sonra karar verin..

Birinci şikayet, “YARSAV Paralel el ele” başlıklı haberle ilgili..

Paralel yapı, bizim cemaat olarak tanığımız yıllarda, YARSAV’ı yerin dibine sokup, çıkartıyordu..

Ama ne zamanki 17 Aralık darbesine soyundular. Ortaya çıktı ki, Paralel yapıya dönüşen cemaat, YARSAV ile kol kola girmeye başlamış.

Bu haber için, şikayet edilir mi?

Basın özgürlüğüne inanıyorsanız, edilmez.

Dahası var.

Şikayetin esas sebebi de, “Gönderdiğimiz açıklamayı yayınlamadılar” iddiasına dayanıyor..

Oysa açıklamalarını yollamışlar.

Hemen yayınlamışız.

Bası İlan’a dilekçe verirken ise, “Açıklamamızı yayınlamadılar” diyorlar.

Yani, yalan söylüyorlar.

Bununla kalsa iyi..

Aslında mahkemeye de gitmişler..

“Akit açıklamamızı yayınlamadı” demişler.

Mahkeme, açıklamanın yayınlanıp yayınlanmadığına bakmadan, “Bu bir haber. Bunda açıklama yayınlanmasını gerektiren bir husus yok ki” demiş. Gülen’in talebini reddetmiş..

İşe bakın. 

Mahkeme bile reddediyor.

Biz ise, çok öncesinde açıklamayı yayınlıyoruz.

Yine bunların elinden kurtulamıyoruz: “İlanları kesile” diye şikayetlerine maruz kalıyoruz!

Hey gidi basına özgürlük isteyen Hidayet Karaca’lar. Ekrem Dumanlı’lar.. Mehmet Baransu’lar.. Hey!

İkinci şikayet, “Hain ittifak” başlıklı bir haberimiz. Onda da Fetullah Gülen şikayetçi..

Bu haberde de, Balyoz ve Ergenekon davalarında sanıklar lehine açıklamalar yapan YARSAV’ın, son aşamada Gülen grubu ile birlikte hareket ederek, HSYK seçimlerinde işbirliğine soyunduğu aktarılıyor..

Bunda da yine..

Biz açıklamayı yayınlamışız. Onlar yine mahkemeye gitmişler. Mahkeme yine “düzeltme ve cevap hakkı tanınması talebi”ni reddetmiş.. 

Buna rağmen, Basın İlan Kurumu’ndaki şikayetlerini geri çekmiyorlar.. “İlanları kesile.. Gazeteleri kapana” diyorlar..

Üçüncü şikayet ne?

O tam bir komedi..

Gülen’in avukatı Nurullah Albayrak’ın eşi Dr. Nurhan Albayrak, kamuda çalışan bir memur.. Kendisi ile ilgili, bir ihale ekseninde iddialar, soru şeklinde kendisine, sonra eşine sorulmuş. Cevap alınamayınca, gazetede yayınlanmış.

Topluma basın özgürlüğü dersleri verenler, hemen koşmuşlar.. Basın İlan’a şikayet etmişler..

Oysa onların da..

Haber çıkmadan önce vermedikleri cevaplarını..

Haber çıktıktan sonra noter aracılığı ile yollamalarının hemen ertesinde..

Mahkeme kararı falan aramadan..

Yayınlamışız..

Ama onlar yine şikayetçiler. Yine yasakçılıklarını sürdürüyorlar.. 

 Hani birisi çıkıp da bunlara dese: “Be adamlar.. Bel altı vuruşlar dahil.. Karşı çıktığınız.. En gaddarca söylemlerle kendisine savaş açtığınız. Diktatör ilan ettiğiniz siyasi liderin ülkesinde.. Grubunuzun liderinin bir numaralı avukatının eşi.. Hâlâ memur olarak çalışıyor.. Kendisine dokunulmuyor.. Sürülmüyor.. Cezalandırılmıyor.. İhraç edilmiyor. Bu ülkede diktatörlük olmadığının en bariz kanıtı değil mi bu?”

Ne derler acaba?

Zeytinyağı gibi üste çıkmak için, bir şeyler bulacaklarını biliyorum da..

Yine de merak ediyorum!

Ne derler acaba?

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23