Döviz kurundaki hızlı yükseliş tüm sektörleri tedirgin ediyor. Tedirginliğin temelinde ise yüzde 13’lere kadar yükselen faizin büyük rolü var.
BUĞRA KARDAN - Dışarıda yeni FED Başkanının belirlenmesine dair Amerikan kaynaklı açıklamalarla, içeride yüksek enflasyon beklentileri fırsatçıların ekmeğine yağ sürüyor. 3,85 sınırını zorlayan dolarla keyif bulan kesim ise faiz rantıyla geçinenler oldu.
Yatırım stratejistleri kur ile ilgili paniğin geçici olduğuna dikkat çekerek, yükseliş trendini faiz oranlarını yükselmek için oynanan bir oyunun parçası olarak değerlendiriyor. Cuma günü açıklanacak olan enflasyon oranının beklenenden yüksek çıkması durumunda herkesin temkinli olması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, özellikle dolar üzerinden çıkar sağlayanların tuzaklarına düşülmemesi uyarısında bulunuyor. Kurdaki dalgalanmanın piyasaları kilitleme psikolojisini desteklediğine dikkat çeken uzmanlar, yüksek kur ve enflasyon bahanesiyle zamlanan petrol ve gıda ürünlerinde kontrol mekanizmasının oluşturulması gerektiğini söylüyor.
KİM NE DEDİ?
2008’in ardından ABD dünyaya önemli oranda para temin etti. Dolar’ın dünyada adedi arttı. ABD para basarak dolarizasyona neden oldu. Bu, bizim gibi ülkelerde olumlu bir havaya imkân verdi. Ama 2013’ün ardından ABD’den ‘para üretmiyorum, hatta paralarımı geri çekiyorum’ ifadeleri geldi. Bu da volatilite getirdi. Gelelim Türkiye’ye. Biz ve bizim gibi ülkelerde enflasyon ve faiz oranları yukarıda, hali ile bizim ve bizim gibi ülkelerde dolar değerli. Enflasyon bir türlü aşağı çekilemiyor, belki de en önemli makro sorun. Enflasyon yüzde 12’ye yakın, faiz yüzde 12,98. Hali ile dolar da dalgalanıyor. Dolar sorunundan korunma yöntemleri var. Bu yöntemler kolay görünüyor ama değil. Bir kere ekonomi güçlü olmalı, faizler aşağıda olmalı, enflasyon kontrol altında olmalı. Bunlar olursa kur kimseyi yıpratmaz.”
Ülkede veya dünyada ekonomik ya da jeo siyasi riskler ile karşılaşıldığında dolara yönelim görülüyor. Buna riskten korunma adına başvuruluyor. Elbette dolarda dalgalanma sorunlara neden oluyor. En mühimi enflasyon sorununa neden oluyor. Biz dışarıdan ara malı ithal edip ürün ürettiğimiz için, ara malı dolar ile aldığımız için para biriminde ani artış maliyetleri tırmandırıyor. Tabii o da üretici fiyatlarına, o da tüketici fiyatlarına sirayet ediyor. Dolar ile ilgili sorunu aşarsak ekonomimiz iyi bir yerde olur Makro veriler iyi olursa, enflasyon kontrol edilir seviyede bulunursa doların etkisi kırılır. Bir de kendimiz üretebilir hale gelmeliyiz. O da ne şekilde olur? Ara malı almayarak, ülkemizde üreterek. Sanayiyi ilerleteceğimiz, kendimiz üreteceğimiz, dışarıdan almayacağımız için maliyetlerimiz çok artmayacaktır.”
Dolar’ın topluma kaygı vermemesi tabii ki ideal olan, amaçlanan bir şey. Bunlar için yapısal reformların yapılması gerekiyor. Onun derinine inelim Ar-Ge faaliyetleri gerekli, inovasyon gerekli, tasarım ve katma değerli üretim gerekli. Şu an tasarruf yapamadığımıza göre tasarruf yapanların parasından yararlanıyoruz. Ama seneye Avrupa Merkez Bankası ve ABD Merkez Bankası 0,25 puan faiz artırımı yaparsa tüm dünyada likidite daralacak. O da bizim gibi ülkelerin para birimlerinin daha da erimesine neden olacak. Esasında bu kötü mü? Bana göre iyi. Neden iyi? Çünkü biz yarı mamul ithal ediyoruz, onu montaj yapıyor ve satıyoruz. Eğer bu yarı mamulleri dolar ile alıp Euro ile satıyor isek, gelirlerimiz çok iyi. Yine doların tırmanışı bizim bu defa da enerji gibi girdi maliyetlerimiz artar.

